Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

30 Mart 2017 Perşembe
Henry’ler yolda

Fransız teknik adam altyapıya verdiği önemi daha ilk günlerden kanıtladı. Arsenal’in yıldızını genç takımda keşfeden Tigana, Beşiktaş’taki yıldız adayları için de çok büyük bir şans. Bu hocayla Kara Kartal’ın geleceği emin ellerde

07 Kasım 2005, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Bütün gözler Tigana’nın üstünde... Sezon başından beri yangın yerine dönmüş Beşiktaş takımına bu saatten sonra ligde, ne yönde katkısı olabilir ya da olacak. Ancak ben Fransız hocanını yukarıdan daha çok altyapıya katkısı olacağı düşüncesindeyim. Dün kendisi ile iki saat PAF Takımı’nın 3-1 kazandığı maçı yanyana Sinan Serhatlıoğlu’nun tercümanlığı ile izledim. Yardımcıları ile birlikte bol bol not aldı. Her futbolcu hakkında tek tek bilgi edindi. Niçin, Malatya maçından daha çok bu konuyu sizinle paylaşmak istedim diye düşünebilirsiniz. Beşiktaş ailesi içinde 30’ncu seneye giriyorum. İlk kez bir teknik adam PAF maçını 90 dakika izleyip, inceledi. İşte beni heyecanlandıran bölümü bu. Gözüm hep Gordon’u aradı. Onu da merak ediyorum; bu kulüpte nereye yama olacak diye. Hep yukardakilerin hocalarını aşağı ile ilgilenmezlerse yukarı futbolcu çıkması mucize diyordum. Tigana çok enteresan ve de çok can alıcı sorular sordu. Heyecenlandım. Ümitlendim. Çok ilginç konularda konuştuk. ‘Bu ilgi bana mı?’ “Benim için altyapının önemi apayrı. Futbolu bıraktıp dört sene altyapılarda çalıştıktan sonra teknik direktörlük diplomasını aldım” diyince, ben de kendisine Türkiye’de milli olan her futbolcu ne yazılı ne sözlüye tabii tutulmadan teknik direktör oluyor bilgisini sundum. Böylece Türkiye’de teknik direktör ve antrenör sayısının 11 bine ulaştığını söyleyince Tigana, az kalsın kürdanını yutuyordu. Sadece PAF Takımı değil, yıldız ve B genç takımlarını da görmek istediğinin altını ısrarla çizdi. Fulya’yı görmek istediğini ve önümüzdeki hafta PAF Takımı’yla A Takımını karıştırarak iki takım çıkaracağını, cumartesi ya da pazar günü de yıldız ya da B genç takımın müsabakasını izleyeceğini açıkladı. Gazetecilerin ilgisinden rahatsız olduğunu, kariyeri boyunca çektirmediği resimleri Beşiktaş’a geldiği 1 hafta içinde çektirdiğini, hatta gazeteci ordusunu PAF maçında görünce, ‘Bunlar benim için mi, yoksa PAF Takım için mi geliyor?’ diye düşündüğünü anlattı. 20 senedir bir A Takım hocasının PAF maçlarını izlememesi de çok garibine gitti. Altyapılarda hedef oyuncular seçip onlara yatırım yapmak gerektiğini vurgularken, Henry’yi bu şekilde keşfettiğini de sözlerine ekledi ünlü hoca. Biz yine dün geceye dönelim. Malatya İnönü Stadı’na.. Tigana bu benim takımım değil diyor. Belli ki, revizyon istiyor. Sadece Tigana değil görünen köy de öyle diyor. Devre arasını bekleyelim Bunlar neler, İbrahim Akın, Ailton gece gündüz gibi farklılar. Gol lazım. Gol için de takım oyunu için de birbirlerine destek ve katkı lazım. Tam aksine birbirlerine itici geliyorlar. Hal böyle olunca Tümer, Kleberson ya da Koray kişisel becerileri ile taşıyacakları toplarda bire birde bu ikiliyi pozisyona sokma düşüncesindeler. Çünkü iki kenarda oynayan Ali Tandoğan-İbrahim Üzülmez ve de Okan bu ikili orda olduğu müddetçe oyuna pozitif katkıları yok. Aslında onlarda kötü niyetli değiller. Kafalarında takım oyunu var ama finali yapacak arkadaşları ortada yok. İbrahim Akın, Ailton defansın arasında zıp zıp oynuyorlar. Biri mazisi ile, ayakları yere basmıyor. Diğeri çok havalanmış. Kısacası netice almak için ne lazım; gol. Ancak görüntüde o yok. Son haftalarda Beşiktaş oynadığı tüm maçlarda sanki yağmur duası yapıyormuş gibi yağmur altında oynuyor. Oysa Beşiktaş’a yağmur değil, golcü lazım. Ver Allahım bir golcü, nasip eyle ya Rabbi. Neyse ben söyleyeyim az kaldı devre arasını bekleyin.