Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Temmuz 2017 Salı
Doğru söze ne denir?

Yönetimin söylemesi gerekeni Tigana söyledi. Tigana ‘enkaz edebiyatı’ yapmadı. Hani ben bir gün ‘üç mektup hikayesi’ yazmıştım ya...

06 Ocak 2006, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Birinci mektuptaki görüntü; geçmiş yönetimleri suçla... Tigana bunu yapmadı. Kendisine sorulan, “Bu kadar sorunlu bir takımı almak, kariyerinizi etkiler mi?” sorusuna verdiği cevap ilginçti: “Ben bütün bunları biliyorum. Zorlukları, güçlükleri de... Zaten onun için buradayım. Eğer her şey güllük gülistanlık olsaydı, Tigana’ya ne ihtiyaç vardı! Hatta Beşiktaş takımının gelecekteki başarıları, düzlüğe çıkması benim kariyerime katkı sağlar. Ben de bunu bildiğim için buradayım ve rahatsız değilim...” İşte geldiğinden beri benim Tigana’ya en büyük güvencem: Açık ve net... Kıvırmıyor... Günü kurtarmıyor, oyuncularını suçlamıyor. Göreceksiniz, başarının altında yatan gerçek de bu olacak. Tigana’nın transfer yapmamaktaki ısrarına da saygı duyuyorum. Bir kongre üyesi olarak da destekliyorum. Bu saatten sonra gelecek oyuncunun ne Tigana’ya ne Beşiktaş’a faydası olur. Aksine, Beşiktaş’a zararı da olabilir. Galatasaray’daki isyanda futbolcular yerden göğe haklı. En azından bu yokluklar içinde onlarda mükemmel bir başarı var. Beşiktaş’taki sportif başarısızlık, en azından yüksek çıkması muhtemel sesleri önleyen faktörlerin başında geliyor. Adama derler ki, ‘ne verdin de ne istiyorsun.’ 15 gün evvel yazmıştım: ‘Beşiktaş kampa tam takım katılır’ diye. Çünkü Fenerbahçe’nin dışında kimsenin kasasında beş kuruş yok. Yöneticiler de günü kurtarma niyetinde olduğundan, onların da ellerini ceplerine atmaya hiç niyeti yok. Onun içindir ki, alındığı zaman yere göğe sığdırılamayan futbolcular, bugün satılmak isteniyor. Ancak hepsi de Beşiktaş Yönetimi’nin elinde patladı! Bir tek Pancu hariç... Antalya’daki devre arası kampı, Youla ile sorunlu başladı. Futbolcular, ilk yarıdaki aşırı yüklenmeden (manevi yönde) sonra kimliklerini ispatlama zorunluluğu içinde. Onlar kendi kariyerleri için varını yoğunu ortaya koyacak ve bu durum ikinci yarıda Beşiktaş’a artı yönde katkı sağlayacaktır. Belki de son 5-6 senedir ilk defa sağlıklı bir devre arası kampı (ekonomik kriz dışında) yaşanıyor. Eğer çomak sokan olmazsa (bilhassa yabancılar) Tigana bu işin altından kalkacak gibi. Gençlere şu anda satırlarımda yer vermiyorum. Gazete sayfalarında bir sürü genç isim yazılıyor. Beşiktaş’ta bu sıkıntılı dönemde forma vermek, gençleri kaybetmektir. Beşiktaş PAF Takımı’ndan alıp bu oyuncuları sahaya sürmek, o çocukları tamamen bitirmektir. Kocaelispor’da İbrahim Kaş, Akçaabat Sebat’ta Serdar Özkan, Karagümrük’te Hasan ve Emre ile PAF takımında da Rıza ve Yüksel, Beşiktaş’ın geleceği olabilir. Geri kalanların en az aşağıda iki üç sene daha pişmeleri lazım.