MENÜ

Fransa GP’sine Hazırlık

Formula 1 dünyasının en önemli isimlerinden biri olan Fırat Keskin, 'Formula 1 Fransa GP’sine Hazırlık' yazısıyla birlikte sizlerle.

18 Haziran 2021, Cuma 11:33 Son Güncelleme:
- A +
Fransa GP’sine Hazırlık

Formula 1, bu hafta sonu motor sporlarının doğduğu ülkeye gidiyor: Fransa. Dünyadaki ilk otomobil yarışına Fransa ev sahipliği yapmıştı.

Günümüzdeyse pistin etrafındaki çizgiler gözleri çok yorduğu için taraftarlar arasında çok popüler olmayan bir yarış. Fakat her şeye rağmen çok teknik ve yapısal olarak güzel pistlerdendir.

Fransa GP’sine büyük tartışmalar damga vuracak gibi.

Stefano Domenicali’nin sezon öncesi pilotlarla yaptığı ve sezonun masaya yatırıldığı toplantıda, “Pirelli ile ilgili konuşurken dikkat edin. Formula 1’e lastik sağlamanın yanında sponsorluk anlamında da önemli destekler veriyorlar.” demişti. Buna rağmen Verstappen’ın, Bakü GP’sinden sonra söylediği, “Lastik hasarıyla ilgili Pirelli’nin ne diyeceğini tahmin ediyorum. Söylediklerini kabul etmeyeceğiz.” açıklaması Pirelli’nin tepkisini çekti.

Pirelli de karşı atakla Bakü’deki lastik hasarlarından ilgili takımları sorumlu tuttu. Bu tartışmanın sıcaklığını da bu hafta sonu hissedeceğimizi düşünüyorum.

Her iki tarafın da tam açıklamadığı şeyler olduğunu düşünmekle birlikte yine Lance Stroll’un Mugello’daki ve Verstappen’ın Imola’daki lastik hasarları akla geliyor. Bakü’deki lastik hasarlarının da yine bu iki pilotta ve takımda gerçekleşmesi sadece bir tesadüf mü?

Bekleyip görelim.

Pistin Karakteristiği

5.842 metre uzunluğundaki pist, tur bindirmelere az sahne olacağı için olumlu. Pist, Kanada’nın ve Çin’in karması diyebiliriz. “Stop and go” özelliğiyle Kanada’ya benziyor. Viraj yapısı konusunda da bu pistin özellikle son sektörü, Çin’in ilk sektörü gibi diyebiliriz. 10–11–12’nci virajlar, neredeyse Çin’in 1–2–3’ncü viraj kombinasyonu ile aynı.

Pistte kaçış alanları oldukça fazla. Yapılan hatalar, duvara çarparak cezalandırılmıyor. Veya pilotları cezalandıracak kaygan çim alanlar ve çakıl havuzları yok. Bu hafta sonu pist limitleri konusunun çok tartışılacağını düşünüyorum. İlginç kerb’lerle arabaların pistin dışını kullanmaları engellenecektir.

Pist, toplam 15 tane viraja sahip. Bunlardan altı tanesi sol, dokuz tanesi sağ viraj. Yavaş, orta hızlı ve hızlı virajların dağılımı dengeli. İlk iki sektörde uzun düzlükler, son sektörde ise sadece virajlar var.

Özellikle yavaş virajlar olan beşinci virajın ve on beşinci virajın çıkışında çekiş önemli. Çünkü her virajın çıkışında yakalanan çekiş, düzlüklerin sonundaki son hıza etki ediyor.

Virajların yapısı, her iki taraftaki ön lastiğin de çok zorlayacak nitelikte. Ancak lastiklere yük bindiren virajlar ağırlıklı olarak sağ virajlar. Özellikle de birbiri ardına sıralanmış onuncu ve on birinci virajlar. 300 km/sa ile dönülen onuncu viraj ve hemen akabinde sert frenleme ile girilen uzun on birinci viraj, sol lastikleri çok zorlayacak. Dolayısıyla sol ön lastiğin ve sol arka lastiğin daha çok aşınmasını bekleyebiliriz.

İlk iki sektörde lastiklerini çok zorlayan pilotlar, üçüncü sektörde bunun bedelini büyük zaman kayıplarıyla öderler. Aşırı ısınan sol lastikler bu sektördeki yol tutuşu olumsuz etkileyecektir.

