ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Bosque’nin günahı ne!

28.06.2004

Temmuz’un şampiyonu Beşiktaş, kadrosunu bu derece geniş tutmanın inşallah sıkıntısını yaşamaz.

Bunu, şunun için söyledim. Daha önce de belirtmiştim, PAF takımdan takviyelerle 40 kişiyi bulacak olan kadroda ayıklama yaparken, yani kadroyu 26’ya, 27’ye indirirken, Del Bosque çok sıkıntı çekecektir. Çünkü bu futbolcuların dününü hiç bilmemekte. Hiç hazırlık maçı oynanmadan, sadece ayın 3’ünde PAF Takımı ile yapılacak maçın sonucunda yollarını ayıracağı ya da kampa götürmeyeceği oyuncularda piyango kime çıkarsa çıksın, haksızlık olacaktır. Bir haftadır Karasu’dayım. Spor aşığı, futbol aşığı böyle bir topluluk zor bulunur. Ayrıca Türk Futbolu’na da, bilhassa Beşiktaş’a başta Recep olmak üzere birçok yıldız kazandırdılar. Gürkan Akyurt ve sevgili Hasan Lango kardeşimin oğlu Berkant Kayılı’nın Beşiktaşlı futbolculara söylediği birşey var; “Bu formayı giymek o kadar kolay değil. Onun için ter akıtmak gerekir.” Bunu da şunun için söylüyorum: Bonservisi elinde diye önüne gelen alındı. Her ne kadar Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor’un almak istediği oyuncular, iş bitiricilik (!) diyerek transfer edilmişlerse de, görüntü o ki; hâlâ mutlaka alınması gereken bir oyuncu şart. 10 oyuncu alındı: İbrahim Toraman, Ali Güneş, Veysel Cihan, Okan Buruk, Berkant Göktan, Murat Şahin, Mustafa Doğan, Fatih Sonkaya, Çağdaş Atan, İbrahim Akın. Neredeyse bir takım transfer edilmiş. Ama en az onların yarısı kadar daha oyuncuya ihtiyaç var. Sağ taraf, defans güçlenmiş. Ama sevgili Atıf Keçeci’nin de dediği gibi; Bosque’nin günahı ne? Önünde Roberto Carlos’u sahada görürken, şimdi ibrahim Üzülmez’le bunu yaşayacak. Hâlâ İbrahim’in alternatifi alınmadı. Orta sahadan Tayfur’un, Giunti’nin eksikliği hâlâ giderilmedi. Rakip ceza alanı içinde topu 3 direk arasına yollayacak oyuncu hâlâ yok. Sevgili Reha Muhtar medyanın önüne çıkıp kombinelerin pazarlamasını, yani kasaya girecek paranın hesabını yapıyor. Benim konuştuğum yüzlerce insan da yabancıları bekliyor. Ona göre kombinelerini alacaklar. Yani sevgili Muhtar, ‘devir hesap devri, ne verirsen onu alırsın’. 100. yılda şampiyon olmuş ve 14-15 bin ortalama seyirci ile maç oynamış Beşiktaş’ta bu transferlerle o sayıyı yakalamak bile zor. Uzun lafın kısası; taraftar görmek istiyor, imza istiyor, biraz da tribüne kendisini çekecek oyuncu istiyor. Bu adı geçen Carew, Miloseviç, Larsson, Koller gibi isimler de olacak gibi değil. Ama Beşiktaş’ın bir şansı var ki; rakipler de aynı duygular içinde. Onların da elle tutulur bir transferi yok. Kısacası, vermeden almak Allah’a mahsus. Bu böyle biline...

0 YORUM