Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

23 Temmuz 2017 Pazar
Derslik bir maç

Beşiktaş taraftarı bağırıyor, “Beşiktaş gol, gol, gol” diye... Futbolun güzelliği doğrudur, ‘gol’. Ama golü kim atacak? Tabii ki golcü. Golcün var mı? Var... Peki tek başına bir takım mı? Ona da kocaman bir ‘hayır’! Bu yazıyı vermeye başladığım anda, Beşiktaş İnönü Stadı’nın koridorlarında sirenler çalıyordu. Yangın var diye... Asıl yangın, tribünde ve sahadaydı.

29 Ağustos 2005, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Gol istiyoruz, gol... Ama Beşiktaş bu oyun anlayışıyla golü biraz zor bulur. Neden? Golcüye topu getirecek oyuncu yok. Sahada var, İbrahim Üzülmez, Ali Güneş... Ama onlar golcü mü, defans mı, golcüye pozisyon hazırlayacak, servis yapacak oyuncular mı? Bu sorunun cevabı da hayır. Hele İbrahim Üzülmez bu gidişle, çok üzülür, biz de üzülürüz! Kendini bir an evvel toparlasın. Stresi ön planda olan bir maçtı. Maçtan önce liderlik hesapları yapılıyordu. Maçtan sonra herkes kafasını kaşımaya başladı. ‘Hata nerede, nasıl, niçin?’ diye. Diyarbakır’ın gol ümidi 9 numaralı Hasan Özer’in, ahı gitmiş, vahı kalmış!.. Buna rağmen başında 3 kişi var. Gökhan Zan sakatlandı ve çıktı, ‘Tamam, şimdi bir golcü gelecek’ dedik. Pancu, Veysel, Sergen... Ama o da ne, Mustafa Doğan oyunda. Gol atamıyorsan, yemiyeceksin. Ama rakip Diyarbakırspor... Kantara koysan aradaki farkın, ama her konuda farkın, ölçüsü bile yok. Dün hemen hemen herşey Beşiktaş’ın aleyhindeydi. Kaleci Murat Yiğiter, belki de hayatının maçını oynadı. Direklerden, kafasından, ayağından, her tarafından şans akıyordu. 94. dakikaya kadar top sevdi. Ama 90+4’te gol atmasını beklediğimiz golcüler yerine, İbrahim Toraman tabelayı değiştirdi. Dünden çıkartılacak çok ders var. Taktiksel de, fiziksel de, görsel de... Ama bu dersi ben değil, Beşiktaşlı futbolcular dünkü müsabakanın kasedini enine boyuna, iyice izlemeli, tahlil etmeli. Dedim ya, dün geceden çıkartılacak çok ders var. En önemli ders de, maçtan önce herkes bu maçı oynamadan kazanmıştı. Demek ki kazın ayağı öyle değil.