Keşke Schuster Olsaydı!

Abdullah Avcı, Beşiktaş ile oynayacakları Türkiye Kupası Finali öncesi FANATiK'e çok özel açıklamalar yaptı.“Açık konuşmak gerekirse kupa finalinde Tayfur'un değil de Schuster'in Beşiktaş'ına karşı oynamak isterdim. Çünkü bu sezon Schuster'in takımını iki kez yendim.”

10 Mayıs 2011, Salı 12:00
- A +
Keşke Schuster Olsaydı!

Türkiye’nin son yıllardaki en istikrarlı hocası... Bank Asya’da başına geçtiği İstanbul Belediye’yi ilk yılında Süper Lig’e taşıdı. Meslektaşları bir sezonda kulüp kulüp gezerken, o Turuncu-Lacivertliler’de tam 5. yılına girmeyi başardı. Bu sezon ‘Yıldız Avcı’sı unvanını da alan Abdullah Avcı, Beşiktaş ile oynayacakları ‘Ziraat Türkiye Kupası Final Maçı’ öncesi FANATİK’e birçok konuda özel açıklamalar yaptı. Şimdi söz büyüklerin belalısında...

‘Oynasa iyi olurdu’

“Çarşamba günü (yarın) kulüp tarihinin en önemli sınavlarından birine çıkacağız. Futbolcularımızı motive etmeye gerek yok. Oyuncularım emeklerinin karşılığında sahnede rol alacaklar. Bu rolün karşılığını da netice olarak umarım alırlar. Holosko işine gelince... Bizim için önemli olan insanlık tarafı... Beşiktaş parasını veriyor, biz bedel ödemedik. Böyle bir durumda nasıl oynatabiliriz. Oynasa önemli oyuncu tabiki. Ancak olaya Holosko tarafından bakıyorum. Beşiktaş bize yardımcı olmuş ve futbolcu da Beşiktaş’a dönmek isteyebilir. Bize dolaylı yollardan mesaj verip oynatmamamızı isteyebilirler. Holosko kupa finalinde olmayacak. Performansının zihinsel olarak etkileneceğini düşünüyorum.”

‘Bir ilke imza atacağız’

“Açıkça söylemek gerekirse, Tayfur’un değil de Schuster’in Beşiktaş’ına karşı oynamak isterdim. Çünkü bu sezon Schuster’in takımını iki kez mağlup ettim. Belediye takımlarına dışarıdan sıcak bakılmazken, biz 4 yılda sevilen bir kulüp olduk. ‘Ne işi var’ diyenler de çıkıyor. Ancak Kayseri’de yine bir ilke imza atacağız. Üniversiteli gençlerin oluşturduğu taraftar grubumuzla birlikte yaklaşık 3 bin kişi finalde bizi destekleyecek. 30 binin yanında bu rakam fazla değil ama Belediye olarak tarihimizde bu kadar taraftar grubuna oynamadık.”

‘Zoru başarmak keyifli’

“Medyada fazla yer bulamamamıza söyleyecek sözüm yok, hak veriyorum. Kupa finalini kazanan Avrupa’ya gidecek ve yayıncı kuruluş belki benim gitmemi istemiyor. Beşiktaş’ın kitlesi var. Ona göre yatırım yapmış, hak veriyorum. Beşiktaş çok final oynadı. Benim için asıl keyifli olan Büyükşehir Belediye ile final oynamak. Zor olan şeyler keyiflidir, onlar kolay işler. Bizim kupamızı kimse unutmaz. Bunu yapabilmek, mücadele etmek önemlidir.”

“Kazanmak için her yol mübah” sözü benim için geçerli değil. Netice almak anlamında manevi değerlerimiz feda ediliyor. Ligler bitiyor, kavgalar oluyor. Kavgalar bitiyor, ligler başlıyor. İki hafta sonra kaos bitecek. Yeni sezon öncesi herkes barışacak, sonra yine kavgalar çıkacak. Artık buna bir son vermemiz lazım.” “Kazanmak için her yol mübah” sözü benim için geçerli değil. Netice almak anlamında manevi değerlerimiz feda ediliyor. Ligler bitiyor, kavgalar oluyor. Kavgalar bitiyor, ligler başlıyor. İki hafta sonra kaos bitecek. Yeni sezon öncesi herkes barışacak, sonra yine kavgalar çıkacak. Artık buna bir son vermemiz lazım.” “Bursa’ya 6-0 kaybettiğimiz maçta sinirlendim. Hakem isyanı değildi o. Bir takıma karşı 4-0 öne geçsem rakip de iki kişi eksikse, ben ileriye yollamam oyuncumu. Aciz duruma düşürmem rakibimi.”

‘Alex, Lincoln, Delgado... Ligde tamam da Avrupa’da yoklar’

“10 numara dediğimiz oyuncular, oyunun bir yönünü oynuyor. Dünya futbolu oyunun iki yönünü oynayan futbolcuları kaldırıyor. Ben esprili bir şekilde, ‘bizim takımın üzerinden  10 numarayı kaldıracağım’ demiştim. Alex, Lincoln, Delgado gibi oyuncular Avrupa’da yok. Peki biz nereyi kriter alıyoruz? İngiltere, Almanya, Fransa... Oralarda böyle oyuncular var mı? Biz bu oyuncularla Avrupa’da başarılı olabiliyor muyuz? Bu anlamda söyledim. Yoksa hepsi yetenekli. Bu oyuncular da oyunun öteki yönünü yapmaya çalıştığında daha farklı olacaklar. Alex, Türkiye’de senin bir takımında varsa, onun üzerinden kurup oynayacaksın. Türkiye Ligi’nde bunun karşılığını alıyorsun.”

