MENÜ

Burcu Güzel: Espor yayınlarındaki en büyük şansımız izleyicilerimizle olan iletişimimiz

Riot Games Türkiye & Ortadoğu Operasyon ve Prodüksiyondan Sorumlu Espor Müdürü Burcu Güzel, FANATİK'e konuştu. Güzel esporun geleceğine dair çok önemli açıklamalarda bulunurken, "Espor yayınlarındaki en büyük şansımız izleyicilerimizle olan iletişimimiz ve bunun önemli parçalarından biri de chat. Bu gerçekten hiç bir spor dalında olmayan eşsiz bir deneyim." ifadelerini kullandı.

13 Nisan 2021, Salı 00:51 Son Güncelleme:
- A +
Burcu Güzel: Espor yayınlarındaki en büyük şansımız izleyicilerimizle olan iletişimimiz

Espor dünyasının en önemli geliştiricilerinden biri olan ve ülkemizde League of Legends ligi ile milyonları ekranlara kilitleyen Riot Games FANATİK'in konuğu oldu. 17 Nisan’da gerçekleşecek Vodafone Şampiyonluk Ligi Kış Mevsimi Finalleri öncesi önemli açıklamalarda bulunan Riot Games Türkiye & Ortadoğu Operasyon ve Prodüksiyondan Sorumlu Espor Müdürü Burcu Güzel, sorularımızı en içten şekilde yanıtladı. 

İşte o çok özel röportaj:

'Esporun büyüsünü daha önce hiç olmadığı kadar çok hissettim'

Öncelikle sizleri yakından tanımak isteriz. Burcu Güzel kimdir ve espor dünyası ile tanışma hikayeniz nasıl gelişti?

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldum. 17 sene boyunca bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren çeşitli şirketlerde yazılım ve proje yönetimi alanlarında görev aldım. Riot Games’e 2016 senesinde Development Manager pozisyonu ile başladım. 2018 Ülker Arena’da gerçekleşen TBF’nin proje sahibi olarak tüm koordinasyonunu üstlendim. Hem planlama hem de uygulama aşamasında esporun büyüsünü daha önce hiç olmadığı kadar çok hissettim. Özellikle etkinlik günü Ülker Arena’yı dolduran binlerce oyuncunun ortaya çıkardığımız işe verdikleri tepki ve heyecan karşısında ‘’Bu dünyayı daha da heyecan verici, kusursuz yapabilmek ve izleyiciye unutamayacakları anlat yaşatmak için espora daha fazla hizmet etmeliyim’’ diye düşünmeye başladım. 2020 Mart ayından beri de ‘’Espor Müdürü – Operasyon ve Prodüksiyon TR&ME’’ pozisyonunda, TCL / AL için lig, yayın, sahne, prodüksiyon yönetimi alanlarında görev yapıyorum.

'Dijital oyunlara ve espora olan ilgi de arttı'

Espor dünyasına ailelerin bakış açısı sizce nasıl? Ailelerin desteği ile espor dünyasında yerini alan yetenekli esporcular sizce nasıl gelişim gösteriyorlar?

Pandemi sürecinde tüm dünyada insanlar evde çok daha fazla zaman geçirdiği için dijital oyunlara ve espora olan ilgi de arttı. Sporcular kendilerini geliştirme noktasında yoğun antrenman takvimleri ile ciddi emek sarf ediyor. Sektörün gelişmesi, espordaki kariyer fırsatlarının ön plana çıkmasını sağlıyor. Ailelerin bakış açısı ve destekleriyle birlikte de her geçen gün olumlu yönde ilerliyor. Türkiye’de gerçekten çok fazla yetenekli oyuncu var. Bunların bir kısmını takımlarda yer aldıkları için tanıyor, izliyor ve destekliyoruz. Tanıma fırsatı bulamadığımız bir kısım oyuncu da çeşitli sebeplerden ötürü yeteneklerini lig aşamasına taşıyamıyor. Bu noktada Riot Games olarak yıllardır espordaki kariyer fırsatlarını öne çıkaracak ve geliştirecek yenilikler sunmaya çalışıyoruz. Yeni oyunlarımızla ve partnerlerimizle birlikte de espora ve oyunculara katkıda bulunmaya devam edeceğiz.

'Her seferinde daha iyi bir izleme deneyimi yaratabilmek için çalışıyoruz'

Espordaki profesyonel lig sisteminde sporcuların zorlu hazırlık süreçleri hakıkında bizi biraz bilgilendirir misiniz? Sporcuların gözünden bir gününü bizimle paylaşabilir misiniz?

