Fanatik yazarlarının Kayserispor - Beşiktaş maçı yorumları

Şampiyonlar Ligi'nde rekor üstüne rekor kıran Beşiktaş, Süper Lig'e dönüşünde yine puan kaybı yaşadı. Siyah Beyazlılar, deplasmanda Kayserispor ile 1-1 berabere kalırken, Fanatik yazarları da bu karşılaşmayı yorumladı.

11 Aralık 2017, Pazartesi 07:27
- A +
Futbol savurgan olanı sevmez! (Cem Dizdar)

Futbol savurgan olanı sevmez! (Cem Dizdar)

Ligin dibi şimdilik sükunetini korusa da tepesi uzun yıllardır şahit olmadığımız zevkli bir belirsizlik içinde. 8. sıradaki Bursa’dan tepedeki Galatasaray’a kadar her takım sürekli yer değiştirebilecek görünümde. O nedenle dün akşam maç ‘hayati önemde’ydi.

İki takım, zorluk derecesi yüksek eşik maçları geçebilme kapasitelerini test edecekti. İlk yarım saat içinde Beşiktaş oyuna tempo yüklemeksizin, ilki Oğuzhan’ın uzun pasında bir direkt oyunla golü yakaladı, Cenk karşı karşıya pozisyonda atamadı. İkincisinde önde baskıyla topu kapan Quaresma’nın pasında bu kez Oğuzhan aynı biçimde kaçırdı.

Umut’tan ajite itiraz (Cem Dizdar)

Umut’tan ajite itiraz (Cem Dizdar)

Bilinir, futbol savurganlığı sevmez. Kayseri ilk atağında bunu Umut’la Beşiktaş’a hatırlattı!.. Akabinde Kayseri ‘futbolda doğru oyun’ ne demekse hepsini yapmaya başladı. Topu alınca sahayı genişletip, kaptırınca daralttı. Ta ki, defansa yardıma gelen Umut, hemen arkasından topa sızan kendisi gibi marifetli golcü Cenk’i görmeyip penaltıya sebebiyet verene kadar. Bu oyunda böyle şeyler olur ama gol attığındaki coşku kadar takım aleyhine bir davranışında da vakur olmayı becerebilmeli futbolcu.

Hele ki, bu oyunda Umut Bulut kadar farklı takımlarda zaman geçirmiş biriyse. O ‘ajite itiraz’ takıma kendisi de dahil üç sarı karta mal olduysa orada ciddi bir sıkıntı olduğu aşikardır. O kargaşada devre bitimi sarı kart alan Lopes, ikinci devre başında takımını 10 kişi bıraktı. Peki, iyi mi oldu?

Eşik maçlarında takılıyor (Cem Dizdar)

Eşik maçlarında takılıyor (Cem Dizdar)

Ardından oyunu rakip kaleye 30-35 metrede tutmayı başaran Beşiktaş, maçı ele aldı. Ancak biraz da eksik olması nedeniyle iyice gömülen Kayseri’ye karşı şut dışında ciddi opsiyonlar yaratamadı. Böyle bir maçı Akhisar’a karşı da oynamış, kazanamamışlardı. O misal, Tosiç ile Quaresma’nın etkisiz kalan ortaları ya da ceza yayı üzerinde ikili oyun girişimleri de gol için yeterli olmadı.

Evet, ligin finali için daha uzun bir yol var ama bu tip ‘eşik maçları’nı kazanamamanın ne denli kritik önemde olduğu fark edildiğinde iş işten geçmiş olabilir.

Fark var! (Serkan Akcan)

Fark var! (Serkan Akcan)

Medel, Lens, Negredo üstüne bir de Talisca. Leipzig deplasmanında tamamı 11’de oynadı, işi gördü, Kayseri’de döndüler kulübeye genişlik kattılar. Sadece şu 4 oyuncu bile bir takıma seviye atlatacak kalitede. Düşünün bu oyuncuların yedek kaldığı bir takım Beşiktaş. Ama... Aması bol...

