ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Hayırlı bayramlar

20.12.2007

Koray Şanlı, Erkan Çelik, Etem Yılmaz... Bu isimleri bugün pek tanıyanınız olmaz.

Koray Şanlı, Erkan Çelik, Etem Yılmaz... Bu isimleri bugün pek tanıyanınız olmaz. Bu çocuklar, Beşiktaş PAF takımının oyuncuları... Dün U-19 Milli Takımı’na çağırıldılar; geçen hafta da Orhan Gülle, Sercan Hacıoğlu, Furkan Şeker ve Ömer Karancı, Amerika’daki U-16 Milli Takımı’ndaydı. Bugün Ali Kuçik profesyonelliğe davet edildi, A Takımı ile idmana başlayacak. Özelliği de şu; Batuhan Karadeniz ile beraber 91 doğumlu bu çocuklarımız Beşiktaş’ın geleceği.
Şimdi konuya girelim... 31 Ocak’a kadar gazete sayfalarında ve televizyon ekranlarında, birçok futbolcu sadece Edirne’den ötede futbol oynadıkları için Beşiktaş gündemini meşgul edecekler. Transfer edilmeleri halinde bütçe yine allak bullak olacak.
Menacer Sinan Engin’e ve Ertuğrul Sağlam’a söyleyeceklerim var. Bunları kendileri ile de konuştum, sizinle de paylaşmak istiyorum. Özellikle U-19 Milli Takımı’na giden bu oyuncularımız başta olmak üzere hem Beşiktaş, hem futbolcu potansiyeli, hem de ekonomik huzur açısından bu çocuklarımıza mutlaka kucak açmalılar.
Fenerbahçe bunu dört sene önce yaptı. Ümit Milli takım kadrosundaki yetenekli gençleri bünyesinde toplayarak. Bugün kaliteli yabancılarıyla da, şimdiki gençleri harmanlayınca sportif başarı kaçınılmaz oldu. Onun içindir ki, Beşiktaş da günlük yaşamamak zorunda, günü kurtarmak yerine geleceği kurtarmak mecburiyetinde. Bu da yukarıda ismini saymış olduğum oyunculardan geçer. Bu duygu ve düşünceye niye kapıldım? Daha doğrusu neden sıkıntı yaşıyorum? Araştırma grubunun izlediği futbolcuları, transfer edilmesi düşünülen oyuncuların geçmişine bakınca, ‘Eyvah ki Eyvah’ diyorum. Gitti paralar yine!
Bakın rica etmiyorum, yalvarıyorum! Mübarek Kurban Bayramı’nın şu ilk gününde Allah rızası için ne olduğu belirsiz, eline kalemi kağıdı alan bu menacerlerden kurtulun. Beşiktaş sayesinde, Çamlıcalar’da villalar, arsalar alan, son model arabalara binen, transferlerden sonra da attığı kazıklardan dolayı gülen ve arkalarına teneke bağlanarak gönderilen futbolcuların menacerlerini biliyorum. Bu mübarek günde Allah ıslah eder inşallah. Ama belli ki, ben ne kadar bu temennilerde bulunsam da maalesef bu işlere çanak tutanlar da yöneticiler.
Yöneticiler bu kulübü doğru düzgün borç altında yaşatmamak için yönetime talip oluyorlar sanki. Kendilerine menfaat sağlamak için değil. Anlayan anlasın, ama kulübe son 6-7 senede öyle yöneticiler geldi ki...
Kurtuluş; Ümraniye’deki A takım binasının yanında çalışan gençlerde...