Beşiktaş - Galatasaray derbisi sonrası usta isimler yorumladı: 'Kaybeden Fenerbahçe' | 'Galatasaray rüzgarı arkasına aldı'
08 Mart 2026, Pazar 06:22Güncelleme Tarihi:
Süper Lig'in 25. haftasında Galatasaray deplasmanda Beşiktaş'ı 1-0'lık skorla yendi. Zirve yarışında hata yapmayan Sarı Kırmızılılar, maç fazlasıyla en yakın rakibi Fenerbahçe ile arasındaki puan farkını 7'ye yükseltti. FANATİK yazarları da Beşiktaş - Galatasaray arasında oynanan derbiyi yorumladı. Usta isimlerden her iki takımın mücadelesi için de dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
Süper Lig’in 25. haftasında Beşiktaş'a konuk olan lider Galatasaray derbiyi Victor Osimhen'in golüyle kazanmayı başardı ve şampiyonluk yolunda kritik virajı kayıpsız döndü. Sane'nin kırmızı kart gördüğü Galatasaray'da kaleci Uğurcan Çakır performansıyla derbiye damga vurdu. Beşiktaş'ın 17 maçlık yenilmezlik serisi sona erdi.

SERGEN YALÇIN'DAN HAKEM TEPKİSİ
Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Sergen Yalçın, hakem Ozan Ergün ve VAR yönetimini de eleştirdi. Müsabakanın 20. dakikasında Leroy Sane’nin kırmızı kart görmesi gerektiğini savunan tecrübeli teknik adam, "Maçı kaybetmemizi hakem faktörüne bağlamak istemiyorum. Maçın 20. dakikasında Sane’nin bir pozisyonu var. Buna dünyada kırmızı kart vermeyecek bir hakem var mıdır? İkinci yarı Rıdvan’a yaptığı pozisyon, ilk yarıda yaptığı pozisyondan yüzde 50 daha hafif. Hakem pozisyonu görmedi, sarı kart ile geçiştirdi. Oyuncu da sarı kart için teşekkür etti. VAR’daki arkadaşlar zaten hiç yoklar ama Trabzon’daki Bilal’in pozisyonunda, Fenerbahçe maçında varlar o arkadaşlar. Böyle şeylere ihtiyaç olamasın. Osimhen’in ikinci sarı kart pozisyonu var. Bunu biz değil, kural söylüyor. Kuraldan dolayı Orkun sarı kart gördü. Ama bizim oyuncular hakeme kural gereği sarı kart görmesi gerekiyor diyor; hakem pozisyona hiç bakmıyor bile. Çok da konuşulacak bir şey yok. 20 dakikada rakip atılsa belki yine yenemeyecektik. Hakemler ve VAR’daki arkadaşlar kuralları uygulamak için buradalar. Bizim adımıza üzücü değil. Biz zaten pozisyonumuz gereği ligde yokuz. Ama Türk futbolunun geleceği açısından büyük bir sorun. Biz Beşiktaş camiası olarak üzüldük. Yaşanan bence bir facia. Normal değil bu, bu oyun kurallarla uygulanan bir oyun. Ama kurallar bana gelince başka, öbür tarafa başka olunca ikili diyaloglar ortaya çıkıyor. Beni Trabzon’da 10 kişi bırakıyorsun, kazanacağım maçı kaybediyorum. Bu maçta kurallar yok mu? Böyle acemi hakemlerle olmaz. Maalesef Türk futbolunun gittiği durum çok da sağlıklı değil" ifadelerini kullandı.

'GALATASARAY'A ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE BAŞARILAR'
Galatasaray’ın kendilerine göre daha oturmuş ve daha geniş kadroya sahip takım olduğunun altını çizen 53 yaşındaki teknik adam, "Biz daha yeni transfer süreci geçirdik. Yeni yapılanma döneminde bir camiayız. Bunu en doğru şekilde yapmaya çalışıyorum. Bu bir süreç alacak. Yavaş yavaş toparlayacağız gibi gözüküyor. Sezon sonunda yapacağımız yeni kurulumla daha oturmuş kadro kuracağımız gerçek. Galatasaray takımı 3-4 senedir birlikte oynuyor. Şampiyonlar Ligi’nde zorlu maçlar oynuyorlar. Daha alışıklar bu zor maçlara. Galatasaray’a da başarılar diliyorum Şampiyonlar Ligi’nde" şeklinde konuştu.