Şampiyonlar Ligi’nde oynadığı 3 deplasmanı da kazanan bir takımın ligde bu kadar tökezlemesi normal mi? Değil diyemem ama son 4 haftada 3 tane kopya performansı görünce artık anormal gelmiyor. Akhisar, Malatya ve dün gece Kayseri oyunu dar alana sıkıştırarak Beşiktaş’ı sıradanlaştırdı. Oysa Güneş’in takımı son iki yılda şartlar ne olursa olsun sıradanlaşmayan, sürprizi bol olduğu için şampiyonluğa ulaşmıştı.

Sumudica cesaretlendi (Serkan Akcan)

Sumudica cesaretlendi (Serkan Akcan)

Ligin orta saha seçeneği en zengin takımı Beşiktaş olsa da Tolgay ile Atiba yapışık ikizler gibi üst üste oynadı. Böylelikle Kayserispor maç 11’e 11 sürerken ön alana yayılıp baskıya başladığı her pozisyonda Beşiktaş’ı uzun topa yönlendirdi. Aslında Sumudica’yı cesaretlendiren sahada Talisca’nın değil Oğuzhan’ın oluşuydu.

Pepe’den çıkan uzun toplar Talisca yokken blok arasında eriyor. Sumudica, o yokken varmış gibi oynamak zorunda bıraktı Beşiktaş’ı. Kayseri eksildikten 10 dakika sonra Tolgay, Talisca değişimi ne kadar doğruysa, genişleyen oyunda Negredo’yu almak için 80’i beklemek o kadar yanlıştı.

Hakem koçu şart (Serkan Akcan)

Hakem koçu şart (Serkan Akcan)

Umut Bulut, topu uzaklaştıracakken Cenk ayağını soktu ve darbeyi aldı. Umut’un şanssızlığı ve biraz sakarlığı ama pozisyon oyun kuralları gereği penaltı. O pozisyona itirazdan 3 sarı kart çıktı, biri 49’da ikinciden kırmızıya döndü.

Oyun kurallarını her sezon başı MHK eğitimcileri kulüplere gidip anlatıyorlar. Ama adrenalin bu tip itirazları beraberinde getiriyor. Sanırım kulüplerin hakem koçlarıyla sezon boyunca çalışmalarının vakti geldi. Bu arada penaltı tekrar edilmeliydi. Cenk atışı kullandığında Gökhan Gönül neredeyse Tosun ile aynı hizadaydı.

Kötü oyun... (Erman Özgür)

Kötü oyun... (Erman Özgür)

Beşiktaş, sezonun genelinde yaşadığı ilk golü bulma sıkıntısı ile başladı maça. Topa hakim olduğu ilk 20 dakikada Cenk Tosun ve Oğuzhan’ın rahat pozisyonlarda atamadığı anlar Beşiktaş için kırılma anlarıydı. Kendi sahasında oyunu dar alana çekme konusunda çok başarılı bir takım olan Kayserispor, girdiği ilk pozisyonda da Tosic’in pozisyon hatasında Umut Bulut ile golü buldu.

Maçın sertliğini artırıp özellikle Quaresma’nın önünü çok iyi kapatmalarına rağmen Beşiktaş duran toptan bir kez daha kaçırınca sanki gol için Beşiktaş’ın bireysel bir hataya ihtiyacı olduğu hissedilirken bu hata Umut Bulut’tan geldi. Cenk Tosun’un çabuk davranarak kazandığı penaltı ve attığı gol bu sezon yenik duruma düştüğü hiç bir maçı çeviremeyen Beşiktaş için kabustan uyanmak gibiydi.

Avantaj kullanılamadı (Erman Özgür)

2. yarıya tempo anlamında yüksek başlamasalar da Lopes’in atılmasıyla Kayserispor’un 10 kişi kalması ibreyi Beşiktaş’a çevirdi. Fakat ceza sahası önüne yaslanan Kayserispor’a karşı Quaresma, Babel ve oyuna sonradan giren Talisca’nın etkisiz oyunları Beşiktaş’ın pozisyona girmesini zorlaştırırken çok net olmayan kafa vuruşları kaleci Lung’u zorlayamadı bile.