Pistin tam gaz geçilme oranı %73. Dört noktada 300 km/sa hızın üzerine çıkılıyor. 2019 yılındaki yarışta, en yüksek hız 342 km/sa idi. Hızların bu kadar yüksek olmasının nedeni uzun düzlükler. Özellikle arka düzlük, pistin eski formatında 1.853 metre gibi inanılmaz bir uzunluğa sahipti. 2018 yılından itibaren, yani yarışların yeniden düzenlenmeye başladığı, pistin yeni versiyonunda ise, bu düzlük bir şikanla ikiye bölündü. Şikan öncesi 1.053 metre, sonrası ise 800 metre olacak şekilde yeniden düzenlendi. Bu şekilde arabaların hızları biraz kesilmiş oldu. Yoksa bu piste özel, belki Monza’dan bile küçük kanatlar görmemiz mümkün olacaktı.

Uzun arka düzlüğe, 800 metrelik uzunluğuyla start-finiş düzlüğü, 600 metrelik uzunluğuyla 2’nci viraj ile 3’ncü viraj arasındaki düzlük eşlik ediyor. Yani pist, toplamda 3.200 metre civarında düzlüğe sahiptir diye yorumlayabiliriz.

İki DRS bölgesi var. İlki start düzlüğünde, ikincisi arka düzlükte. Geçiş için en iyi bölgeler de oralar.

Pit yolu oldukça uzun, 420 metre. Pit’e giriş biraz virajlı olduğu için de pit yolundaki hız limiti 60 km/sa ile sınırlandı. Bu nedenle pit stop’lar 30 saniye civarında sürecek. Güvenlik aracı veya sanal güvenlik aracı altında yapılacak bir pit stop, normal zamandaki bir pit’e göre 20 saniye civarında kazanç getirecek. Çok önemli bir kazanç.

Lastikler

Pirelli, 2019’da getirdiği lastikleri; C2, C3 ve C4 hamurları getirdi. Ama 2019 sezonuyla aynı lastikler olmasına rağmen bu hafta sonu lastik kullanımı açısından sürprizlerle karşılaşabiliriz.

Çünkü, zeminin çoğu yeniden asfaltlandı. Bu nedenle zemin kaygan olacaktır, Türkiye GP’si dün gibi aklımızda. Kaygan zeminde lastik yönetimi tecrübe ve beceri gerektirir. Lastiklerini ideal sıcaklık aralığına çıkarmadan onları zorlayan pilotların lastiklerinde bolca “topaklanma” (graining) sorunu ortaya çıkacaktır. Topaklanmada lastiğin yüzeyi virajlardaki kayma nedeniyle yanar ve portakal kabuğu gibi bir yüzey oluşur. Portakal kabuğuna benzeyen yapı da zeminle lastik arasındaki temas yüzeyini ve yol tutuşu azaltır. Viraj hızları azalırken, tur zamanları artar.

İşin bir güzel yanı daha var, pazar günü yağış bekleniyor. Yeni asfaltlı zeminlerde yağış olması durumundaysa buz pateni festivali seyrederiz. Kaygan yüzey ve su birleşince geçen seneki İstanbul benzeri bir yarış ortaya çıkar, çok eğleniriz.

Öte yandan yeni asfaltın pürüzlülüğüyle ilgili karakteristiğini bilmediğimiz için lastik aşınmasını değerlendirmek çok zor. Eski asfaltın yapısına benzer bir asfalt döküldüyse, orta seviyede bir aşınma bekleyebiliriz.

Yarış kuru zeminde olursa, pit yolu uzun olduğu ve pit stop’lar uzun süreceği için pilotlar lastiklerini korumak isteyeceklerdir. Orta seviyede aşınmaya uzun pit süreleri de eklenince, ortaya tek pit stop’lu bir yarış çıkacaktır.

Lastikler konusundaki son nokta şu olabilir: Sıralamalarda ilk iki sektörde lastiklerini aşırı ısıtan pilotlar son sektörde çok büyük zaman kayıpları yaşayarak geride kalabilir.

Ayarlar

Ayar yapmak oldukça zor. Çünkü hem yüksek yere basma kuvveti isteyen bölümler var hem de uzun düzlükler. Bu nedenle, bu tip teknik pistlerde doğru ayar tutturmak oldukça zordur. Bakü seviyesinde yere basma kuvveti ayarı yapmak uygun olur diye düşünüyorum. Ama takımların pek çok farklı arka kanat denediklerini de görebiliriz.