OKAN BURUK: TARAFTARLARIMIZA TEŞEKKÜR ETMEK İSTİYORUM
Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalarda bulundu. Zor bir deplasmanda oynadıklarını belirten sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Özellikle Beşiktaş'ın son haftalardaki yükselen formu, onların oynadıkları maçlar ve transfer döneminden sonraki performansı, zor bir maç olacağını biliyorduk. İlk yarı bizim için çok daha beklediğimiz ve topun bizde olduğu, daha çok pozisyona giren, daha çok topa sahip olan, rakibi çok fazla kalesine getirmeyen, ön alan baskısıyla birlikte kazandığı toplarla da doğru geçişler yapan bir takım vardı. İlk yarıyı 1-0 önde bitirdik. 20. dakikada Barış'ın bir penaltı pozisyonu var, gördüğümüz kadarıyla ayağına basma varmış. Rakibimizin de ilk yarıda kırmızı kartla ilgili bir itirazı oldu. Değerlendirme farklı bir şekilde olabilirdi. İkinci yarıya baktığımızda çok iyi başlamadık ama devamında bence 10 kişi oynadığımız bölümde Sane'nin şanssız bir kırmızı kartı oldu. Topa gitmek isterken rakibinin ayağına basıyor. İstem dışı mı, bilerek mi? Bu da tabii ki değerlendirilebilecek bir şey ama 10 kişi kaldığımız bir karşılaşmada devamında iyi mücadele ettik. Hatta 10 kişi kaldığımız bölümde de ön alanda zaman zaman baskı yaptık, rakibe geçiş yapma şansı bulduk ve birkaç pozisyonumuz oldu ama rakibimizin de çok fazla kalemize attığı şut oldu. Özellikle ceza sahası dışından çok fazla şut attılar. Maçı değiştirmek için 11-10 iyi mücadele ettik ve günün sonunda buradan çok önemli bir 3 puanla dönüyoruz. Başta oyuncularım olmak üzere buraya gelen taraftarlarımıza da teşekkür etmek istiyorum. Her zaman yanımızdalar, her zaman destek veriyorlar. Şimdi kafamızı kaldırıp 3 gün sonraki Liverpool maçına iyi bir şekilde hazırlanacağız" diye konuştu.

'KRİTİK MAÇLARIMIZ VAR'
Ligde hala zor deplasmanları olduğun hatırlatan 52 yaşındaki teknik adam, "Rakiplerimizle hala oynayacağız. En yakın rakibimizle deplasman maçlarımız var, zor deplasmanımız var. Çok formda bir Başakşehir takımıyla haftaya oynayacağız. Bu fikstür kolay bir fikstür değil. Ama hep şunu söylüyorum; yani bu tür kritik maçları çok iyi oynayan bir Galatasaray var. Bugün de bunu gösterdik ve kazanmasını bildik. O yüzden önemli bir avantaj yakaladık ama dediğim gibi şu an çok erken. Sadece iki maçlık bir performans sizin bir andaki puan durumundaki yerinizi değiştirebilir. O yüzden dikkatli olmamız gerekiyor. Yani bir şey kazanmadık. Rakiplerimiz yarın oynadıktan sonra belki bu hafta sonunda kaç puan farkla önde olduğumuzu net bir şekilde görebiliriz. Ama dediğim gibi çok bir şey kazanmadık, daha çok önemli, çok kritik maçlarımız var ama bu psikolojik olarak bizi Şampiyonlar Ligi maçına da olumlu bir şekilde hazırlayacak" şeklinde konuştu.