‘Ben tünelin altından geldim’

“Beni akademili zannedenler var.
Bu ego değil. Benim gibi çalışıp gelen antrenör yok. Bir tanesi benim çalıştığım gibi gelmedi. Üç sene İstanbulspor’da Metin Türel, Aykut Kocaman ve Ziya Doğan’ın yardımcılıklarını, bir sene de altyapı sorumluluğu yaptım. Dışarıdan biri olmama rağmen Galatasaray alt yapısında çalıştım. Fatih Terim ve Ali Yavaş’a teşekkür etmem lazım. Çünkü kapıyı açtılar. Daha sonra Levent Bıçakcı döneminde genç milli takımın başına geçtim. Avrupa şampiyonluğu, Dünya 4.’lüğü yaşadım. 2005’ten sonra tanındım. Ardından lig takımları istemeye başladı ama bir adamın çizdiği resme inandım. Başkasını da tercih edebilirdim. Ancak Göksel Gümüşdağ’ın çizdiği resim doğruydu. Bir de Bank Asya’dan bir takımla yarışıp, lige çıkmak ‘cv’sini sırtıma geçirmek istedim. Allah ilk yılımda nasip etti. Çok zorlu yollardan çalışanlar var ama ben tünelin altından geldim.”

Bana kupa finalinde Alex’i verecekler mi!’

“Fenerbahçe ile maçımızın olduğu hafta benim sahaya nasıl bir kadroyla çıkacağım konuşuluyor ama bu takımın kupa finali oynayacağı konuşulmuyor. Bunu bir saygısızlık olarak kabul ediyorum. Maçın sonrasında yapacağım yorumun nereye çekileceğinin rahatsızlığını yaşıyorum. “Tutması gereken topu yumrukladı” dedim hemen kalecimi aramışlar. ‘Niye kalecisi için böyle söyledi’ diyorlar. “Sakatlık yaşamadık, yıpranmadık” açıklamasını yapıyorum, ‘niye böyle söyledi’ diyorlar. Bize final her zaman denk gelmiyor. Bana kupa finalinde oynat diye Alex’i verecekler mi!’

İşte Abdullah Avcı’nın hayalindeki kulüp

“Kulübün patronu ve onun dışında profesyonel yöneticiler olacak. 25-30 milyon TL’ye yakın gelirimiz var. Ben öyle bir kulüp hayal ediyorum ki, CEO, insan kaynakları, pazarlama müdürleri, spor yöneticilerinin olduğu, stadıyla, tesisiyle, projesiyle, üretim yapan, gelir-gider tablosunu doğru planlamış, Türk Futbolu’na oyuncu kazandıran ve UEFA Kupası’nı kovalayan, belli standartları koruyan bir kulüp... Bir oyuncu alıyorsun, milyonlar veriyorsun, kişilik testi yapmadan takıma koyuyorsun. Saydığım unsurları yerine getirirsek, şampiyonluğa oynar mıyız bilemiyorum ama zaman gösterecek. Alex Ferguson, Manchester United’da 25. seneyi bitirdi. İlk 7 senesinde hiçbir başarısı yok. Altyapıya, kulüp yapılanmasına yatırım yapmış. Türkiye’de hangi kulüp yapar bunu.”

‘Galatasaray’a gitmem etik olmazdı’

“Herkesin büyük takım hayali var. Ben de Galatasaray’dan teklif almıştım. Ancak sözleşmem devam ettiği için kabul edemezdim. Ayrıca 6 hafta takımı çalıştırdıktan sonra bir sonraki sezon gelecek yeni hocanın yardımcısı olmam istendi... Benim için ‘Galatasaray’a yatıyor” gibi sözler söylendi. Spor kültürü ve ahlakı olmayan bir ülkede bunu konuşanlar var. İki oğlum var ve biri geçen sene Beşiktaş’ın altyapısında oynadı. Benim sürekli Galatasaray’la ilgili bu şekilde anılmam rahatsızlık verdi. Fakat ismimiz güzel bir şekilde duruyor umarım doğru bir projeyle ilerleyen dönemlerde olur.”

‘Taraftarı olan kulüpte de çalışırım’

“İlişkileri doğru olan birinin her yerde çalışabileceğini düşünüyorum. ‘Seyircili bir takıma gitsin de görelim’ diyorlar. ‘Seyirci’ demek, küfür etmek mi! Seyircili ortama bir gün çıkacağım. Baskı seyirciyle mi alakalı yoksa yaptığın işi daha iyi yapabilmek adına kendine baskı yapmak mı? Olimpiyatta 30 bin kişiye oynayıp, ertesi hafta 300 kişinin karşısına çıkmak da var. Seyircinin olmadığı yerde takımı hedefe koşturmak kolay mı? “İstikrarlı olmamın sebebi; taraftar baskısının dışında bir başkanın duruşuyla alakalı.”

Tunç Kayacı - Sedat Hardal

 

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Sıradaki haber yükleniyor...