Aykut Kocaman: Şampiyonluk ilk kez bu kadar yakın

Konyaspor Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Antalya kampındaki ilk özel röportajını FANATİK'e verdi ve Konyaspor’da büyük bir coşkuyla başlayan yeni dönemden girdik, yabancı kuralının etkilerinden VAR Sistemi’nin götürdüklerine kadar birçok konuda açıklamalar yaptı.

10 Ocak 2019, Perşembe 05:56
- A +
Aykut Kocaman: Şampiyonluk ilk kez bu kadar yakın

Aykut Kocaman... 2018’in en fazla puan ortalamasına sahip, en çok gol atan teknik direktörü olduğu kadar en çok konuşulan ismiydi aynı zamanda.

Fenerbahçe’nin başında son ana kadar kovalanan şampiyonluk, Ali Koç’un başkan olmasıyla birlikte yaşanan ayrılık süreci ve son olarak Sarı-Lacivertli takımda yardımcılarının yaşadığı kriz... Bu konulara zaten daha önce birçok kez cevap verdi deneyimli hoca. ‘Ekibime her konuda kefilim’ dedi ve tartışmaları bitirdi. Ötesini kurcalamak, skandal çıkarmak değil, güzide bir Anadolu takımını özne yaparak, ‘Türk futbolunda neler, nasıl düzeltilebilir?’ sorusunun cevabını aramak için buluştuk Antalya’da.

Baştan söyleyelim Fenerbahçe’nin F’sini bile konuşmadık. Konyaspor’da büyük bir coşkuyla başlayan yeni dönemden girdik, yabancı kuralının etkilerinden VAR Sistemi’nin götürdüklerine kadar her şeyi masaya yatırdık. Ortaya son derece keyifli bir futbol sohbeti çıktı. O zaman sözü uzatmayalım, Aykut Kocaman’a bırakalım. 

‘Dönüşümüzü sağlayan uğurlama oldu’

“Bu seviyeye gelebileceğini belki Konyaspor da ben de hesaplamıyordum. Bu kadar güçlü bir bağ açıkçası ne Konyalılar da ne bende vardı. Profesyonel olarak çalışacağımız bir yer olarak görünüyordu. Ancak geçen dönemin kendi içindeki sıkıntılarının coşkuyla sonlanması bunda etkili oldu. Kulüpçüyüz biz. Kulüplerin sağlam temeli olursa biz daha iyi koşulda çalışırız. Konyalılar da bunu anladı. Bizi anlayan bir yere bağlılığımız da arttı. Bu sevgiyi büyüteceğiz. Uğurlama zaten sıradışıydı. Ayrılıkları doğru yapamıyoruz, temel bir problem bu ama dönüşümüzü kolaylaştıran en önemli faktör uğurlamaydı. Duygusal olarak bizi bizden aldı bu. Konya eski bir şehir, büyük bir başkent. Futbolda başarılı olmayı istiyor. Başarılı olup oralarda kalmayı istiyor. Biz de tüm tecrübemizle buna katkı vermeye çalışacağız. Umarım bizi bu kadar değerli kılan insanlara mahçup olmayız.” 

Robinho, belirleyici olacak’

“Bir futbolsever olarak değerlendirirsem; Başakşehir’e geçen sezon Arda takviyesi yapıldı. Ülkenin en kariyerli oyuncularından biri. Zaten zirvedelerdi ve yürüyen bir takımdı. Olabilecek en iyi takviyeydi. Ancak beklenen etkiyi yaratmadı. Şimdi yine benzer bir hamle yapıldı. Geçen seneye göre avantaj Başakşehir’in lehine. Kağıt üzerinde Arda gibi gücü artıracak bir hamle. Bunun neler getireceği önemli. Arkadaki takımların, Galatasaray ve Beşiktaş’ın hamleleri ne kadar tedirgin eder onları o da belirsiz. Trabzonspor için ise ‘nereye kadar?’ sorusunun cevabı tam oluşmuyor şu anda. Genel olarak yüzde 51 Başakşehir’in kontrolünde geçecek bir lig gibi olacak.”

‘Altyapı israf değil tasarruf’

“Hem altyapıdan oyuncu yetişsin, hem pilot takım olsun, hem yıldızlar gelsin hem başarı gelsin. Var mı böyle bir dünya... Mesela geçmişe bakıldığında Ömer Ali, Selim Ay, Abdülkerim... Transfer yasağı olan dönemlerde şans buldular ve geldiler. Bunu politika haline getirirseniz takımda 10 tane en azından olacak demek ki... Real Madrid, Barcelona yapıyor bunu. Takımlarında 10’ar tane altyapı oyuncusu var. Daha ötesi var mı! Buralara yapılan yatırımın israf değil tasarruf olduğunu görünce kurtuluruz.”