BU SEZON İLK KEZ DERBİ KAZANDI
Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Tüpraş Stadyumu’nda oynanan mücadelede sarı-kırmızılılar, Beşiktaş’ı 1-0 mağlup ederek şampiyonluk yarışında hata yapmadı. Bu karşılaşmayla birlikte Galatasaray, 2025-2026 sezonundaki 4. derbisini oynamış oldu. Cimbom, bu sezon Fenerbahçe ile 2, Beşiktaş ile de 2 kez karşı karşıya geldiği derbilerde 1 galibiyet, 1 mağlubiyet ve 2 beraberlik aldı. Öte yandan 2025-2026 sezonunda Trabzonspor ile de 1'i ligde, 1'i de Süper Kupa'da olmak üzere 2 defa maça çıkan Galatasaray, 1 kez kazanırken, 1 defa da berabere kaldı.

OKAN BURUK'UN 5. GLİBİYETİ
Trendyol Süper Lig'in 25. haftasında Galatasaray, yarın deplasmanda Beşiktaş ile mücadele etti. Sarı-kırmızılıları 2022 yılında çalıştırmaya başlayan Okan Buruk, siyah-beyazlılarla bu maçla birlikte 9. kez karşılaştı. Müsabakadan Galatasaray 1-0 galip ayrılırken, Buruk da Kartal’a karşı 5. galibiyetini elde etti. Diğer maçların 3’ünü Beşiktaş kazanırken, 1 maç da berabere sona ermişti. Okan Buruk, teknik direktörlük kariyerinde Beşiktaş'a karşı daha önce Elazığspor, Gaziantepspor, Sivasspor, Akhisarspor, Başakşehir ve Galatasaray ile rakip oldu. Buruk'un takımları, bu müsabakalarda 6 galibiyet, 4 beraberlik ve 11 mağlubiyet aldı.

FANATİK yazarları da Beşiktaş - Galatasaray arasında oynanan derbiyi yorumladı. Usta isimlerden her iki takımın mücadelesi için de dikkat çeken değerlendirmeler geldi.

KAYBEDEN FENERBAHÇE / CEM DİZDAR - FANATİK
“Pek bir şey olmayan ilk yarı” diye yazacaktım ama gol oldu! Haliyle “bir şey” oldu! Yine de devre boyunca ne istatistik ne de futbol açısından “gol” dışında bir şey olmadı. Biz de öylece “baka kaldık”. Beşiktaş oynamayıp beklemeyi tercih edince Galatasaray öne gelmeye başladı. Bunlardan birinde “kıl payı ofsayt” sınırından dönüp gol olunca devre o çok bildik “tribün üstünlüğüne” rağmen deplasman takımı lehine tamamlandı. İkinci devresi biraz da zorunluluk nedeniyle Beşiktaş yüklenmesiyle ilerleyen bir maçtı izlediğimiz. Fakat sonuçlardan bağımsız olarak şimdiye kadarki Beşiktaş’tan öte bir Beşiktaş değildi izlediğimiz. Elbette ölçü “sonuç” değil ama sonuç için gösterilen planlı çabaydı işin esası. Son dönemde Beşiktaş için kurulan anlatının çoğu “sonuç” merkezliydi. Bu maç da gösterdi ki, “transferle değişen takım” anlatısı muadil bir takım için geçerli değildi. Lig lideri Galatasaray’ın vasat oyunu bile denklemi aleyhte çözdü. Marifeti yere göğe sığdırılmayan birçok oyuncu sahada görünmedi.

ÖĞRETİCİ BİR MAÇTI!
Haliyle her transfer harcamasını bambaşka bir dil ile anlatmayı alışkanlık haline getirmiş futbol medyasını takip edenler için de öğretici bir maçtı. Yine de şunu belirtmeliyim, bu maçın kaybedeni Beşiktaş’tan çok Fenerbahçe oldu. Çünkü bundan sonra yapacakları kendi yaptıklarından daha fazla Galatasaray’ın yapamayacaklarına bağlı olacak. Ancak bu beklentinin yerine gelmesi o kadar kolay görünmeyecek gözlerine.

