ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Ya bir yol bulacaksınız ya da yol açacaksınız

22.09.2005

Malmö ve Fenerbahçe maçlarından sonra olumsuzluklar yaşanınca herkes topu taca atmaya başladı. Akaretler artık “aut” oldu. Şimdi Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri revaçta... Beşiktaş’ın dünü, bugünü ve geleceği hakkında bütün kararlar orada alınıyor. Yani, dünle beraber ne varsa unutulup bugün yeni şeyler söylemek için. Aslında bunun için seçilen mekan da, seçilen kişiler de maalesef çok yanlış.

Malmö ve Fenerbahçe yenilgilerini ‘tükenmişlik’ olarak kabul etmek yanlışların en büyüğü. “Pes” etmemek lazım. Maalesef çaresiz bazı arkadaşlar kulübün sahibi, yol kesen “eşkıya tipli asalaklar” değildir. Kulübün gerçek sorunlarının paylaşılağı yer yönetim kurulu odaları ya da genel kurullardır. Ve de “bilinçli taraftar topluluğudur.” Eğer sen o “asalakları” kulübün sahibi olarak futbolcuların yatak odasına kadar sokarsan “tükendik” demektir. “Pes” ettin demektir. Kimbilir o gün kahraman olmak için asalak olan bu tiplere şirin gözükmek uğruna camiadan kimleri sattınız! Rıza Çalımbay’ı mı, futbolcuları mı, medyayı mı? Ben söyleyeyim, herkesi sattınız, kendiniz hariç. Sattıklarınızın günahlarıyla “aziz olamazsınız” beyler. Aslında bu sözüm biraz da Rıza Çalımbay’a, biraz da futbolculara. Çalımbay’ın hedefi futbolcular ya da başka bir deyişle “kıdemli oyuncular olmamalıydı”. Yani Rıza Çalımbay o oyuncular rahat mı zannediyor? Maç akşamı eve gidince başlarını yastığa koyup hemen uyuyorlar mı acaba! Asla, mümkün değil. Yani bu düşünce de yanlıştı. Camiada herkes şunu söylüyor: Kötü sonuçlarda, yönetim futbolcular gidemeyeceğine göre teknik patron gitmeli. Bu düşünce de en büyük yanlış. Kısacası şunu söylemek istiyorum. Beşiktaş ailesi içinde yersiz ve zamansız bir panik var. Herkes kendini kurtarmak istiyor. İşin ilginci de garsonların bile girmesine izin verilmeyen yönetim kurulu odasında sorunları paylaşmak yerine toplantı bitmeden bütün medya mensuplarıyla konuşulanlar paylaşılıyor. Şimdi “panik” yapmadan bugün Beşiktaş’ın geleceğine yönelik alınacak radikal kararların ilk günü olarak düşünülüp, bundan sonraki davranışların da ona göre yapılması sağlanmalı. Dünü artık unutmak lazım. Takımın önünde Ankara ve Malmö maçı var. Kimseye hakaret etmeden, suçlamadan, günü kurtarma düşüncesi olmadan hareket edilmeli... Yönetim, teknik kadro ve futbolcular... Önce onların kendilerine inanması lazım. Eğer onlar bu sıkıntılardan gerçekten kurtulacağını düşünüyor ve inanıyorlarsa, bizler de onlara inanıyoruz. Yalnız dünkü resimlere ve kavgalara artık uzaktan bakmalılar. Hele tribündeki küfürü marifet sayan, yol kesen çapulcularla hala işbirliği yapacaksanız, bilin ki Beşiktaş’ı felakete götürürsünüz. Bu da sonunuz olur... Adınızı kimse almaz... Biliyorsunuz çok unutkan bir topluluğuz. Sonuç mu: “YA SAĞLIKLI BİR YOL BULACAKSINIZ, YA DA YOL AÇACAKSINIZ.” Güçlüklerin göbeğinde fırsatlar yatar. O fırsat, yani son fırsat sizin elinizde...

0 YORUM