ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Tümer Metin

20.10.2005

Tarihinin en enteresan maçına çıkıyor Beşiktaş... Avrupa serüveni başlarken, başında Altyapı Koordinatörü Mehmet Ekşi ve Ulvi Güveneroğlu var. Onlar için de ayrı bir sınav. Bu müsabaka yönetim için de, futbolcular için de yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Olmalı da...

Beşiktaş’ın tarihinde böyle zor virajları atlatarak nice başarılara ulaşmış oyunları var. Teknik kadro allak bullak gitti... Sportif Direktör gitti... Yönetim gitmiyor... O halde Ocak ayına şurada 2 ay var. Bu gidişle Ümraniye’den çok kişi gidecek. Onun içindir ki, Ümraniye’deki arkadaşlar bugün geleceklerine yön verecekler. Ancak bunlardan bir tanesi var ki, benim ona güvenim çok fazla. Dünya Kupası Elemeleri’nde, Avrupalı rakiplerimizin “Heykelini dikin” dediği Tümer Metin... Ama biz ne yaptık, heykelini dikmek yerine, bu maç öncesi protestolarla onu demoralize ettik. Elimizdeki değerleri bilelim, onları yok etmeyelim. Doğrularla yanlışları ayırt edelim. Tümer, takımdaki ender liderlerden biri. Futbol topuna rakibinden çok önce hareket yatırımı yapan bir beyne sahip Tümer. Vücudunu sınırsız, kıkırdaksız, kemiksiz bir yumuşaklıkta, dilediği yerde, istediği biçimde çeviriyor. Topu, vücudunun hangi canlı bölgesine alırsa alsın, futbolun en zor çizgileri olan ‘kontrol, stop, dripling, uzak-yakın tesirli pas, öldürücü şut’ gibi, bu oyunun en etkili ve modern silahlarını dilediği biçimde ateşliyor. Bunu Danimarka, Ukrayna, Arnavutluk seferlerinde gördük. Bu gece takımı da sırtlayacaktır. Ama yeter ki, destek olup, inanalım. Tümer’e de bir kaç sözüm var: Bak kardeşim, yönetim ve tribünle, arkadaşlarının bir çoğu, mühimmatı bitmiş tayfalar gibi halsiz düşmüş vaziyetteler. Şu anda büyük panik içindeler. Geminin doktoru ise ortalarda yok. Bugün doktorluk Mehmet Ekşi’ye kalmış. Bu geminin içinde sanki tek canlı sensin. Tümer, büyük olmak zordur. Herkes seni yalnız biliyor. Yalnız olan büyüklük daha çok zordur. Kaptan, şimdi ‘sırat dalgası’ sınavını vermede bayrak senin elinde. Senin ayaklarında okyanusun enginlikleri var. Başka bir şey yok. İnsanlar, bilhassa Beşiktaşlılar karaya ayak basmayı önledi. Kara görünürse, senin elindeki dürbünle... Dürbün deliklerine vıcık vıcık eleştiriler yapışsa bile sen gül. Bugün senin kullanacağın ayaklara (destek ayağın dahil olmak üzere, hani Arnavutluk’a attığın goldeki gibi) Beşiktaş’ın ihtiyacı var. Seni Kayseri maçında ıslıklayanlar, bugün çılgınca alkışlayacaktır. Hadi bakalım, maçtan sonra ayakkabılarını her zaman seve seve verdiğin, Milli Takım’ın ve PAF takımın oyuncusu Hakan Bayraktar, soyunma odası kapısında elinden almak ve seni öpmek için bekliyor.

0 YORUM