‘Eşik atlamak yıkıma dönmemeli’

“Avrupa’ya gitmek şehir takımları için eşik atlamak sanılıyor. Ancak atlanıldığı sanılan bu eşik varolandan da kötüye götürebiliyor sizi, bu hiç hesaplanmıyor. Eşik atlama hali biriktirmekten geçer. Heves olarak kalırsa yıkıma döner. Şampiyonlukta da aynısı. Hazır olmadan, kaos içinden gelen şampiyonluk hocaya ve birkaç oyuncuya yarar. Şehir ve kulüp için ise yıkıma doğru gider. Bu yüzden Konyaspor olarak amacımız ikisini bir anda götürme geleneğine sahip olabilen bir takım oluşturabilmek.”

‘Yabancı kuralı sadece transferi artırdı’

“14 yabancı kuralı gelirken düşünülen şeylerin hiçbiri olmadı. Süslenmiş bir şey vardı ortada. Ancak konulan kriterler yerine getirilmedi. Hatta hemen kaldırıldı. Kulüpler kazan kaldırdı hemen. 4. senesi bu yabancı kuralının. Defalarca bunu sordum; TFF bu konuda çalışma yaptı mı? 1 yabancıdan 14’e kadar geldik. Ne gibi sonuçlar aldık. Bunun çalışması yapıldı mı? Biz konuşuyoruz ama bunun araştırmalarla kesinleştirilmesi gerekiyor. Ne biriktirdik! Karnımdan konuşuyorum, çünkü elimizde bir şey yok. Transfer yapma olağanımızı artırmaktan başka bir şeye yaramadı bu kural.”  

‘Şampiyonluk fırsatı doğdu’

“1959’dan bu yana oynanan Süper Lig’de yeni bir şampiyonun çıkma ihtimalinin en güçlü olduğu dönemi yaşıyoruz. İki nedeni var bunun. Büyük takımların içinde bulunduğu mali kriz etkili. Bununla beraber 14 yabancı sayısını doğru kullanabilenler daha dengeli takımlar ortaya çıkardı ve iddialı hale geldiler. 6. şampiyonun çıkmasına en yakın dönem. Bu sene de Başakşehir özelinde çok olası bu. Mali problemler kolay çözülmüyor. Ayrıca borçları yaratan zihniyetin de ne kadar değişeceği merak konusu. Dolayısıyla bu süreç Konyaspor için de bir fırsat sunuyor. Biz bunu ne kadar değerlendireceğiz bakacağız.”

‘İkinci olma şansımız var’

“Bu sene ilk 2 takımdan bir tanesi yüzde 90’ın üzerinde Başakşehir olacak. Ki bu şampiyonluk da olabilir, çok yakınlar bu kez. Büyük takımlardan bir tanesi çok ciddi bir çıkış yakalar ve Başakşehir kırılma yaşarsa elbet değişebilir de ama şu anlık durum bu. Şampiyonun altındaki 2. takım, 8. de olabilir. 8. takım 2. de olabilir. Yani bizim de Konyaspor olarak sezonu ikinci sırada bitirme şansımız görünüyor. Olumlu tarafı bu ama puanlar çok yakın. Yani kötüye de dönebilir. Biz tüm bunları göze alarak buralarda Avrupa’yı aramak istiyoruz. Takım için, şehir için bu eşik gerekiyor. Olursa direkt gruplara gitmek harika. İki kez Konyaspor bunun avantajını kullandı. Takım hırpalanmadan başlıyor. İki senelik bir birikim var. Oyuncu grubu biraz daha hedefi yükseltebilir ve grup aşamasından çıkmayı düşünebileceğimiz bir ortam oluşturabiliriz.” 

‘Yeminli karşı tarafı Allah’a havale ettim!’

"Orkun Yazgan’ın iletişim konusunda desteğini alıyorum. Yapısal olarak bazı şeylerden uzak kalıyorum. İletişimin geldiği noktada bu mesleği yapıp bundan ayrı kalmak aşırı meydan okuma olur. Sosyal medyam yok, acaba ne yapabilirim diye düşünmeye başlamadım değil. Ancak şunu söyleyeyim. Beni anlamayanlara lafım olmaz, kendime suç bulurum. Anlaması gerekip de anlamak istemeyenler vahim. Yeminli karşı taraf denir buna. Medyanın içindeki insanlar da var bunun içinde. Artık Allah’a havale ettim onları. Bu haller beni üzüyor. Bu mesleğin bir mensubu olarak bu beni üzüyor. Bu biraz patolojik bir hal. Bu insanlar ülke sporunu aşağı çekiyorlar.” 

