Spor yazarları Konyaspor-Fenerbahçe maçını yorumladı: Kalite farkı ortadaydı...
10 Mayıs 2026, Pazar 08:43Güncelleme Tarihi:
Trendyol Süper Lig'in 33. haftasında Fenerbahçe, Konyaspor'u 3-0 mağlup etti. Deplasmanda kazanan sarı-lacivertli ekip, puanını 73'e yükseltti ve sezon sonuna 1 hafta kala ligi 2. basamakta tamamlamayı garantiledi. Mücadeleyi spor yazarları kaleme aldı.

CEM DİZDAR: EN TUTARLI TAKIM
"Futbolun sürprizler oyunu olduğu bilinir ancak bazı durumlar vardır ki, “Bu kadarı da fazla” dedirtir. Örneğin namağlup Fenerbahçe’nin lig sonuncusu Karagümrük’e kaybetmesi gibi… Dün akşam da Antalyaspor ilk atağında golü bulunca, Galatasaraylılar buna benzer kötü sürprizli bir ilk yarı izledi. Oysa topla oynayan da golü arayan da Sarı-Kırmızılılar’dı. Ancak ikinci devreye tedirgin başlayanlar da yine onlar ve taraftarlarıydı.

'KALİTE FARKI ORTADAYDI'
Fakat iki takım arasındaki kalite farkı da ortadaydı. Devre başında yedikleri gol kadar basit bir gol atarak, skordan önce moral dengesini yeniden sağladılar. Lakin ilk golü atan Soner Dikmen’in 62. dakikadaki serbest vuruşuyla gerilim yeniden yükseldiyse de kısa süre sonra gelen penaltı, Galatasaraylılar’ı geceye yeniden bağladı.

'ORTA YAĞMURLARI'
Geceyi orta yağmuru ve şut denemeleriyle geçiren Galatasaray, maçın sonuna doğru öyle ya da böyle küresel yıldızı Victor Osimhen’le mutlu sona ulaşmayı başardı. Doğrusu, son birkaç sezondur olduğu gibi zaman zaman raydan çıkar gibi görünse de ligin en tutarlı takımı Galatasaray’dı ve üst üste dördüncü kez şampiyon olarak bunun karşılığını aldı. Bu arada bir akşamda ligin hem üstünde hem altında dengeler birkaç kez gidip geldi. Şampiyon belli oldu ama düşecek takımların durumu son haftaya kaldı. Kimi bunu ligin “gücüne” bağlayacaktır ancak ülke futbolunun gerçekleri bu tezi doğrular nitelikte değil maalesef. Bizim lig, ne yazık ki uzun zamandır olduğu gibi hâlâ “bizim lig”…"

ZAFER BÜYÜKAVCI: DAHA DA ÖNEMLİSİ
"Fenerbahçe, şampiyon olur, ligi ikinci bitirir ya da üçüncü olur. Tüm ihtimalleri göz önüne alarak, sizlere maçtan bağımsız bir şeyler yazmak istiyorum. Kulübün önünde çok daha önemli bir gündem var: Seçimli Olağan Genel Kurul. Resmi açıklamalara göre şu ana kadar adaylar Aziz Yıldırım ve Hakan Safi. Sandıktan kim çıkar bilemem, ancak bildiğim şu: Seçilecek ismin önünde yapılması gereken çok iş var.

'EN AZ İKİ SANTRAFOR'
Öncelikle transfer... Mevcut yönetimin bıraktığı enkazı temizlemek kolay değil. Şampiyonluğa oynayan takımı 10 gün içinde santrforsuz bıraktılar. Tedesco’nun ısrarlarına karşın stoper almadılar. Buna rağmen 19-20 civarı yabancı var. Önce temizlik yapılacak sonrasında yeni oyuncular alınacak. Kaleci sorunun var. Ederson’un da hataları çok, ama böylesine önemli bir isimden bu kadar kolay vazgeçmek ne kadar doğru? Bir kesim tarafından yapılan provakosyon, camia içinde kolayca kabul ediliyor ve üzerine katarak köpürtülüyor. Fikrim, kalmasından yana. Her şeye rağmen. Çünkü daha iyisi kim? Fikri olan var mı?! İki santrfor alınmalı en az. Talisca varken hem de! Birisi tartışmaya kapalı, bir çerçeve golcüsü. Yani geleni atacak. İyi zamanlarındaki Icardi gibi. 30 gol attığında gönderilen Valencia gibi. Diğeri ihtiyaç halinde sahaya süreceğiniz bir skorer.