HAFIZA FARKI / SERKAN AKCAN - FANATİK
Beşiktaş son 1 aydır yenilenmiş kadrosuyla ritim yakalamışken Galatasaray oyun hafızası sayesinde rakibini Dolmabahçe’de yendi. Galatasaray, Sanchez, Lemina ve Abdülkerim ile Beşiktaş’ı çok önde karşıladı. Bu karşılamalar orta yay civarındaydı ve Beşiktaş’ın son zamanlarda en iyi yaptığı geçiş hücumlarının önünü kesmek adına hayati önem taşıyordu. İlk yarıda Beşiktaş bir kaç kez Orkun ve Olaitan üzerinden topu getirdi ama bu ataklar zayıftı. Galatasaray bire bir baskıları sahanın her bölgesinde iyi yapınca Beşiktaş korner dahi atamadan devreyi bitirdi. Galatasaray ilk yarıda hem topun hem de oyunun kontrolünü elinde tuttu. Barış Alper’in soldan taşıdığı toplar Beşiktaş’ı takım olarak sağa doğru esnetirken Sane’yi ceza sahası çaprazında topla buluşturmak maçın Galatasaray adına anahtarıydı. Sane’den beklenti topla yapacağı dripling üzeri aksiyonlardı. Bazen oyunun yönünü değiştirmek bazen topu Beşiktaş savunmasının arkasına uzun pasla indirmek gibi. Nitekim Sane’nin savunma arkasına yaptığı orta sonucunda Osimhen’in kafa golü bu şablonun eseriydi.

LEHİNE ÇEVİRDİ
Sane’nin 62. dakikada kırmızı kartla atılmasının ardından Galatasaraylı futbolcular Osimhen önderliğinde iyice oyunun boyunu kısaltırken Beşiktaş’ın Orkun ile rakibinin bu kompakt yapısını bozma çabaları çok yetersiz kaldı. Olgunlaşabilen Beşiktaş ataklarında ise ya Ndidi’nin sakarlıkları ya da Uğurcan’ın kurtarışları devredeydi. Galatasaray bu sezon ikinci kez Beşiktaş’a karşı uzun süre 10 kişi kalmasına rağmen rakibinden puan almayı başardı. Ligin boyu bu kadar kısalmışken Okan Buruk ve futbolcuları Dolmabahçe’de Beşiktaş’ı yenerek fikstürü de lehine çevirmiş oldu.

10 KİŞİLİK MÜCADELE / TUNÇ KAYACI - FANATİK
Her maçın başka hikayesi vardır, hele bir derbiyse bambaşkadır. Dün gece de iki büyük takımın düellosü vardı Tüpraş Stadı'nda. Maç öncesi çok şey konuşulur ama son sözü sahada futbolcular söyler her zaman. Lider Galatasaray çok önemli bir virajı hasarsız geçmek istiyordu, Beşiktaş ise son haftalardaki performansı ve yeni transferlerin göze girmesiyle evinde 3 puanı alabilecek güçteydi. 45 dakikaya baktığımızda sahaya iyi yayılan ve baskıya rağmen topa sahip olan telaş yapmayan bir Galatasaray izledik. En çok merak edilen, 'Orta alan üstünlüğü kimde olur?' sorusunun net cevabı Galatasaray rahatlıkla diyebiliriz. Özellikle Torreira, tam bir pas istasyonu oldu ve savunma ile forvet arasında bağlantıyı çok iyi sağladı. Siyah-Beyazlılar özellikle kanatlarda hücumdan çok savunma yapmak zorunda kaldı ve ister istemez ofansif anlamda yetersiz kaldı. Galatasaray’da Sane kritik pas hataları yaparken kaptırdığı toplarla takımına sıkıntı yaşatırken Osimhen'in golünde yaptığı şık asistle kendini affettirdi diyebilirim.