Riot Games olarak, tüm bir yıl boyunca süren Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi’nde oyuncularımıza adil bir lig, espor tutkunu izleyicilerimize ise her seferinde daha iyi bir izleme deneyimi yaratabilmek için çalışıyoruz.

Bu noktada espor takımları da olağanüstü gayretler ve hazırlık süreçleri ile taraftarlarının izlenme deneyimini eşsiz bir hale getirmek için inanılmaz bir çaba sarf ediyor.

Esporcuların profesyonel hayatlarında mental olarak çok daha bilinçli, kontrollü ve sağlam olmaları gerektiği bir gerçek. Profesyonel espor takımlarının oldukça yoğun antrenman takvimleri oluyor. 24 saatlik zaman dilimi içerisinde bir sporcu ortalama 8–9 saat antrenman yapıyor. Özellikle büyük final süreçlerinde takımlar, antrenman sürelerini verimli kullanabilmek için oyuncuların sağlık durumlarını büyük bir titizlikle inceleyip, yaşam şekillerini yoğun takvimlerine göre düzenliyorlar.



Espor zaten gelişmekte olan bir alandı ve pandemi bu süreci daha da hızlandırdı. Siz bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Riot Games olarak değişimlere hızla adapte olabilen ve yeniliklere imza atabilen bir yapıya sahibiz. Bu kapsamda yılın en büyük espor etkinliği olan Türkiye Büyük Finali’ni(TBF) geçtiğimiz sene, etkinliğe özel olarak tasarlanan dijital bir evrende, Demacia Arena’da gerçekleştirerek bir ilke daha imza atmıştık. Bu yıl da Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi Kış Mevsimi Finali’ni yine seyircisiz ancak oyuncularımızı sahneye taşıyarak gerçekleştireceğiz.

Espor coşkusunu binlerce oyuncumuzla birlikte arenalarda yaşamayı biz de çok özledik. Ancak milyonlarca oyuncunun ekran başında bir araya gelebilme ve chat’te aynı coşkuyu paylaşabilme imkanı var. Espor yayınlarındaki en büyük şansımız izleyicilerimizle olan iletişimimiz ve bunun önemli parçalarından biri de chat. Bu gerçekten hiç bir spor dalında olmayan eşsiz bir deneyim. 

Özellikle bu süreçte daha önceden esporun sıkı takipçisi olmayan gençlerin de ekran başında bu deneyimi yaşadığını gördük.

'Türkiye genç nüfusu ile birlikte çok ciddi bir sporcu potansiyeline sahip'

Espor alanında oldukça başarılı sporcularımız var. Ülkemizi uluslararası arenalarda temsil eden başarılı esporcular hakkında okurlarımızı biraz bilgilendirebilir misiniz?

Türkiye genç nüfusu ile birlikte çok ciddi bir sporcu potansiyeline sahip. Yıllar içerisinde bir çok oyuncumuzun yurtdışına transferi gerçekleşti. İrfan “Armut” Tükek, Can ‘’Closer’’ Çelik, Sergen ‘’Broken Blade’’ Çelik, Fatih “Luger” Güven, Ersin ‘’Blue’’ Gören gibi başarılı Türk esporcular Mad Lions, 100 Thieves, Schalke, SK gibi dünyaca ünlü takımlara transfer oldu. Yalnızca oyuncularımızın başarıları değil Türk koçları da artık yurtdışındaki takımlara transfer olmaya başladı. Türk koç Serdar “Pades” Padeş Brezilya Ligi’nde Flamengo Esports’ta, Ahmet ‘’Nova’’ Yılmaz da paiN Gaming’de ülkemizi temsil ediyor. Kısacası Türkiye olarak potansiyelimiz yüksek bizler de Riot Games olarak bu potansiyel başarıların ortaya çıkabilmesi için elimizden geleni yapıyoruz.

'Riot Games Türkiye’ye ilk geldiği dönemde espor amatör düzeydeydi'

League Of Legends ile başlayan espor macerası nasıl başladı ve sizce nereye doğru gidiyor. Bu işin geleceğini bize anlatır mısınız?

