Göztepe - Galatasaray maçının ardından usta isimlerden övgü ve uyarı: 'Barış Alper ile çözülen denklem' | 'Tek devre yetmez'
09 Nisan 2026, Perşembe 07:59Güncelleme Tarihi:
Süper Lig'de 27. haftanın erteleme karşılaşmasında Galatasaray deplasmanda Göztepe'yi 3-1'lik skorla yendi. Maçın ardından FANATİK yazarları Galatasaray'ın performansını köşe yazılarında değerlendirdiler. Usta isimlerden Okan Buruk ve öğrencileri için övgü dolu sözler gelirken aynı zamanda mücadelenin 2. yarısı için de uyarı geldi.
Süper Lig'de 27. haftanın erteleme karşılaşmasında Galatasaray deplasmanda konuk olduğu Göztepe'yi 3-1 mağlup etti. Sarı-kırmızılılara galibiyeti getiren golleri Barış Alper Yılmaz, İlkay Gündoğan ve Mario Lemina kaydetti. Ev sahibi ekibin tek golü ise Juan'dan geldi. Galatasaray bu galibiyetle puanını 67'ye yükseltirken, Göztepe ise 46 puanda kaldı.

OKAN BURUK: CAMİAMIZ İÇİN GÜZEL BİR GECE
Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, açıklamalarda bulundu. Mircea Lucescu'nun vefatından duyduğu üzüntüyü ve kulübün farklı branşlardaki başarılarını değerlendiren Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, "Mircea Lucescu, Türk futbolu için çok önemli işler yaptı. Dünya futbolunda Ukrayna'daki şampiyonlukları, İtalya ve Türkiye hikâyeleriyle iz bıraktı. Çok önemli bir futbol adamını kaybettik; son maçına Türkiye'de, şampiyonluk kazandığı statta çıktı. Ailesine başsağlığı diliyorum. Futbol için çok önemli bir insanı saha kenarında gördükten kısa bir süre sonra kaybetmek hepimizi derinden üzüyor. Kulübümüz için önemli bir gece yaşıyoruz. Sadece futbolda değil, kadın voleybol takımımız da kazandı. Voleyboldaki şampiyonluk bizim için ayrıca bir mutluluk kaynağı oldu. Birinci maçı takip etmiştim ama bugünkü karşılaşma aynı saate denk geldi. Kendilerini tebrik ediyorum, çok önemli bir iş başardılar. Galatasaray futbolda ve basketbolda kupa kazanmıştı; şimdi voleybolda da şampiyonluğa ulaştı. Bu sebeple camiamız adına çok güzel bir gece geçiriyoruz" ifadelerini kullandı.

STOILOV: BÜYÜK BASKI ALTINDA MAÇA BAŞLADIK
Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, açıklamalarda bulundu. Maçı iki farklı yarıda değerlendirmek gerektiğini belirten Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, "İlk yarıda Galatasaray'a gereğinden fazla saygı gösterdiğimizi düşünüyorum. Çok büyük bir baskı altında maça başladık ve istediklerimizi maalesef oyunun bu kısmında sahaya yansıtamadık. İkinci yarının başlamasıyla beraber benim adıma maçın ikinci kısmı başladı. Burada istediğimiz futbolu sahaya yansıtmaya başladık. Daha agresif ve daha tempolu oynadık. Oyunun bu bölümünde çok fazla pozisyon bulduk ve gol attık" diye konuştu.

Maçın ardından FANATİK yazarları Galatasaray'ın performansını köşe yazılarında değerlendirdiler. Usta isimlerden Okan Buruk ve öğrencileri için övgü dolu sözler gelirken aynı zamanda mücadelenin 2. yarısı için de uyarı geldi.

BÜYÜK HEDİYE / SERKAN AKCAN - FANATİK
Okan Buruk, Trabzon yenilgisinden sonra İzmir’de kadrosuna büyük bir neşter vurarak Göztepe’nin analizlerini boşa çıkarmayı hedefledi. Icardi’den Torreira’ya kadar, kendi nazarında belirgin bir imtiyaza sahip olduğu düşünülen birçok futbolcusunu yedek bırakan Okan hoca Barış Alper’i santrforda Asprilla’yı da onun arkasında konumlandırdı.

Göztepe gibi dirençli bir takıma karşı elindeki en atlet kadroyu sahaya atmak ilk yarıda fazlasıyla işe yaradı. Özellikle Barış Alper’in santrforluğu Icardi ile kıyaslandığında ortaya büyük bir enerji fazlası çıktı. Üstüne bir de duran topta kafa golü atınca Barış maçın kilidini henüz maçın başında açmış oldu.

BASKIYI KIRAMADI
Göztepe, ilk yarıda ön alan baskısı yapmak yerine daha merkezde bekleyip orta sahada kazanacağı toplar üzerine kurguladı oyunu. Bu Galatasaray’ın hem topu hem oyunu kontrol etmesine yardımcı oldu. Soyunma odasına 2-0 geride giren Stoilov hoca ikinci yarıya başlarken baskı merkezini öne taşıdı, Sanchez-Singo ikilisine kadar uzattı, sağ kenarda Arda Okan ile hem Sallai hem Eren’i bitirdi. Bu sayede 45 ile 60 arasında fırtına gibi bir 15 dakika oynadı Stoilov’un futbolcuları. 1 gol buldular, iki tane çok net kaçırdılar, Sane’den Asprilla’ya kadar kimseye top aldırmadılar. Bu baskıyı kırmak için Okan Buruk Sara ve Jakobs hamlesini yaptı.

