Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Özgüven eksikliği

10. dakikadan itibaren taraftar bağırıyor; “Kartal gol, gol, gol” diye... Tamam da golü kim atacak? Allah, Nobre’ye bir sakatlık vermesin. 4 Tottenhamlı arasından çıkıyor, sağına soluna bakıyor, destek bulamıyor. Sanki Nobre ve Burak dışında tüm takım, “Orta sahayı geçmeyin” diye tembihlenmiş. İlk yarım saatte rakip kalede tek bir şutun yok. İlk şut, 30. dakikada Fahri’den... Ve ne hikmetse kalene gelen ilk şut da gol oluyor.

20 Ekim 2006, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Runje ne yapsın? Yediği goller karşı karşıya. Rakip yürüyerek geliyor ve golü atıyor, Beşiktaş savunması da seyrediyor. Bir de işin en ilginci, savunma ayakta duramıyor. Yere yatan ayağa kalkana kadar, rakip alıp başını gidiyor. İki takım arasında çok önemli bir fark vardı... Sen orta sahayı geçmiyor, çıkmıyor, ama pas hatalarıyla dolu bir maç oynuyorsun. El oğlu çıkıyor, dikine oynuyor, hata da yapmıyor. Oyunu kenarlara da taşıyor. Beşiktaş’ta herkes toptan kaçıyor, bu da pas hatalarını getiriyor. Bu kaçışlardan en çok nasibini alan Mehmet Sedef oldu. Kabahat Sedef’te değil, top onun ayağına geldiğinde kaçan arkadaşlarında. Beşiktaş çok genç bir takım. Bilhassa defans ve orta sahada bu açıkça görülüyor. Takımda Runje ve Ricardinho dışında yabancı yok. Nobre’yi saymıyorum, onun adı Mert!.. Kleberson, Delgado ve ikinci yarıda oyuna giren Bobo sahada yok. Hal böyle olunca, takımın da özgüveni olmayınca, bu güvensizlik skora tabii ki yansıyor. Tigana ve Runje’nin yapacak birşeyi yok. Eldeki malzeme bu. Dedik ya, Beşiktaş genç bir takım, zamanla tecrübe kazanacak. Haaa! Tecrübe kazanana kadar da birçoğumuz kalpten gidecek. Ama bu uğurda da adımız şehit olarak kalacak.