Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Potansiyel suçlu Burak Yılmaz

Merkez Hakem Kurulu seminerlerinde EPAK’ın yapmış olduğu lig maçlarının değirlendirmelerinde bazı oyuncular için hakemlere “Dikkat edin sizleri satarlar, tribüne oynarlar” derler.

22 Eylül 2006, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Bu acıyı Beşiktaş bilhassa 100. yılından sonraki dönemde çok çekti. Şu anda aynı senaryolar yeniden oynanmakta. Bakın, 6 lig maçında Galatasaray takımı 6 penaltı kullandı, bunun 4 tanesi tartışılır. Fenerbahçe’de Lugano’nun eli, Beşiktaş’ta da Burak Yılmaz’ın Konya maçındaki eli. Ama ne hikmetse sadece Burak Yılmaz masaya yatırılmış durumda. Merkez Hakem Kurulu Başkanı Mustafa Çulcu Delta Mobilya’nın ‘ayın hakemi’ seçiminde yaptığı konuşmayla, bilhassa Beşiktaş medyası dışındaki Galatasaray ve Fenerbahçe medyası, Burak Yılmaz’ı İnönü Stadı’nda astılar. Ve bundan sonra da göreceksiniz ki, Burak Yılmaz aynı Zago, aynı Pancu, aynı İlhan Mansız, aynı İbrahim Üzülmez ve Koray Avcı gibi müsabakalarda hakemlere potansiyel suçlu olarak gösterilecek. Beşiktaş’ın belki de son senelerdeki en sağlıklı yapılanması sırasında önüne set koyup camianın huzursuz olması için dışardan saldırılar başladı. Dikkat edilmesi lazım. Bugün bu yazıyı yazmamdaki ana sebep, dün almış olduğum bir mektuptan kaynaklandı. Mektubun hiçbir kelimesine dokunmadan size aktarmak istiyorum: Beşiktaş’ın “Şaibeli şampiyonlukları yok ama ‘şerefli’ ikincilikleri vardır” Ligin son 3 haftasında kaybettiği, namalup ligi tamamladığı halde şampiyon olamadığı, ligin ilk yarısı açık ara önde bitirdiği ‘Papila vakası’ndan 5 kırmızı kart ile çıktıktan sonra 2. bile olamadığı bir lig dramı yaşadık. Hakan’a dokundu diye Alpay’a verilen penaltı. Baki Mercimek’in tecrübesizliği, nerden bilsin Hakan’a 18 içinde en ufak bir temasın penaltı olacağını. Zalat’ın yediği goller, hakeme çarpıp Beşiktaş’ın yediği goller. Bu hikâye uzun, ama hep, hep kaybeden Beşiktaş. Biz Beşiktaşlılar bunlara alışkınız, bu sene de iyi giden bir sezona erken çomak sokulmaya başlandı” Ben bu mektubun bir örneğini de 2004-2005 sezonunun 2. yarısı başlarken almıştım, aynı mektup ,aynı kişi. Bir kamu kuruluşunda üst düzey bir yönetici bu mektubu yazdı bana. Son üç haftadan çok rahatsız, ama Tigana’dan değil. Tigana’dan Beşiktaşlılar da rahatsız değil. Medya onu göndermek için seferberlik ilan etmiş, yönetim de bu saldırılara çok sessiz kalıyor. Sadece Tigana konusunda değil, Burak Yılmaz konusunda da. Kimden ve neden korkuluyor, beni asıl rahatsız eden bu...