Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

29 Mart 2017 Çarşamba
Kayseri’de güzel şeyler de vardı

Gerek havaalanında, gerekse uçakta çok güzel ve özel görüntüler vardı Kayseri’den dönerken... Hem PAF, hem de A takımın galibiyeti sonrasında, yönetimle basın arasında çok özel diyaloglar ortaya çıktı. Meğer ne kadar özlenmiş şampiyonluk...

12 Aralık 2004, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Ancak benim en çok hoşuma giden; başta Tümer olmak üzere A takım oyuncularıyla PAF takım oyuncuları arasındaki diyalog ve dayanışmaydı. Öyle ki; Kayseri’de her iki takım futbolcuları da maçtan çok buz balesi yapar gibiydiler! Hepsinin de kafalarının takıldığı tek bir nokta vardı; ayakkabıları... Ancak Tümer’in başını çektiği A takımı oyuncularının birer ağabey şefkatiyle ayakkabılarını malzemeciler Süreyya ve Ünal aracılığıyla PAF takımı oyuncularına vermesiyle gençlerin yüzlerinde oluşan mutluluk ifadesini anlatmaya kelimeler yetmez. Kaleci Onur, Adem, Hakan, Salih, Serkan, Bahadır, Mehmet, Ünal ve diğerlerinin; Tümer, Fatih Sonkaya, Berkant, kaptan Tayfur, Pancu’nun jestleri karşısındaki mutluluğunu görmenizi isterdim. Bu, aslında galibiyete endeksli değildi. Çoğu zaman bu alışveriş yapılıyordu. Ancak Kayseri’de yaşananlar, Beşiktaş’ta özlenen o kolej ekibi havasının, takım ruhunun geri döndüğünün işaretleriydi. Başarının gelmesini istiyorsak, bu konuda devamlılığı sağlamak şart... 3 gündür olumsuzluklardan konuşuyorduk. Kayseri’den bahsetmişken Cem Deda’yı da unutmamak gerek. Hep dedik ya; büyük takım - küçük takım ayırmayın, ‘üflemeleriniz’ adaletli olsun, diye... Ama ne hikmetse, bilhassa bu gençlerin düdüklerinde, üflemelerinde adalet, Beşiktaş’tan çok uzak. Neyse... Kayseri’de çok güzel 2 gün yaşandı. Bilhassa, PAF takımının bütün seyahat masraflarını üstlenen Grand Aslan Otel’in sahibi Beşiktaş Kongre Üyesi Cengiz Alpman’ın, evine dahi gitmeden 48 saat PAF takımıyla yatıp kalkması, çocuklarla diyalogları, daha doğrusu Kayseri’de Beşiktaş’a yaşattıkları, mutlaka alkışlanmalı... Sadece o değil, ASDK Başkanı Musa Soğukavcı ve takım arkadaşları, tesisleri bize gezdirirken, biz de Nevzat Demir ve Fulya ile övünüyorduk. Boşuna övünüyormuşuz. Gözlerden ırak, ama mükemmel işler yapan Musa arkadaşımızı da kutluyoruz. Bütün bu güzellikleri Kayseri’de yaşadık, tüm olumsuzluklara rağmen... Hava gündüz -3, gece Beşiktaş’ın maçı oynanırken -12 dereceydi. Yaşanan bu güzelliklerin yanında, böylesine soğuk bir hava bile içimize işlemedi. Son sözümüz ise şu; Beşiktaşlı’nın dostluğunu Beşiktaşlı anlar.