Önce insan sonra başkan

Galatasaray'da başkanlık yarışı tüm hızıyla sürüyor. Mehmet Helvacı, Turgay Kıran ve Ünal Aysal bu şeref için kolları sıvadılar. Aslında bu üç isim de o kadar renkli kişiliklere sahipler ki onları anlatmaya kelimeler yetmez. En yakınlarına ve Galatasaray Lisesi'nden dönem arkadaşlarına sorduk; birbirinden ilginç hikayeler çıktı karşımıza

12 Mayıs 2011, Perşembe 12:00
- A +
Önce insan sonra başkan

Üçünün de çok değişik tutkuları var. Biri kara kuşak karateci, biri şair, biri tam bir hayvan dostu. İşte 3 adayın bilinmeyenleri...

Mehmet Helvacı

Divan Kurulu’ndaki tanıtım sırasına uyarak önce Prof. Dr. Mehmet Helvacı’dan başlayalım. Ticaret Hukuku üzerine Türkiye’nin uzman birkaç isminden biri. Kürsü sahibi. Evli ve 2 çocuk babası. Tam bir aile reisi. Kendisi çok iyi bir aile babası olduğunu çoğu yerde inkar ediyor. Sebebi olarak ise Galatasaray’a daha fazla zaman ayırdığını öne sürüyor. Eşi de Galatasaray Lisesi mezunu. “Galatasaray’ı o kadar çok seviyorum ki eşimi bile Galatasaray Lisesi’nden seçtim”, Mehmet Helvacı’nın sık yaptığı esprilerden birisi. Ama yine de kendisi gibi hukuk profesörü olan Serap Hanım’ın duymayacağı şekilde bu esprisini yapar.

Mermiden bile hızlı!

Görünüşü sakin, tam bir beyefendi. Aman dikkat, kara kuşak sahibi bir uzakdoğu dövüş uzmanı, lisanslı hem de. “Benim sakinliğim karateden geliyor” diyor. Biriyle kavga etmesi ise yasak! Kendisi başlı başına bir silah. 14 metreden daha yakından kurşuna bile yakalanmıyor! Film gibi ama gerçek. Zamanının büyük bölümünü çalışarak geçiriyor. Hala birçok hukuk öğrencisinin hocası.

Geleneklere çok bağlı

Sabah çok erken kalkıyor. Günün sadece 24 saat olmasından çok şikayetçi. Mükemmel bir hafızaya sahip olduğunu hatırlattığımızda, “Öyledir ancak ben hiç yanlış bir şey söylemem. Böylece yanılma olasılığım da ortadan kalkar” cevabını alıyoruz. Galatasaray’da yöneticiliğe rahmetli Özhan Canaydın’ın isteğiyle başladı. Geleneklerine en bağlı aday diyebiliriz. Arkadaşlarıyla evde Galatasaray’ın maçlarını seyretmek, DVD izlemek, misafir ağırlamak ve ailesiyle beraber uzun yemekler yemek vazgeçemedikleri. Oğulları
21 yaşındaki Sinan ve 14 yaşındaki Selim için “Hayattaki en değerli varlıklarım” diyor.

Doğum günü: 23 Şubat 1960
Burcu: Balık
Uğurlu sayısı: 5555 (Galatasaray Spor Kulübü sicil numarası)
Uğurlu rengi: Kırmızı
En sevdiği yemek: Tüm zeytinyağlılar
En sevmediği yemek: Aşırı yağlı ve ağır yemekler
Hobileri: Okumak, spor yapmak, sinema ve tiyatroya gitmek, müzik dinlemek, ailesiyle zaman geçirmek
Yaptığı sporlar: Karate, koşu (10 km), yüzme, futbol
İçki tercihi: Su ve çok nadir kırmızı şarap
Araba kullanmak: Sık sık
Kaç yıllık üye: 36
Fobileri: Yok

Turgay Kıran

Dört dörtlük bir beyefendi, arkadaşları, “Turgay uyurken de saçı bozulmaz” diye takılıyorlar. Gerçekten de Turgay Kıran’ın saçını hiçbir rüzgar bozamadı şu ana kadar. O janti görünüşün altında ise altın gibi bir kalp var. Ayrımcılık yapmadan herkese eşit davranmasıyla tanınıyor. Yolda çalışan işçiye de bir şirketin genel müdürüne de aynı saygı ve sevgi kelimeleriyle hitap ediyor. Görüntüsüyle ulaşılması zor imajına karşılık bir o kadar mütevazı. “Ben karşımdaki insanlara saygımdan kendime özen gösteriyorum. El emeği ya da düşünce ile iş üreten herkes benim için eşittir” hayat felsefesine sahip.