‘Kendini ağa sananlar umrumda bile değil’

“Biz çok büyük paralar kazanıyoruz. İnsanlar sözlerimize değer veriyorlar. Böyle bir lütuf var. Para ve şöhret var. Sorgulanacağız tabii ki. Onların sorduklarını anlatmaya çalışacağız. Ancak boyut değişince umrumda değil kimse. Ben her basın toplantısında muhabirleri dikkatle dinledim ve cevap verdim. Öbür tarafta medyada kendini ağa gibi görenler umrumda bile değil. Boşa kürek çekerler. Önce insanız.” 

Kocaman, yazarımız Tunç Kayacı, muhabirimiz Mehmet Ali Sabuncu ve editörümüz Ömer Necati Albayrak’ın sorularını yanıtladı. 

‘VAR Sistemi duyguyu öldürdü’

“VAR Sistemine asla karşı değilim. 10 tane bariz hatanın 8-9 tanesini ortadan kaldırıyor bu. Ancak 8-9 hatayı ortadan kaldıran sistem 1 hatadan dolayı eskisinden daha çok konuşulacak. Üzücü olan bu. Aslında 8-9 hatanın kaldırılması ne kadar güzel. Bunun en net örneğini Galatasaray- Konya maçında gördük işte. Neredeyse federasyon dieğişiyordu. Yani önemli olan VAR’a bakış açısı. Diğer yanda gol sevinçlerindeki doğallık, duygu ortadan kalkıyor. Sevinemiyorsun. O anın yarattığı coşku kayboluyor. Bunu nasıl düzeltecekler bilmiyorum. Açıkçası üzerinde çalışılacak en önemli konu da bu.

‘Futboldan gelenlere fırsat verilmedi’

“Futbolun içinden gelenlerin yönetimlerde söz sahibi olması gerekir. Ancak bu yaptırılmadı. Futbol ülkede 60 yıldır yönlendirici konumda. Fakat yönetme erkini ellerinde bulunduranlar futbolcuları içine sokmadı bunun. Siyaset veya iş dünyası buna izin vermedi. Girebilenler oldu ama barınamadılar veya göstermelik olarak orada durdular. Önümüzdeki dönemde futboldan gelenlerin yönetimlerde yer alması elbette daha iyi olacaktır.” 

‘Sahalara kriter mutlaka gelmeli’

“Oyuncu alınıyor, 5 milyon TL veriliyor. Aynı oyuncuyu oynatmak için çimi ölmüş sahalarda idman yaptırıyoruz. Antrenman kalitesi düşüyor, sakatlanma riski artıyor, gelişim duruyor. Sonra transfer yaptık, başarı gelmedi deniyor. İyi oyun iyi sahada oynanır. Harcamalar buna yönelmeli. Tempoyu yaratan en önemli şey zemindir. TFF’nin saha üzerinden kriterler koyması gerekiyor. Oyunun akışkan hale gelmesi buradan geçiyor. Büyük oyunculara yatırım yaparken önce onlara doğru ortamı sağlamak gerekiyor.”

Hoca Aykut Kocaman’ın bir günü nasıl geçiyor?

“Teknik adam olarak günün birinci bölümünü kendime ayırıyorum. Yani öğlene kadarki kısmı bu. Kitap okuma, yürüyüş, spor... Sonrasında antrenmanlara dönüyoruz. Düzenlenen antrenmanlarla geçiyor. Sonrasında takım nereye gidiyor sorusunun cevabını aradığımız antrenman hazırlığı oluyor. Akabinde bu antrenmanlarda neler oldu, sağlık raporları neler gibi benzerlerini konuşuyoruz. Akşamları ise bizim için en değerli yer başlıyor. Oynanan maçın ayrıntılı analizi. Bu çok uzun sürüyor. Ailem dışındaki tüm sürecim yüzde 90 futbolun etrafında dönüyor. Bu benim severek yaptığım bir iş. Dünyada neler oluyor? Buna da vakit ayırıyorum elbette. İzleyebildiğim kadar maç izliyorum.” 

FANATİK ÖZEL

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Sıradaki haber yükleniyor...