Sonuçta rotasyon yapmış olmasına rağmen sahada Beşiktaş takımında vasatın üzerinde oynayan bir oyuncu bulmanın zor olduğu maçta yine çok büyük bir avantaj kullanılamadı. Ve ilk kez bir puan kaybı Şampiyonlar Ligi konsantrasyonu üzerinden değil kötü oyun üzerinden okunabilir.

Penaltı kararı hatalı (Deniz Çoban)

Penaltı kararı hatalı (Deniz Çoban)

Penaltının doğru mu, yanlış mı, olduğuyla ilgili tam bir ittifak oluşması mümkün değil. Bu yüzden, hakemi eleştirmek de doğru olmaz. Maç içinde bu pozisyonu gören her hakem, bu düdüğü çalar. Ancak ben penaltı diyenlere saygı duymakla birlikte, pozisyonun penaltı olmadığını düşünüyorum.

Fikrim şu: Top tamamıyla Umut’un kontrolünde ve oynama mesafesinde iken, topa ayağını savuruyor. Cenk ise kontrolünde ve oynama mesafesinde olmayan topa müdahale için Umut’un savrulan ayağıyla topun arasına ayağını koyuyor. Doğal olarak da bu görüntü oluşuyor. Penaltı verilmemesi daha doğru olurdu diye düşünüyorum.

Lopes’in kartı... (Deniz Çoban)

Lopes’in kartı... (Deniz Çoban)

49. dakikadaki Lopes’in gördüğü kırmızı kart ise hatalıydı. Lopes’in bu pozisyonda sarı kart görmesi için ya umut vaat eden atağı önlemesi ya da sportmence olmayan şekilde oynaması gerekir. Burada umut vaat eden ataktan bahsedemezsiniz. Çünkü top Babel’in kontrolünde değil. Sportmenliğe aykırı bir hareket hiç değil. Futbol oyununun içinde olan normal bir faul.

Kadro değişmeliydi (Yemen Ekşioğlu)

Kadro değişmeliydi (Yemen Ekşioğlu)

Oyunun 49. dakikası sağ bekleri Tiago Lopes’in gördüğü kırmızı karttan sonra Şenol Güneş’in hemen kadroyu değiştirmesi lazımdı. Üstüne tek forvetle gelen rakibine karşı, 4 kişi defansta beklemenin alakası ne! Bazen Gökhan Gönül’ü değiştireceksin, hemen o değişikliği yapmalı. Talisca’yı veya Negredo’yu hatta ikisini de sahaya sürmeliydi. Son 10 dakika sahaya sürdüğü oyuncular şekil ‘a’da görüldüğü gibi sana hiç ama hiçbir şey vermezler.

Oyunun başından itibaren son 20 dakika hariç Oğuzhan ve Tolgay’dan birinin mutlaka Cenk’e yakın olmalıydı. Beşiktaş aradığı pozisyonları buldu. 16. dakikada Oğuzhan, kale önünde topu dışarıya atıyor. Maç mı seçiyorlar? Nerede Galatasaray maçı, nerede Şampiyonlar Ligi maçı? Gerçi bu maçı bir iş kazası olarak görelim. İnşallah bir daha böyle hatalar olmaz.

Hakkın yok! (Yemen Ekşioğlu)

Hakkın yok! (Yemen Ekşioğlu)

Herkes topunu oynamaya bakıyor. Nitekim Beşiktaş’ın başarısının altında yatan gerçekte bu. Dönüyoruz Kayseri’ye ya rakip Beşiktaş’ı indiriyor yada kendi iniyor. Bu dünkü maçta açıkça görüldü. Şenol hoca şunu bilmeli eğer rakip 9 kişiyse üstüne gitmiyorsan Cenk’i o kalabalık defansa mahkum etmeye hakkın yok. Sonra biz haklı haksız eleştiriler yapıyoruz. Cenk’e de yazık ama asıl yazık olan Beşiktaş’a oluyor.

