Sorun çok

FANATİK'in usta kalemleri, 10 puanlık avantajını kaybeden Fenerbahçe'nin son durumunu değerlendirdi.

26 Şubat 2014, Çarşamba 02:30
- A +

Panik atmosferi

Ciddi bir panik atmosferi var ve her kayıp bunu daha da arttırıyor. Fenerbahçe’nin acil olarak sakinleşmeye ihtiyacı var.

Fenerbahçe, ikinci yarının eriyen takımı. Hakem hatası da olan maçlarda yaşanan kayıplardan sonra daha çok bu hatalar gündemde yer alıp tartışılsa da göz ardı edilmemesi gereken önemli konu oynanan futbolun kalitesinin iç açıcı olmaması. Eksikler sığınılacak bir liman olarak görünse de bütün bu düşüşü açıklar mı o da şüpheli. Gördüğüm kadarı ile takımın ve teknik heyetin üzerinde ciddi bir panik atmosferi var ve her kayıp bunu daha da arttırıyor. Şampiyonluğun kaybedilme olasılığı kenar yönetimin sağlıklı düşünme melekelerini tahrip etmiş gibi duruyor. Bu havanın devam etmesi durumunda bu sezonun şampiyon bitirilme ihtimali de bence yok. Fenerbahçe’nin acil olarak sakinleşmeye ihtiyacı var. Çünkü en büyük rakibi gibi gerginlikten beslenme becerisi yüksek değil.

Necil Ülgen


Deplasman fobisi

Sakatlıklar, hakem hatalarından daha fazla Fenerbahçe’yi etkiledi. Webo’nun yokluğu, Salih hiç düşünülmemesi ve diğerleri...

Hakemler Fenerbahçe aleyhine çok net hatalar yaptılar. Tıpkı Kasımpaşa maçında lehine yaptıkları gibi... Bu hatalar takımda bazı kırılmalar yarattı. 3 Temmuz’dan bu yana psikolojik olarak oldukça törpülenmiş oyuncular, yeni bir operasyon geliyor endişesiyle yeniden paniklediler. Bu gerçek... Öte yandan darbeye bağlı olmayan sakatlıklar, bence hakem hatalarından daha fazla Fenerbahçe’yi etkiledi. Özellikle de Webo’nun eldeki tek pivot santrfor olmasının verdiği sıkıntı önemli. Orta sahadaki yaratıcı oyuncu eksikliğine rağmen Salih seçeneğinin hiç düşünülmemesi de... Fenerbahçe tüm bunların yanı sıra ilk yarıdaki önde pres oyununda da zaaf göstermeye başladı. Buna rağmen 10 puanlık farkın bu kadar kapanmasının ana sebebi Galatasaray’dan daha fazla deplasman maçı oynamaları. İki takım da deplasman oynamayı beceremiyor. Burada ilerleme kaydeden ligi götürecek gibi...

Mehmet Demirkol


Çuvaldız zamanı

Ersun Yanal yola devam edeceği savaşçıları iyi seçmeli, “Şampiyon olacağız” demecinden daha gerçekçi söylemlere geçmeli.

Futbolda oldum olası hakemlerin kasıtlı değil “yetersiz” oldukları için hata yaptıklarına inanırım. Bu yetersizlikte tarihe kazınmış “Hakemi de yeneceksin” özdeyişinin unutulmaması gerektiğini düşünürüm. İşte bu yüzden Fenerbahçe’nin haklı “hakem” eleştirilerine rağmen, teknik çuvaldızı kendisine batırma zamanının geldiğini savunuyorum.

Ersun Yanal’ın, 11 puan farklı günlerde “24 oyuncum da, 11’de oynayacak durumdadır” coşkusunun, aslında günü kurtarmak adına olduğu net şekilde ortaya çıkıyor. Çünkü Egemen, Alves, Sow, Webo, Emre’nin olmadığı kadroda yer alanların durumu (!) o coşkuyu hiç yansıtmıyor.

Hoca bir türlü, Mehmet Topuz, Cristian, Meireles ile savaşa giremeyeceğini algılıyamıyor, onlara gösterdiği sabrın yüzde 1’ini Salih Uçan için kullanmıyor, Hasan Ali’yi küstürüyor. Kasımpaşa’dan sonra Elazığ’ın ikinci yarısında enerji patlaması yaşayan Alper’i çıkarıp, Selçuk’u alırken, B planı olmadığını da haykırıyor.

Ne yapmalı Ersun hoca? Samandıra’yı, AZİZSİLİN reçetesiyle tedavi süreci başlamadan, derleyip toparlamalı, yola devam edeceği savaşçıları iyi seçmeli, “Şampiyon olacağız” demecinden daha gerçekçi söylemlere geçmeli, “biat kültürüne” (!) bu kadar kafayı takmamalı. Artık ardına değil önüne bakmalı.

Cem Şengül


En az suçlu hakemler

Bu durum Yanal’ın, futbolcuların ve onları uyarmayan yönetimin günahı. Hakem faciaları sadece bu tablonun üzerine tüy dikti.

Puan farkının her an eriyebileceğini bilmek için müneccim olmaya gerek yoktu. Fenerbahçe 11 puan geriden gelip şampiyon olmuş, 9 puan öndeyken şampiyonluk hibe etmiş bir takım. Bunu en iyi onların bilmesi gerekirdi. O nedenle “Fark 15 olsa ne yazar” diye defalarca uyarı yazısı yazdım. Bir mağlubiyet alırsınız bütün kimyanız bozulur, peş peşe iki sakatlık gelir türbülansa girer allak bullak olursunuz. Defalarca tekrarlanmış örnekleri var. Bence 4-5 maç dışında Fenerbahçe 3 puan aldığı maçların tamamını kaybedebilirdi. Görüntü ve sıkıntı ortadaydı. Ancak 3 puan alınınca hataların ve eksiklerin üstü de örtüldü. Gereken dersi çıkarmak yerine havalara girilince de futbolun tokadı bir kez daha yüzünün ortasına indi. Hala ipler elindeyken ağlayıp zırlamanın, hedef saptırmak bırakın yararı sadece da büyük zarar getirir.

Bunların tamamı Yanal’ın ve futbolcuların ve onları uyarmayan yönetimin günahı... Hakem faciaları sadece bu tablonun üzerine tüy dikti. O kadar.

Hasan Ali Atasoy

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.