ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Van

28.10.2011

Necip dışında Mersin maçının 11'ini sahaya süren Carlos ilk yarı istediğini aldı. Orta sahada koşan, basan bir kadro. Ama bu tabii ki yetmiyor. Siz bakmayın tabelada 2 gol olduğuna.

İlk yarı Simao’nun muhteşem golü dışında ceza sahasında Beşiktaş yoktu. Sezonun ilk derbisinde orta saha mücadelesi içinde geçen dört gollü, derbiye yakışan bir güzellik vardı. Kayseri müsabakasından sonra taraftar Ernst’i görmek istiyordu. Bizse daha çok onun mücadeleci ruhunu görmek istiyorduk. İlk yarım saatte sayısal üstünlüğü vardı orta sahada Kartal’ın. Ama karşısında da daha istekli oynama arzusunda olan bir Fenerbahçe. Zaten bu dakikalarda Cenk yıldızlaştı. Taa ki Baroni’nin Kadıköy’den vurup,  onun İnönü’de yediği gole kadar. Aslında Beşiktaş’ın, beraberlik golünü Alex’in ayağından yedikten sonra yaptığı Almeida değişikliği işe yaradı. Ama dedik ya İnönü’de Cenk’in yediği o gol bütün hayalleri yıktı. Veli ağır kalıyor. Hoca da oyuncu değişikliklerinde ağır kalıyor. Aykut’un yapmış olduğu bir hata o da Caner’i oyundan çıkartması. O dakikadan sonra Beşiktaş daha çok rakip alana çıkmaya başladı. Tam ben, “Teşekkürler Aykut hocam, Carlos’u da kurtardın Beşiktaş’ı da” diyecekken, yere göğe sığdıramadığım Cenk maalesef tatsız bir şaka yaptı.

Neyse bu maçta kaybeden yoktu ama kazanan Van ve Erciş’teki depremzedeler oldu. Hele duraklama dakikalarında sahaya atılan ve depremzedelere gönderilecek malzemeler hiç kimseyi rahatsız etmedi. Ne oyuncuları, ne hakemi, ne de beni. Sahaya atılan böyle maddelere can kurban.

0 YORUM