Yeni dökülen asfaltın dalgalı olmadığını varsayarak alçak ve sert süspansiyonlar daha doğru çözüm olacaktır. Kerb’lerin de fazla yüksek olmaması süspansiyon ayarı konusunda takımlara yardımcı olacaktır.

Favoriler

Takımların tamamına yakınının arka kanat testlerindeki güncellemeler nedeniyle arka kanat güncellemeleri getireceklerdir. Görüntüde olmasa bile yapısal olarak yeni arka kanatlar göreceğimizi düşünüyorum. Arka kanatlardaki değişiklik yarışın gidişatına etki edecektir.

Güç dengeleri olarak Mercedes ve Red Bull’un birbirine daha yakın olmalarını bekleyebiliriz. Hatırlarsanız, şehir pistlerinde gündelik araç trafiği nedeniyle zeminin iyice ezildiğinden ve düzleştiğinden bahsetmiştim. O nedenle lastiklerini süratle ısıtan Red Bull ve Ferrari gibi takımlar avantajlıydı.

Burada asfalt, şehir pistlerine göre daha pürüzlü olacağı için lastik ısıtmak ve yol tutuş yakalamak daha kolay. Lastiklerini ısıttığında Mercedes de hızlı bir yarış arabası.

Ayrıca burada şehir pisti gibi 90 derecelik dar virajlar ve piste yakın duvarlar yok. 90 derecelik virajlarda, Mercedes’in uzun dingil mesafesinden kaynaklanan dezavantajı da ortadan kalkacak. Piste yakın duvarların olmaması sayesinde pilotlar, araçlarına uygun yarış çizgilerini seçme konusunda daha özgürler. Bu da Mercedes pilotlarının elini güçlendirecek bir unsur.

Mercedes’in diğer avantajı bu hafta sonundan itibaren uygulanmaya başlanacak yeni arka kanat testleri. Red Bull’un düzlük avantajının bir kısmını bu yarıştan itibaren kaybedeceğine şahit olabiliriz. Bu dezavantajı, hafta sonu takacakları yeni motorla dengelemek istiyorlar. Yeni motor sayesinde, üst motor modlarını daha çok kullanabileceklerini düşünüyorlar. Ne kadar etkili olacağını göreceğiz.

Orta sıralarda dünya normale dönecektir. Fransa’da, pole için mücadele eden bir Ferrari görmeyeceğiz. (Keşke görsek, çok güzel oluyor). Mükemmel bir süspansiyon sistemine sahip olan ve lastiklerini süratle ısıtan Ferrari, sıralamalarda ana rakibi McLaren’ın önünde avantajlı olsa da yarışta daha yakın bir görüntü beklemeliyiz. Uzun, hızlı ve orta hızlı virajlar McLaren’a yardım edecektir. McLaren’ın motor gücü Ferrari’den fazla olduğu için düzlüklerde de avantajlı olacaklardır. Sonuç olarak iki ezeli rakip arasında fark şehir pistleri kadar fazla olmaz. Pilotların günlük formu ve arabaları doğru ayarlarla piste çıkarmak iki takım arasındaki farkı belirleyecektir. Çok az da olsa Ferrari’nin daha hızlı olmasını bekliyorum.

Şehir pistlerinde Alpine’in lastik ısıtma konusundaki zayıflığı ortaya çıktı. Fransa’da da zayıf motor güçleri nedeniyle zorlanmalarını bekliyorum. Virajlı bölümler için iyi bir araba olmakla birlikte düzlük hızlarının düşük olması nedeniyle Aston Martin bir adım önde olabilir. Bunu söyleme nedenim, Aston Martin mühendislerinin son iki şehir pistinde bende uyandırdığı izlenim. Normal koşullarda zayıf olmaları beklenen şehir pistlerinde çok iyi bir performans ortaya koydular. Öyleyse, daha iyi olmalarını beklediğim normal pistlerde iyi olacaklardır.

Alpha Tauri normalde pistin en hızlı üçüncü veya dördüncü arabası. Ama performansları çok dalgalı. O nedenle yorum yapmak çok zor.

Son üç sırayı Alfa Romeo, Williams ve Haas takımları alacaktır.

Bu yazıyla, heyecanlı hafta sonuna biraz ısınalım istedim. İyi seyirler.

Fırat KESKİN

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...