Her zaman sakin

Arkadaşları, “Karşısına geçin, bir saat Turgay’ı yerden yere vurun. Kendisinden en ufak bir sitem duyamazsınız. Biz onu kızdırmayı hiçbir zaman beceremedik” diyorlar. Tam bir hayvansever. Canı gibi sevdiği köpeği Kont’u seneler önce kaybetmesine rağmen acısını hâlâ unutabilmiş değil. Bu arada, lisedeki lakabı Kont olduğu için köpeğine de bu adı koymuş. Tüm evsiz hayvanlara kapısını açmak istiyor.

Tam bir sporcu

Bir spor kulübünün başkanlığına adaylığını koydu, gerçekten de usta bir sporcu. Tenis, yüzme, yelken, kayak devamlı yaptığı spor dalları. Atletizmde Türkiye 3’üncülüğü var. Lise yıllarında okulun atletizm ve voleybol takımlarının değişmez ismi. Her yıl düzenlenen Avrasya Maratonu’na katılıyor. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi üyesi. Anlayacağınız tüm hücreleriyle sporun içinde. Boş vakitlerinde ise evcil hayvanlarıyla ve bahçesiyle ilgilenmek en büyük tutkusu. Ancak artık hayatında yeni bir dönem açıldı. 3 aylık torunu Sarp neredeyse tüm boş vaktini dolduruyor. Tüm bunların yanı sıra iyi bir iş adamı, İstanbul’un en nezih restoranlarından La Maison’un sahibi.

Doğum günü: 9 Aralık ? (*)
Burcu: Yay
Uğurlu sayısı: 9
Uğurlu rengi: Gri ve lila
En sevdiği yemek: Kuru fasulye ve Galatasaray Pilavı
En sevmediği yemek: Kereviz
Hobileri: Spor, evcil hayvanlar ve bahçe işleri
Yaptığı sporlar: Atletizm, yüzme, yelken, tenis ve kayak
İçki tercihi: Kırmızı şarap ve malt viski
Araba kullanmak: Zevkle
Kaç yıllık üye: 30
Fobileri: Yakınlarının başına kötü bir şey gelmesi

Ünal Aysal

3. ve son sırada ise Ünal Aysal... Aslında adayların yaş olarak en büyüğü. 1941 doğumlu. Ancak uzun yıllar yurt dışında yaşadığı için geç üye olmuş Galatasaray Kulübü’ne. Çok başarılı bir işadamı. Kişisel serveti konuşulurken milyar dolarlar telafuz ediliyor. Yine de, “Kulüp kendini çevirecek durumda, cebimden para çıkartıp vermeyi planlamıyorum” diyecek kadar ideallerine bağlı.

Huzuru şiirde buluyor

Yoğun iş hayatına rağmen onu huzurlu kılan bir hobisi şiir yazmak. Usta sayılacak bir şair. Çalışmadığı ve şiir yazmadığı zamanlarda yenilikleri içeren kitapları karıştırmak ve dış politikayı takip etmek de merakları arasında. Yani dinlenirken bile yeni birşeyler öğrenmek, işadamlığının vazgeçilmezlerinden olsa gerek. Hayata bakış açısı ise kesinlikle pozitif. Bardağa bakarken asla “Yarısı boş” demiyor, o her zaman “Yarısı dolu” diyenlerden. Yıllardır yurt dışında yaşamasına rağmen Türkiye’deki gündemi dakikası dakikasına takip ediyor. Başkan seçilirse genel kurul üyelerine gerektiği kadar Türkiye’de kalacağının sözünü veriyor. Hukuk fakültesi mezunu ancak kendi mesleğiyle ilgilenmedi. Gençlik yıllarında ise rehberlik yapmış.

Teknesinden ayrılamıyor

Arkadaşları, “Yurt dışına gide-gele oralara alıştı ve yerleşti, iyi ki de öyle yapmış” diyorlar. Aysal, yurt dışında enerji işleriyle uğraşan saygın bir işadamı. Türkiye’de de aynı... Başka eşlerden 2 kız çocuğu var. Yakın arkadaşlarına sorduğumuzda büyük çoğunluğu, “Galatasaray ‘ın lisanslı kürekçisiydi. Ünal sporcu biri olduğu gibi dünyanın en centilmen ve çapkın insanlarından da biridir” cevabını alıyoruz. Aysal’ın bir tutkusu da deniz. Vakit buldukça güney sahillerimizde teknesiyle kısa tatiller yapıyor. Yatının bakımını yapmak ve içinde zaman geçirmek vazgeçilmezleri arasında.

Doğum günü: 2 Haziran 1941
Burcu: İkizler
Uğurlu sayısı: 8
Uğurlu rengi: Portakal rengi
En sevdiği yemek:  Hamsi tava
En sevmediği yemek:  Yer elması
Hobileri: Şiir yazmak, denizcilik ve tekneler
Yaptığı sporlar: Yüzme, fitness, pilates, kürek
İçki tercihi: Votka ve margarita
Araba kullanmak: Sadece yurt dışında
Kaç yıllık üye: 10
Fobileri: Yok

Tunç Kayacı

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Sıradaki haber yükleniyor...