Ne anlamı var... (Yemen Ekşioğlu)

Ne anlamı var... (Yemen Ekşioğlu)

U21 maçları... Kayseri’nin öğlen ayazında bu çocukları 3-5 kişinin izlediği stattan 10 km. dışarıda oynatmanın ne anlamı var. Hala alt yapı konuşuyoruz. Neyse Beşiktaş’ın 1-0 kazandığı müsabakada Mustafa güzel bir gol atıp, Gani, Serkan ve Bulut iyi oyunculardı. Ancak Kayseri maçındaki 18 kişilik kadroda Umut’u niye burada oynatmıyorsunuz, maç tecrübesi artar

Avrupa’da var, ligde yok (Orhan Yıldırım)

Avrupa’da var, ligde yok (Orhan Yıldırım)

Yıllardır Kayseri’ye gelip, gideriz. Sudan ucuza bilet fiyatlarına rağmen ‘boş’ tribünler. Çekirdek yemekle meşgül olup yapılmayan tezahüratlardan başka bir şey görmezdik. Dün ise bambaşka bir atmosfer vardı. Dolu stat. Takımlarına tam destek. Ancak sürekli ağır küfür yaparak tüm bu güzel değişimi bir kalemde silip attılar. Yazık!.. Beşiktaş’ın bu maçta puan kaybının mazereti olamaz.

İlk 11’den tam 9 oyuncu Leipzig önünde oynamayıp dinlenmişti. Buna rağmen galibiyetin morali vardı. Güneş’in ekibi bir türlü istediğini sahaya koyamadı. Beşiktaş maç boyunca 5-6 tane net pozisyon buldu. İkinci yarı bir eksik oynayan Kayseri duvarını aşamadı. Hiç hesapta olmayan bu kayıp Kartal’ı zirve yarışında bir hayli sarstı.

İlk 11’den tam 9 oyuncu Leipzig önünde oynamayıp dinlenmişti. Buna rağmen galibiyetin morali vardı. Güneş’in ekibi bir türlü istediğini sahaya koyamadı. Beşiktaş maç boyunca 5-6 tane net pozisyon buldu. İkinci yarı bir eksik oynayan Kayseri duvarını aşamadı. Hiç hesapta olmayan bu kayıp Kartal’ı zirve yarışında bir hayli sarstı.

Tartışmalı tercihler (Orhan Yıldırım)

Tartışmalı tercihler (Orhan Yıldırım)

Önce şunu sorgulamak gerekir; Kayseri’de; kalede Tolga, olsa o golü yer miydi.. Bitmedi; forvet arkası Talisca oynasa, Oğuzhan’ın bomboş pozisyonunda dışarı attığı topu gol yapmaz mıydı. Elbette bunlar varsayım. Ancak yine de, Güneş’in kadro seçimi her türlü tartışmaya açıktı.

Kartal ilk yarıda Cenk (2) ve Oğuzhan ile net üç pozisyonu değerlendiremedi. Hal böyle olunca da, atamayana atarlar kuralı devreye girdi. 31’de Kucher’in Gökhan’dan söküp ortaladığı topu kale ve savunma seyretti. Umut hayatının en kolayı golünü boş kaleye attı: 1-0.

İnancın zaferi (Orhan Yıldırım)

İnancın zaferi (Orhan Yıldırım)

Kartal geri düştükten sonra inatla mücadele etti. Orta alanda Atiba tek başına yırtınıp durdu. Arkadan da yeterli destek gelmeyince; oyun sete döndü. Uzatma dakikası içinde Umut, Cenk’i indirdi. Hakem tereddütsüz penaltı noktasını gösterdi. Kaleci ve topu ayrı köşelere gönderen Cenk devrenin skorunu belirledi: 1-1.

Gonzalo etkisi (Orhan Yıldırım)

Gonzalo etkisi (Orhan Yıldırım)

Kartal ikinci yarıya baskılı başlayıp oyunu tamamen karşı kaleye yığdı. Daha beş dakika olmadan Lopes de atılınca, maç koptu beklentisi doğdu. Rumen teknik adam Sumudica, Gonzalo’yu oyuna aldı. Bu futbolcu inanılmaz performans gösterip, adeta iki kişilik oynadı. Güneş’in; Talisca ve Negredo hamleleri baskıyı artırsa da girilen pozisyonlardan gol çıkmadı. Her geçen dakika sonrası geciken gol stres yarattı.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.