ANLAMSIZ BİR FAUL!
İkinci yarıya Galatasaray skor avantajıyla başladı ama 60. dakikada hesapları bozan Sane’nin kırmızı kartı oldu. Tecrübeli isim, takımını anlamsız bir faulle 10 kişi bırakınca konuk ekip adına çok gergin ve zor bir 30 dakika hatta uzatmalarla 40 dakika oldu. Artık tamamen savunma yapan ve 1-0’ı korumaya çalışan Galatasaray’da sahneye Uğurcan çıktı. Başarılı eldiven, sayısız kurtarışla Beşiktaş’a gol izni vermedi. Gerçekten 10 kişi kalarak mücadele etmek kolay değildi. Okan Buruk yorulan takımı savunma ağırlıklı hamlelerle ayakta tutmaya çalıştı ve şampiyonluk yolunda çok değerli bir 3 puanla sahadan ayrıldı.

DERBİZADE / ORHAN YILDIRIM - FANATİK
Sergen Yalçın, Abdullah Avcı taktiği ile takımı sahaya sürdü. Alışık olmadığımız kadar geri pas. Yan pas. Koca ilk yarının özeti bu. Öyle ki, Kartal rakip kaleye tek şut atmadan devre oldu. Uğurcan, ligin en rahat ilk yarısını oynamıştır mutlaka. Dışarıdan Beşiktaş’ın durumunu yorumlarken, ayaklar yere basmıyor görüşünü öne çıkarmıştık. Yeniler çabuk adapte oldu. Sistem içinde taktiksel gelişmeler olumlu. Ancak büyük takım karşısında bunu ortaya koymak önemli. Sergen hoca ve ekibi maç motivasyonu yapamamış. Belli ki, hoca da bulutların üstünde dolaşmış. Nasıl olsa kazanırız diye düşünmüş. Rakibin tuzağına düşmüş. Agbadou ve Ersin yenilen golde hatalılar. Murillo ofansif oyuna katılmadı. Ndidi yalnız kaldı. Rıdvan klasik şekilde eksik oynattı. Oh, sıkı markajda silik kaldı. Cerny ve Orkun kaleye uzak kaldı.

BURUK'UN PLANI TUTTU
Okan Buruk dersine iyi çalışmış. Önde baskı kurdu. Alan savunması yaptı. Barış ve Sane ile dikey oynamayı tercih etti. Osimhen, sürekli yer değiştirip pozisyonlar buldu. Kartal’ı üstüne çekip, uzun paslar ile sonuca gitmeyi denedi. Israrla mücadelesini sürdürdü. İİlk derbi maçına çıkan Ozan Ergün, Asllani’nin bileğine basan Sane’yi atmadı. Pozisyonlara uzak kaldı. Vasat futbolun oynandığı gecede, kolay maçı zora sokacak yanlış kararlar verdi. İkinci yarı önündeki pozisyonda VAR uyarısı ile kırmızı çıkarttı.

GALATASARAY'IN BİR PLANI OLACAĞI KESİNDİ / BURAK ÖZDEMİR - FANATİK
Derbi öncesi bazı insanlar Beşiktaş'ı üstün görse de ligin açık ara en iyi kadrosuna sahip takımının Beşiktaş'a karşı deplasmanda bir planının olacağı kesindi. Nitekim maç da böyle başladı. Ev sahibi takım taraftarının desteğini alsa da Galatasaray oyunun kontrolünü kırmızı karta kadar bir an bile Beşiktaş'a küçük sekanslar dışında hiç vermedi. Okan Buruk en iyi yaptığı şeyi, taktiksel satrancını oynadı ve kazandı!

SANE ATILDI, İŞLER DEĞİŞTİ
Leroy Sane biraz arkadaşlarına ayak uydurma konusunda, özellikle sakatlık dönüşü zorlanıyor. Sane'nin atılmasının ardından oyunun kontrolü Beşiktaş'a geçti. Ama ev sahibi ekip sürekli aynı şeyleri yaparak sonuç almaya çalıştı. Galatasaray merkezi çok iyi kapatınca kenarlara yönelen siyah-beyazlılar sürekli kale alanına orta yaptı. Bu ortalarda tehlikeli olmaktan uzaktı. Beşiktaş, Galatasaray'ın izin verdiği kadar oynayabildi. Galatasaray'ın Liverpool maçı nedeniyle motivasyon sorunu çekeceğini bekleyenler vardı. Ama Galatasaray 'Bugün son düdük çalana kadar en önemli maç bu' dercesine oynadı.
