Thomas Reis'tan Süper Lig'e geri dönüş sinyali! Galatasaray, Fenerbahçe ya da Beşiktaş...
11 Nisan 2026, Cumartesi 13:58Güncelleme Tarihi:
Geçen sezon Süper Lig'i 3. sırada bitiren Samsunspor'u bu sezon Avrupa'ya götüren Reis görevde kaldığı sürede yüksek performansla dikkatleri çekmişti. Geçtiğimiz aylarda gelen üst üste kötü sonuçların ardından Alman teknik adam ile yollar ayrılırken Reis, Bild'e açıklamalarda bulundu. Reis'ın açıklamalarından bazı satır başları şöyle;

Türkiye'ye geri dönmeyi asla göz ardı etmem. Köklü kulüpler, fanatik taraftarlar, dolu statlar ve her zaman hareketin olduğu ortamlar beni cezbediyor. İstanbul’un üç büyük kulübünden Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı çalıştırmak harika olurdu. Ama şu an için önceliğim Almanya’da bir iş. Uygunsa 2. Lig de cazip. 2019'da Bochum'da teknik direktör olarak başladığımda kulüp yıllardır ikinci ligdeydi ve sondan ikinci sıradaydı. Ama ne gibi imkanlar olduğunu gördük.

Ayrılıklar hiçbir zaman kolay değil. Belki de en zoru Bochum’daki ayrılıktı; çünkü orada uzun süre futbol oynadım ve farklı görevlerde çalıştım. Ayrıca bu benim ilk görevden alınmamdı. Zor bir durumdaydık, ben de hatalar yaptım ve kararın gecikmesi çok zordu. Eski kulüplerim hakkında hiçbir zaman kötü konuşmadım, ama özellikle Samsunspor dönemimde olduğu gibi yanlış bilgilerin yayılmasından hoşlanmıyorum.

'HAYAL KIRIKLIĞI YAŞIYORUM'
Samsunspor’da Antalyaspor deplasmanından döndükten kısa süre sonra, öncesinde hiçbir iletişim kurulmadan bana görevime son verildiği söylendi. 2024 yazından beri birlikte çalışıyorduk ve bana göre çoğunlukla güzel ve başarılı bir dönem geçirmiştik. Böyle bir sonu onurlu bir yaklaşım olarak görmüyorum. Bu durum beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattı. Medyadan, ocak ayında kulüpten hemen ayrılmak istediğimin iddia edildiğini öğrendim. Ama bu doğru değildi.

'GÖREVDEN ALINMA KORKUSUYLA YAŞAMADIM'
Sezon sonunda ayrılacağımı açıkladıktan sonra bazı şeylerin değiştiğini hissettim. O andan sonra, yaz gelmeden önce bir şeyler olur mu diye zaman zaman düşündüm. Ama onun dışında Samsun’daki görevim boyunca görevden alınma korkusuyla yaşamadım. Zaten bunu yapamazsınız, yoksa tükenirsiniz ve işinize odaklanamazsınız. Bu konuda bana en çok yardımcı olan şey ise Türkiye’de insanların bana gösterdiği sevgiydi. Kendimi orada çok iyi hissettim ve büyük destek gördüm.

Türkiye’den ayrılırken değil, Düsseldorf’a vardığımda da taraftarlar beni karşılayıp kutladı. O an gerçekten duygulandım. Bu, Samsun’daki ve genel olarak Türkiye’deki çalışmalarımın takdir edildiğini gösteriyor. Ayrıca çalıştığım ülkeye duyduğum saygıyı gösteren davranışlarımın da karşılık bulduğunu görmek güzel.

Samsunspor'da geçirdiğim zaman, her zaman fikrimi savunmam, çıkarlarım için mücadele etmem ve antrenörlük işime karışılmasına izin vermemem konusunda beni güçlendirdi. Örneğin yönetim kadrosu ilk 11’e müdahale etmek isterse, bu benim teknik direktör olarak kabul etmeyeceğim bir sınırdır. Ayrıca gelecekte kendi teknik ekibim konusunda daha ısrarcı olacağım. Yanımda bana güvenen ve gerektiğinde “Thomas, burada hata yaptın” diyebilecek insanların olması benim için çok önemli. Geçen yaz yardımcım Markus Gellhaus Almanya’ya döndüğünde, yeni yardımcı antrenör için sunduğum öneriler kabul edilmedi. Bunu bir daha kabul etmem.


