ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Devamı gelecek!

16.09.2017

Gazetemizin yazarı Yemen Ekşioğlu'nun kaleminden...

İstanbul dışında olduğum için müsabakaya gidemedim. Gitmediğim maçlarda televizyondan yorum yapmak aslında pek prensibim değil. Ancak televizyondan izlediğim kadarıyla müsabakada koltuklarım kabarmadı değil. Başta Şenol hoca olmak üzere takımla gurur duydum. Tellioğullar’ı ve Seferoğullar’ı bu. Cenk Tosun, Beşiktaş’ın Tosun Paşa’sı. İşte benim istediğim Cenk bu. Yere düşmeyen, dimdik ayakta kalan, futbol adına yapması gereken her şeyi yapan mücadeleci ve hırslı bir Cenk. Yıldızımız pek parlamasa da başta Cenk olmak üzere takımdaki bu başarının arkasında yatan tek bir gerçek var. O da Şenol Güneş’in kulübesi. Sahadaki futbolcu kulübeye bakarak ‘Ben çıkarsam bir daha formayı zor alırım.’ İşte bu duygu ve düşünceler bu seneki başarısının ana mihenk taşlarından biri. Hep söylüyoruz, “Kulüben zenginse korkma.” Sadece alkışlamak istiyorum. Göreceksiniz devamı gelecek.

Altyapıya neler oluyor?

Bir başka konuya değinmek istiyorum. Kulübe dahil 14 yabancı, bugün Türkiye liglerinde oynayan onlarca değil, yüzlerce var. Maalesef ulufe gibi dağıtıldılar. En son Muhammed Göztepe’ye, Sedat Balıkesir’e gitti. İkisi de bu haftanın karesinde. Sabredemedik. Liglerde sürünen böyle yüzlerce topçu var. İsmini say say bitmez. Batuhan’dan hiç bahsetmiyorum bile o kendini harcadı. Muhammed Demirci de öyle. Adem, Sezer, Kenan, Erkan aklıma gelenler. Üzülüyorum şimdi üç sezon önce bir maçta izlediğim, Ümraniye Kazım Karabekir’den beş kuruş para vermeyip takıma kattığım, evet benim kattığım Fatih’in, Necip’ten sonra bu takımda kalıcı olması.

Bu daha başlangıç

Bu zamana kadar Beşiktaş’ın lehinde şeyler yazdım. Ancak geleceğini hiç parlak görmüyorum. 30 trilyonun üstünde bir menacere borçlu olan kulüp, 2 milyon Dolar borca yaklaşan ve kulübün yüzde 50 hisseleri satışta olan maalesef menacerlerin ahına düşmüş ve kurtulması da mümkün olmayan bir takımın geleceği zor mu? Çok zor. İlgili arkadaşlara duyurulur. Habertürk Gazetesi’nden Atilla Türker’in yazısı başta Türk futbolu ve Beşiktaş’ın geleceği ile ilgili çok güzel sinyallar verdi. Kulüplerin zengin olmasına değil de şahısların zengin olmasına doğru yol almaktayız. Ne günlerden bu günlere kaldık. Bu daha başlangıç...