Aslında bu müdahaleler Göztepe’nin baskısını kırmadı, Galatasaray yine pasla çıkamadı, yine kalesinde pozisyon vermeyi sürdürdü. Ama bir şekilde gol yememeyi başardı. Lemina’nın kornerde neredeyse zıplamadan attığı kafa golü ise Okan Buruk’a en büyük hediyeydi. Böylesi zor bir deplasmanda ikinci yarıda bu kadar kötü oynayıp oyunun kontrolünü kaybetmişken maçın fişini çeken golü bulmak büyük bir hediyeydi hem de.

TEK DEVRE YETMEZ / TUNÇ KAYACI - FANATİK
Trabzon’dan eli boş dönen Galatasaray İzmir’e oldukça gergin gitmişti. Maç öncesi Okan Buruk’un kadro tercihi çok merak edilirken yaşanacak puan kaybının Galatasaray’ı iyice strese sokması kaçınılmazdı. Nitekim sahaya çıkan 11’e bakınca Trabzonspor yenilgisinin faturasının kimlere kesildiği kulübeden çok belliydi. Süper Lig’in en az gol yiyen iki takımın maçı beklenildiği gibi başlamadı.

Galatasaray Barış Alper’in kafa golü ile öne geçtikten sonra ilk yarıda oyun hakimiyetini devre bitene kadar sürdürdü. Tabii ki erken gelen gol konuk ekip üzerindeki gerginliği atınca üst üste net pozisyonlar bulan Galatasaray İlkay ile 2-0’a maçı getirdi ve soyunma odasına rahat gitti. Kısaca kadro değişikliği ve şans bulan futbolcuların sahadaki oyun disiplini Göztepe gibi kompakt özellikteki bir takım karşısında zorlanmadıklarını gördük. Özellikle cezası biten Sane’nin isteği ve klasına yakışan nefis pasları ilk yarıya damgasını vurduğunu söylemek abartılı bir yorum olmaz derim...

PANİK YAPTILAR
İkinci yarı Galatasaray adına çok da iyi başlamadı. Göztepe’nin presi karşısında sahasından çıkamayan konuk ekip 49’da kalesinde golü görünce oldukça gerildi. Pas yapan takım yerine uzun toplarla savunan ve panik yapan bir Galatasaray vardı sahada. Göztepe’nin baskılı oyunu her an beraberlik golünü getirebilirdi ancak forvetler beceriksizce önemli pozisyonları harcadı. 70’ten sonra oyunda dengeyi kuran Okan Buruk’un öğrencileri Lemina’nın kornerden gelen topa kafa ile attğı golle rahat bir nefes aldı. Özetle dün gece Gürsel Aksel’de iyi oyundan daha çok 3 puanın daha önemli olduğu bir maç oynadı Galatasaray ve olası bir krizden şimdilik aldığı galibiyetle kurtuldu. Ancak ligin sonuna yaklaşırken tek devrelik futbolun yetmeyeceğini bilmeli Galatasaraylı futbolcular benden söylemesi...

BARIŞ ALPER İLE ÇÖZÜLEN DENKLEM / BURAK ÖZDEMİR - FANATİK
Yorucu ve yıpratıcı bir Trabzonspor maçının ardından ligin en sert deplasmanlarından birinde Göztepe'ye konuk oldu Galatasaray. Bundan haftalar önce birisi bu maç için "Galatasaray bu deplasmana Osimhen, Abdülkerim, Torreira ve Sara olmadan çıkacak" deseydi, sanırım herkes bu maça puan kaybı yazardı.

Öncelikle şunu söylemek lazım ki, özellikle ilk 45 dakika için Galatasaray rakibini çok iyi analiz etmiş. İlk 45 dakika bittiğinde tabelada 0-4 yazsa maçı izleyen kimse şaşırmazdı. Özellikle Sallai ilk 45 dakikada iki çok net pozisyonu harcadı.

İKİNCİ YARIDA İŞLER DEĞİŞTİ
İkinci yarıda Galatasaray, yoğun maç trafiğini, sakat ve formsuz oyuncuları da düşünerek oyunu düşük tempoda götürerek maçı bitireceğini düşündü, ancak erken gol planları alt üst etti. Taraftar desteğini de arkasına alan Göztepe, Galatasaray kalesinde çok ciddi tehlikeler yarattı. Okan Buruk'un Jakobs ve Sara hamlelerinin ardından topa daha fazla sahip olan Galatasaray, Göztepe'nin hızını düşürdü. Üstüne bir de Lemina'nın golü gelince maç koptu.

BARIŞ ALPER PROBLEMİ ÇÖZDÜ
Icardi oynadığı zaman Galatasaray'ın yapmaya çalışıp yapamadığı ön alan baskısı rakipler için büyük bir avantaja dönüşüyordu. Okan Buruk buna da Barış Alper Yılmaz hamlesiyle çözdü. Yanlıştan döndü. Leroy Sane yine sahanın en kötülerindendi bir an önce kendisi toparlayıp sorumluluk almazsa sezon sonu transfer haberlerinin başrol ismi olabilir.

RAHAT VE SORUNSUZ / DENİZ ÇOBAN - FANATİK
Göztepe-Galatasaray randevusu, hakem Alper Akarsu adına beklentilerin aksine oldukça sakin bir tempoda geçti. Karşılaşma boyunca oyunun kaderini tayin edecek kritik bir pozisyonla karşılaşmayan Akarsu; ne tartışmalı bir penaltı kararıyla ne de skorun gidişatını sarsacak bir gerilimle sınandı. Bazı faul hataları göze çarpsa da kararlarındaki genel doğruluk payı standartların üzerindeydi. Ancak disiplin yönetimi noktasında tam istikrardan bahsetmek güç. Maçta kartına yalnızca bir kez başvuran Akarsu, orada da isabetli bir tercih yapamadı.
