MENÜ

Sertaç Şanlı: 'Eleştirileri boşa çıkardık'

Dunston ve Pleiss’ın yokluğunda pota altında devleşen Sertaç Şanlı: "Çok acımasız eleştiriler oldu. Şu an o eleştirileri boşa çıkardığımız için çok seviniyorum"

27 Mayıs 2021, Perşembe 06:58 Son Güncelleme:
- A +
Sertaç Şanlı: 'Eleştirileri boşa çıkardık'

Anadolu Efes’te geçtiğimiz sezon Dunston, bu sezon da Tibor Pleiss’ın sakatlığı sonrası aldığı süreleri oldukça iyi değerlendiren 29 yaşındaki pivot Sertaç Şanlı, özellikle EuroLeague serüveninde aldığı sorumluluklar ile dikkatleri üzerine çekti. Temsilcimizin Final Four’a kalmasında play-off serisinin yanı sıra normal sezon maçlarında da etkili bir görüntü sergileyen tecrübeli basketbolcu FANATİK’e özel açıklamalarda bulundu.

Röportaj: Mehmet Caner Kolağasıgil

Fotoğraflar: Serkan Hacıoğlu

İşte Sertaç Şanlı ile gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportaj:

Bu sezon senin açından nasıl geçti? EuroLeague’de Final Four’a kaldınız. Neler düşünüyorsun?

Sezon aslında zor geçti. Elimizde olmayan ve önlem alamadığımız şeyler oldu. Pandemi dönemi bizi zorladı diyebiliriz. Geçen sene sezon iptal olduktan sonra bu sezon başında bunu kabullenme sürecimiz oldu biraz. Süreci atlattıktan sonra kendi oyunumuzu oynamaya başladık. Yeni yılla birlikte herkes nasıl bir takım olduğumuzu hatırladı. Sezon başında herkes bunu unutmuştu. Çok acımasız eleştiriler oldu. O döneme baktığımızda Efes maç kaybedince dünyanın sonu geliyordu sanki. Ancak biz 10. sırada iken 2. ile aramızda 3 maçlık fark var. Değişik bir sezon oldu ve 20 galibiyet neredeyse play-off’a yetmeyecekti. Şu an o eleştirileri boşa çıkardığımız için çok seviniyorum. Biz kendine güvenen, inanan ve birbirini iyi tanıyan bir ekibiz. Bunu tekrardan herkese hatırlattık.

‘Deplasmandaki Barcelona maçı kırılma maçıydı’

EuroLeague’de bu sezon size ivme kazandıran maç sence hangisiydi?

Deplasmandaki Barcelona maçını söyleyebilirim. Bazıları içerideki Barcelona maçını söyleyecektir ama değişkenlere baktığımızda o galibiyet daha değerliydi. Deplasmandaki maçta bir karakter ortaya koymalıydık. Kendi kimliğimizi hatırlamamız gereken bir maçtı. Bu sefer kimsenin bahanesi yoktu ve Barcelona tam kadro sahadaydı.

‘Her zaman kendimi hazır tutmaya çalışıyorum’

Türk oyuncu olarak EuroLeague’de boy gösteriyorsun. Her sene kendini ve sürelerini geliştirerek yoluna devam ediyorsun. Gelişimini neye bağlıyorsun ve parkede seni güçlü tutan etkenler nedir?

Kendimi her zaman hazır tutmaya çalışıyorum. Tabii sakatlık falan olması asla istenmez ama benim şansım da diyebiliriz belki geçen sezon Dunston’ın sakatlığında bu şansı yakaladım. Bu sezon da Tibor’un sakatlığında bu şansı yakaladım. Böyle bir durumda elime şans geldi ve benim her durumda hazır bulunmam gerek. Ergin ağabey beni her zaman oyuna alabilir planları arasında yokken. Asvel maçında 2-3 sayı fark vardı. Bir anda son topa beni sahaya attı. Son 5 saniye var ve kenardan topu oyuna sokuyorlar. Sayıyı yedik, bana faul yaptılar ve ben de çizgiye gelerek onları sayıya çevirdim. Ergin ağabey hazır mı değil mi diye bakmaz. Senin her şekilde hazır olmanı istiyor. Bunu da şu anlık başarabilmişim gibi duruyor.

