Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

28 Mart 2017 Salı
O kafa kopmalı!

Hep diyoruz ya; neden o üretken özkaynak düzeninden yukarıya kimse çıkmıyor, diye... Bu sorulara yanıt verirken de iddia ediyorduk; eğer gençleri profesyonel takımdan önce oynatmazsanız, o ortamı yaratmazsanız, hayal olur beklentileriniz... Cumartesi günü Atıf ağabey, Beşiktaş Kulübü içindeki danışmanlarla ilgili bir yazı yazdı. Ne de güzel yazmıştı. Ben de bugün; cuma ve cumartesi günleri yaşadıklarımdan dolayı bazı konuları sizlerle paylaşmak istedim.

18 Ekim 2004, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Kulübün içinde bir ‘kafa’ var. O ‘kafa’nın (hangi akla hizmet ediyorsa, ben diyeyim yalakalık, siz deyin işgüzarlık) PAF maçını BJK İnönü Stadı’nda oynatmamak için yapmadığı girişim, oynamadığı oyun kalmadı. Buradan Başkan Yıldırım Demirören’e teşekkür ediyorum. (Dik durdu) Taviz vermedi. Kıvanç Oktay’ın yanı sıra İlhan Durusoy, tesislerden sorumlu Hüseyin bey, Sinan Vardar, İnönü Stadı Müdürü Turgut bey ve Türkiye Futbol Federasyonu’ndan Nusret Kiper ile ben, bu müsabakanın İnönü’de oynanması konusunda hem fikir olduk. Çünkü Beşiktaş’ın bugünüyle ilgili değil, geleceğiyle ilgili çok önemli bir adımdı. Bu konudaki ısrarımızın güzelliği, Fenerbahçe Dereağzı Tesisleri’nde dün yaşadıklarımdan sonra beni çok daha huzurlu kıldı. Cemil Turan, Timuçin Çığ, Alparslan Eratlı, kısacası kulübün içindeki ‘o kafa’ dışındaki herkes destekçi ve mutluydu. Ancak cuma ve cumartesi yaşananlar, PAF takımının ve teknik kadronun müsabakaya konsantre olmasını maalesef engelledi. İnönü ile Fulya arasında gidip geldiler. Zaten durum öyle bir hal almıştı ki, telefon trafiğine de ‘lanet olsun’ sesleri yükseliyordu. Çok bir şey istenmiyordu ki... İstenen; önümüzdeki yıllarda Adem, Rıza, Mehmet, Soner, Yaser, İbrahim, Abdullah’ın profesyonel kadroda olmaları konusunda zemin hazırlamaktı. Bu da müsabakaların BJK İnönü Stadı’nda oynanmasıyla gerçekleşebilirdi. Öyle ki, on bine yakın Beşiktaş taraftarının; maçın bitiminde yavru kartalları tribüne çağırırken duyduğu haz, memnuniyet, sevinç bu satırlara sığmaz. İşin en ilginci de yavru kartalların tümü, müsabaka oynanırken zeminde meydana gelen bazı aksaklıkları gidermek için, maçtan sonra 10 dakika saha içinde dolaşarak çimi düzelttiler. Demek ki bu çocuklar, İnönü’de oynamayı bu kadar arzu etmişler... Kendilerinden sonra oynayacak A takım problem yaşamasın diye soyunma odasına gitmek yerine saha içinde kalarak zemini düzeltmeye çalıştılar. Bütün bunlar çok güzel... Ancak ne hikmetse; müsabakayı orada oynatmak istemeyen ‘o kafa’ son üç sezondur kulübün içinde cirit atmakta, başkan kadar yetki bulmakta, transferlerde etkin olmakta, hatta kadroya bile çomak sokmakta. Ben ve benim gibi düşünenler yaşadığımız şu üç günden sonra biliyor ki, ‘o kafalar’ bu kulüpten gitmeden, PAF takımının bir daha İnönü’de oynaması zor. ‘O kafa’nın koparılması hem Beşiktaş’ın, hem de özkaynak düzeninin huzuru olur. Çünkü teknik kadroya da etki etmekte. Vicente Del Bosque’den bile ümidi kestim. Hani bu İspanyol altyapıcıydı! Durum gösterdi ki, ondan da ‘tık’ çıkmadı. Onu da ‘kafakola’ almışlar.