Riot Games Türkiye’ye ilk geldiği dönemde espor amatör düzeydeydi. 2015 yılı itibariyle kurulan profesyonel lig yani Şampiyonluk Ligi ile birlikte espor ekosistemine büyük markalar ve kulüpler de dahil oldu. Yıllardır süregelen geliştirmelerle birlikte de bugün geldiğimiz noktada Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi arkasında kocaman bir ekip ve milyonlarca izleyiciyi bulunduran profesyonel bir yapı haline geldi. League Of Legends esporunda yakaladığımız başarıyı Türkiye’deki espor ve oyun tutkunu gençlerin desteği ile birlikte VALORANT’a da taşımayı başardık. VALORANT’ın ilk espor etkinliği First Strike ile başlayan bu başarı bugün VALORANT Champions Tour ile devam ediyor. VALORANT’ın ülkemizdeki potansiyeli gerçekten çok yüksek. VALORANT esporundaki izlenme rakamları bu kadar yeni bir oyun için inanılmaz heyecan verici düzeyde ilerliyor ve açıkçası hala tam ve gerçek potansiyeline ulaşmadığını düşünüyorum. Bu yüzden önümüzde bu potansiyeli ortaya çıkarabileceğimiz çok uzun bir zaman olduğuna ve VALORANT ile de bu deneyimin bambaşka bir boyuta ulaşacağına inanıyorum.

Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi’nde ise bu sezon da yine unutulmayacak maçlar izleyeceğimiz bir Kış Mevsimi Finali bizleri bekliyor. Kış Mevsimi süresince oldukça değerli ve başarılı oyuncuları izledik ve destekledik. Şimdi ise finale adını yazdırmayı başarmış takımların sahnedeki inanılmaz mücadelesine şahit olacağız.



Espor aslında görünen isimlerin yanı sıra bu organizasyonu izleyicilerle buluşturan dev bir ekip sayesinde meydana geliyor. Bu konuyla ilgili yazılımından tutun, yayıncılarına, sporculara, teknik destek ekibine kadar birçok daldan bahsedebiliriz. Bu süreçten bize bahseder misiniz biraz?

Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi her mevsimi sadece lig aşaması 9 haftadan uzun süren ve yıl boyunca devam eden uzun bir serüven. Arkasında kocaman bir ekip olan bu serüvende oyuncularımıza en iyi deneyimi yaşatabilmek için sürekli içerikler, takımlar için en adil oyun ve daha iyi bir izlenme deneyimi için ciddi emek sarfediyoruz. Öncelikle bu ekibin bir parçası olduğum için gerçekten mutlu olduğumu söylemek isterim. VFŞLde arka plandaki hakemlerimiz, stüdyoda reji, ışık, sesten sorumlu arkadaşlarımız, tasarımcılarımız inanılmaz bir tempoda çalışıyor. Tüm bu ekibin gösterdiği çaba izleyicilerimizle ortak bir noktada buluşuyor. Hepimiz espora olan tutkumuzu ortaya koyuyoruz. Bizler işin arka planında çalışırken oyuncularımız ve izleyicilerimiz de yayınlarımıza ve içeriklerimize gösterdikleri ilgi ve izlenme ile esporu her gün bir adım daha ileri taşıyorlar. Bu kadar büyük ve geniş çaplı bir organizasyonda en iyisi için çabalarken elimizde olmayan sebeplerden ötürü hatalarımız ve iyileştiremediğimiz şeyler de oluyor tabi ki. Ama bunu mümkün olduğunca hafif atlatmak, izleyicilerimize ve oyuncularımıza yansımasını minimumda tutmak için gayret ediyoruz.

'Espor yeni bir devrin başlangıcını temsil ediyor'

Son olarak espor dünyasına ilişkin olarak bizim vasıtamızla ne mesaj vermek istersiniz?

Espor ekosisteminin potansiyeli bütün dünya tarafından kabul edilmiş durumda. Rekabetin, heyecanın, ilklerin devamı, tum ekosistem icin, oyuncular ve profesyoneller icin gelecegi cok parlak. Biz de rekabeti ve yaşanacak anları güzellestirmek icin elimizden geleni yapmaya devam edecegiz...Ancak konu yalnız bununla sınırlı değil. Espor bence yeni bir devrin başlangıcını temsil ediyor, sosyal medyanın da hayatımızda bu kadar büyük yer alması sporu ve spor yönetimlerini de daha keskin bir şeffaflığa itiyor. Karşımızda sınırsız potansiyel ve yepyeni, daha güçlü değerlerle gelen bir jenerasyon var ve biz esporu bu jenerasyonla birlikte, onların değerleriyle büyütüyoruz. İlerleyen yıllarda esporun yalnızca kendi çevresini değil, bütün spor kültürünü olumlu yönde etkileyeceğine inanıyorum.

Mehmet Caner Kolağasıgil / fanatik.com.tr ÖZEL

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...