ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Mekan farklı

11.12.2004

Dün gece mekan farklıydı, ama manzara neredeyse aynı. Konyaspor maçını da yöneten hakem Cem Deda, o gün Mustafa Doğan ve Emre’nin elle oynamasını (pozisyonların birinde Mustafa Doğan’a yapılan faulü görmeden) 2 kez penaltı olarak değerlendirmişti. Aynı Cem Deda’nın, dün hem yardımcısının hem de kendisinin gördüğü bir pozisyonda Balili’nin hareketini es geçmesi bu satırlarda zor ifade edilir.

Hele Fatih’in pozisyonunda penaltı noktasını gösterip, en azından bir sarı kart göstermemesi ne kadar inandırıcı? Son zamanlarda bir moda oluştu. Çocuklarından çok, babalarının yönetimleri masaya yatırılıyor. Şimdi Sadık Deda’yı masaya yatıralım. Sadık Deda gibi, oğlu Cem Deda da Beşiktaş’tan özür mü dileyecek? Deda, Berkant’a dua etsin. Son dakikada gelen gol hem Deda’yı, hem de Beşiktaş’ı kurtardı. Beşiktaş açısından, Kayseri’deki şartlar o kadar zordu ki, verilmeyen iki penaltıya (Okan’ın kafasından kornere giden top da bana göre penaltı) rağmen sonuç huzurluydu. Önemli bir konu da, havanın soğukluğu ve zeminin bozukluğu. Dün gece Atatürk Stadı’nda hava sıcaklığı eksi 12 dereceydi. Yani o şartlarda futbolu oynamak, buz balesi yapmaktan daha zor. Hani futbol temaşaydı ve güzellikti? Bu güzelliklerin, seyir zevkinin sahaya yansıtılabilmesi için şartların da oluşması lazım. Ne yazık ki, mümkün değil. Zaten takımın yarısı zıp zıp oynuyor. Ahmed Hassan, İbrahim Akın, İbrahim Üzülmez ve golü atmasına rağmen Tümer, her kafaya çıkışta yere düşüyordu. Ayakta durabilene aşk olsun! İşte bu şartlarda Beşiktaş’ın aldığı 3 puan çok önemliydi. Zeminle uğraş, soğukla uğraş, rakiple uğraş... Bunlar yetmiyormuş gibi, bir de hakemle uğraş. Bundan iyisi can sağlığı. Ve son sözüm de Cem Deda’ya... Sana ağabeylerin tembihlediler, “Büyük takım, küçük takım ayırma” diye, ama önüne geleni de kayırma!

0 YORUM