 

‘Uzun oyuncular olarak kısalar verdiğimiz güven önemli’

Yeni basketbol düzeninde şutör pivotlar oyun planlarında her zaman bir adım önde. Sen de bu isimlere bir örneksin. Bunu nasıl değerlendiriyorsun?

Geçmişten bir yeteneğim vardı ama bu kadar çok atmıyordum açıkçası. Benim o şutu atmam lazım ki, Larkin, Micic’e alan kalsın. Buna örnek olarak son oynadığımız Real Madrid serisini gösterebilirim. Ben o şutu atmanın yanı sıra çekinirsem bile Tavares beni savunmayı bırakır ve yardım savunmasına giderek alan kapatır. Şu atarsam ama onu üstüme çekmiş olacağım. Kendimi hazır tutmaktan kastım bu. Kendimi o şutu sokmaya odaklamam gerekiyor. Uzun oyuncular olarak hem hücumda hem de savunmada kısalara verdiğimiz güven çok önemli.

‘Karşımızda Real Madrid olduğunu unuttuk’

Real Madrid serisine değinmek istiyorum. 2-0’dan seri bir anda son periyotlarda kaybedilen maçlarla 2-2’ye geldi. Bu seride bu kadar değişkenin yaşanmasına sence ne sebep oldu?

İlk iki maçı rahat kazanmamız çok etkiledi. 3. maçta son 5 dakikaya rahat girdik. Play-off serisi oynadığımızı ve karşımızdakinin Real Madrid olduğunu unuttuk. Tamam biz kazandık duruma geldik bir anda. Ben inanmıyorum ki Real Madrid o son 5 dakikaya çok inanarak geldi. Her şey bitmişti aslında. Onlar bir şey denedi ve tuttu. Maçı ve pozisyonları 2-3 sefer izledik. Sergio Llull, Rudy Fernandez ve Jaycee Carroll var ve o kokuyu aldıklarında affetmezler. Play-off serilerini oynamayı bilen bir ekiple oynadık sonuçta. Campazzo’yu kaybettiler, seri öncesi Deck NBA ’ye gitti, Randolph sakatlandı, Tavares ilk maç oynadı sonra 3 maç yoktu ve tekrardan son maça çıktı. Ne olduğunu anlayamadan seri 5.maça uzadı. İlk 2 maçtan sonra maç çıkışı taraftarlar bana “Bira çekişme olsun” dediler. Dedim yapmayın! Maç çıkışında bana neden gülmediğimi soruyorlardı. Neden güleyim ki? Daha 2 maç oynadık ve biten bir şey yok. Zaten maçlara baktığımızda da Real Madrid serinin bitmediğini bize gösterdi. Ben bunun kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bu mağlubiyetler belki başımıza Final Four’da gelecekti. O zaman daha da yaralayıcı olacaktı. Nasıl olduğunu ve neler hissettiğimizi gördük. Bu noktada çok şey kazandık. Daha hazır bir şekilde Final Four’a gideceğiz.

‘Zorlu bir maç olacak’

Final Four’da rakip CSKA. Maça dair görüşlerin neler?

Çok zorlu bir maç olacak. Süre varken önümüzde maça dair bir öngörüde bulunmak cidden zor. En son onlarla Sinan Erdem’de oynadığımız maçtan çok farklı olacağı kesin. En başta aynı takım değil. Mike James’in kullandığı toplar şimdi takımdaki diğer oyunculara dağılmış durumda. Voigtmann, Hackett ve Clyburn ön plana çıkıyor. Daha başka oyuncular daha başka sorumluluklar alıyor. Maça dair yorum yapmak için erken. 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...