Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

29 Mart 2017 Çarşamba
Nam-ı diğer Şifo!

Nam-ı diğer Şifo’yu (Mehmet Özdilek’i) tanır mısınız beyler... Gözlerinizi dikip dikkatle baktığınızda, onda, şimdi kalmayan ama İstanbul’un eski semt arsalarının yaramazlıklarını ve beceri ışıklarını görürsünüz. Futbola hiç yukarıdan bakmadı, ufak boyu ile Beşiktaş ailesine girer girmez, ‘Harikalar sirkinin o güne kadar hiç tanınmamış akrabotu gibi, futbolunun kaybolmuş marifetlerini, kişisel becerilerini bir bir sıralamaya başladı.’ Ve futbolda, rakibinden önce hareket yatırımı yapan bir beceriye sahipti. İsviçre maçından sonra, yani iki gün önce, aynı beyin kıvraklığını sergiledi, Türkiye Milli Takımı’nı düşünerek kendini feda etti.

24 Kasım 2005, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Peki... Bunun karşısında Fatih Terim ne yaptı? Beşiktaş ve Beşiktaşlıyım diye geçinenler ne yaptı? Beşiktaşlılık duruşunu yaşayan ve dün yaşatan Mehmet Özdilek’in istifasına herkes balıklama atladı. Zaten ne zaman Beşiktaş ve Beşiktaşlı kendi değerlerine sahip çıktı ki? Gazetelerde, TV’lerde tek bir açıklama yok. Yıllardır ‘methiyeler’ düzdüğümüz İstanbul Beyefendisi’ni, ‘adam gibi adam’ Şifo Mehmet’i bu hale, o eylemi yapmaya iten sebepler, kişiler nerede? Milli takım bugün Almanya vizesini alsaydı, Özdilek kahraman mıydı? Neticeler bu kadar önemli mi? Korkmayın, çıkın yüreklilikle söyleyin. Tek suçlu bizim çocuğumuz mu? Terim, Müfit Erkasap’ı kolundan çekerken, futbolcu ve yardımcılarına işaret parmağını göstererek, “Yürüyün, ilk hedefiniz İsviçre soyunma odası. Hücummm” derken, ilk istifasını sunan Şifo Mehmet’e sahip çıkmadı. Futbolumuzda artık “İstikbal göklerdedir” deyip o küçük boyuyla havalanıp unutulmayacak kafa golleri atan Mehmet Özdilek gibiler yetişmiyor. Yetiştirdiklerimiz de bir bir harcanıyor. NOT: Beşiktaş’taki duruş zaafiyeti altyapısında da aynen devam ediyor. Tıpkı, Yeniçeri Ocağı gibi... Fulya’da ‘İSTEMEZUK’ sesleri yükseliyor. Takım ruhu sıfır. Görev dağılımları yapılıyor, ama herkes birbirine şüpheyle bakıyor. Kimse kimseyi yanında istemiyor. Önümüzdeki hafta bu konuyu çok geniş yazacağım. Orası, sevgi yuvası. Öğretmenler haftasını yaşıyoruz. Öğretmenler birbirini sevmeli ki, çocuklar da birbirini sevsin. Ya sevecekler ya da sevecekler. Yoksa, Beşiktaş duruşuna karşı olanlar, sonucuna da katlanacaklar. Başkasını bilemem, ama ben yazarsam farklı olur.