İlkin Aydın'dan Galatasaray itirafı ve transfer sözleri 'Kimsin sen?'
Galatasaray kaptanı İlkin Aydın, hem sarı-kırmızılı kariyeri hem de Filenin Sultanları hakkında açıklamalarda bulundu. İlkin Aydın, Dünya Şampiyonası finalindeki sakatlığı için şu ifadeleri kullandı:

"Benim Dünya Şampiyonası finalinden bir önceki maçta kasığım yırtıldı orada. Benim unutamayacağım şey o galiba. Çünkü böyle Seçkin abiyle böyle bakıştık. Seçkin abi dedi ki: "Ne diyeyim? Final şimdi oynama desem olmaz. Oyna desem de medikal bir durum var. Kanama böyle dizime kadar gidiyordu, hiç hoş değildi. O yüzden orası benim için hiç atlatılmaz bir şey. Ben sahaya çıktım, Dani söyledi oynayacağımı ve içimden "Allah'ım nasıl oynayacağım" falan diyorum. Hareket edemiyorum. Bir bandaj yaptılar zaten. Orası benim için böyle çok özel bir yer olarak kaldı."

Galatasaray'da ikon olarak mı voleybolu bırakırsın yoksa bir yurt dışı falan görmek ister misin?
Büyük konuşmayayım, kendi planınızla bazen hayatın planı aynı olmayabiliyor ama şimdi 2 sene Galatasaray ile imzaladım ya 2 sene Galatasaray'dayım. Benim için konu kapandı orada. Başka bir şey düşünmüyorum. Öyle bir jübilemi de İtalya'da yaparım, orada yaparım gibi bir planım da yok. Ama tabii ki burada bu kadar bayrak sporcu olup bu kadar kulübümden değer görüyorken de yerimden kıpırdamam gibi.Hayatta vefalı insanlarla karşılaşmak çok önemli. Ben de bu bağı kulüple aramda kurdum. Ve benim için bazen bir kupadan, bir madalyadan daha önemli olabiliyor.

Sarı kırmızılı takımla sözleşme sürecinin uzamasıyla ilgili konuşan İlkin, şu ifadeleri kullandı:
"Benim psikolojik olarak bir problemim olmadı bu konuyla ilgili. Çünkü burada sonuç olarak kulüple benim aramda karşılıklı bir güven duygusu var. Diğer oyuncular belki farklı bakıyor olabilir. Ben çok fazla şey gördüm. Ama insanlar şunu anlamıyor: Burası bir camia takımı. Burada öncelikler değişebiliyor. İşte seçim olduğu sene süreçler biraz daha farklı ilerleyebiliyor. Hiçbir zaman bu süreçlerde 'Ya niye bu kadar uzadı?' gibi bir tepki vermedim, vermeyeceğim de. Çünkü aslında içerideki sistemi bilen kimse böyle bir tepki vermez."

"O yüzden benim için gayet normal bir süreçti. Zamanı geldiğinde oturduk, konuştuk ve iki taraf da memnun. Benim için de bir sıkıntı yoktu, anlaştık. İnsanlar böyle ütopik şekilde "Başka bir yere gidiyor" falan diyordu ama hayır, herkes olduğu yerde mutluydu. Sadece bazen kulüpte işler farklı şekilde işleyebiliyor. Burada bir Vakıfbank gibi, bir Eczacıbaşı gibi tık diye bir şeyler işleyemeyebiliyor, ki bu çok normal. Çünkü bir sürü branş var. Buna saygı duymak lazım. Burada oynarken bu sistemi biliyor olmak lazım, ben de biliyorum. O yüzden benim için psikolojik olarak bir şey olmadı. Nasıl diyeyim, beni bu şekilde etkilemedi. Transfer süreci de bir hafta falan sürdü galiba. Menajerim Ankara'da olduğu için o geldi gitti, geldi gitti falan. Oturduk, konuştuk, okeyleştik, anlaştık. Çok bir şey olmadı."

NİLÜFER MAÇINDAN SONRAKİ TEPKİLER
"Nilüfer maçından sonra tepkilerle ilgili hani 'kimsin sen?' gibi... Bazen birinin gergin olması gerekir ya… Takımı uyandırmak için bazen birinin o gerginliği çıkarması gerekiyor. Şimdi ben orada 'Ay maçtayız, yapmayayım' diyemem ki. Birinin o anda gidişata bir reaksiyon vermesi gerekiyor ve bazen böyle şeyler olabiliyor. Bunu herhangi biriyle bir sıkıntım olduğu için söylemiyorum. Sadece bazen gerçekten birinin o topu alıp yere vurması gerekiyor ya da elini yere vurması gerekiyor, ya da ne bileyim bağırması gerekiyor. Böyle çeşitli çözümler üretmek gerekiyor. Onları da artık biraz biraz öğreniyorum."

Massimo Barbolini'nn ayrılığı hakkında ise kaptan İlkin şunları söyledi: Massimo ile ilgili şöyle söyleyebilirim; Bu sonuç olarak yönetimin vermiş olduğu bir karar. Ne antrenörün kötü olduğunu gösterir bence ne de oyuncuların. Bazen ne kadar iyi olursa olsun, ne kadar bütçeli bir kadro olursa olsun kimya tutmayabiliyor. Nasıl başta buna biz karar vermediysek şu anda da biz karar vermedik, bu yönetimin vermiş olduğu bir karar.

'BIGARELLI KEMER BAĞLASANIZ OTURMUYOR'
Biga'yı da geçen sezondan biliyorsunuz ne kadar enerjik olduğunu. Bazen hakem çağırıyor antrenörün sahaya girmesin söyle diye diyorum ki: "Kemer bağlasanız oturmuyor, yapacak bir şey yok." Onun tabii o pozitif enerjisinin sahaya yansıması, asıl değişiklik sakatların iyileşmesi. Bizim aynı pozisyonda 3 sakatımız vardı, benle 4. Herkes sakat. Onların iyileşmesi, onlar iyileşti derken 2-3 kişi çok hasta oldu. Ben beta oldum. Allah kahretmesin ne kadar kötü bir şeymiş, çocuk virüsüymüş hatta. Derken böyle biz ancak zaten son haftalarda tam takım idman yapmaya başladık. Altyapıdan çocuklar geliyordu idmanda yardım etmek için, o kadar eksiktik ki.

Aydın, Cev Kupası'nı alacaklarına inandığını söyledi:
“Bence burada kupa hedefimizi gerçekleştirebiliriz. Bence sezon başından beri koyduğumuz hedeflerde en yakın olduğumuz hedef de bu. Bu ivmeyi devam ettirebilirsek bence çok rahat final oynayacağız. Finalde de özverili bir Galatasaray'a ihtiyacımız var. Bunu da sağlayacağımızı düşünüyorum. Chieri de onlar da çok pozitif bir ivmedeler ve gerçekten iyi oynuyorlar. Ama aynı şekilde finale ulaştığımız yerde bence şu anki halimizden 1-2 adım daha üstte olacağız biz de. Ben bir rüya gördüm geçen hafta ve rüyada böyle bir kupa var. Ama ne olduğunu bilmiyorum. Chat’e sordum, "Yakında bir yerde bir başarı var" dedi Rüyamda gördüm öyle bir şey gibi, bakalım. Muhtemelen odur gibi.”