Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

26 Mart 2017 Pazar
Bodo’dan İnönü’ye

Bodo’da 90 dakika dışında hayal aleminde gibiydik. Masmavi deniz, ben diyeyim ‘baba palamut’, siz deyin ‘yavru balina sürüsü’, iskelenin dibinde cirit atıyorlar. Atıf Keçeci ağabeyle beraber seyrediyoruz; muz büyüklüğündeki jumbo karidesleri, havada uçuşan kartalları...

18 Eylül 2004, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Kuzey kutbuna yakın, bir - iki derece sıcaklığında şirin mi şirin bir şehir Bodo... Nüfusu 40 bin, ancak sokaklarda 40 kişiyi zor görüyorsunuz. Polis yok, korna sesi yok, otomobil hiç yok, bisiklet çok... Bütün yatırımlar insana yapılmış. Hava dahil her şey tertemiz. Seçim, terör, kirli yüzlü insanlar yok. Perşembe gecesi UEFA müsabakası oynanacağı, bizden başka kimsenin umurunda değil. Onlar bunu oyun, eğlence olarak görüyorlar. Elini kolunu sallayarak maça giriyorsun, soran yok. (Galatasaray maçı aklıma gelince, çıldıracak gibi oluyorum bunları gördükten sonra) Herkeste güler yüz; maç başlıyor, mikrofonların eşliğinde hep birlikte şarkılar söyleniyor. Gol yiyince de, maç bitince de mutlular, herkesi alkışlıyorlar. Müsabakadan sonra kaldığımız otele, Radikal Gazetesi’nden Asena Özkan ile yürüyerek gidelim dedik. Sanki biz de onlardan biriydik. Onlar çok mutlu, huzurlu; biz skordan mutlu, oyundan huzursuzduk. Bütün bunları neden yazdım? Ligde huzur getiren Sakaryaspor maçından sonra Bodo Glimt bir şanstı. Ancak, iyi değerlendiremedik. Karşılaşma bitiminde bizlerin dışında herkes mutluydu. Demek ki, yanlışlıklar bizde... Kafayı çok takıyoruz bazı şeylere... Sakaryaspor ve Bodo maçları görüntülerinin, Galatasaray derbisine yansıması pek içaçıcı değil. Doğrusunu isterseniz, Bodo rövanşı öncesi de kafalar karışık. Çünkü adamlar takım gibi takım. Del Bosque her ne kadar ümit ışıkları yaksa da; ‘verdiği elektriğin voltajı’ maalesef düşük... Maç yazımda da belirtmiştim; Bir takımın orta sahası ve iki kanat oyuncusu bu kadar ikili mücadele kaybeder, bu kadar pas hatası yaparsa, o takımın kazanma şansı yok denecek kadar azdır. Son iki maçta; İbrahim Üzülmez, Okan Buruk, Ahmed Hassan, Pancu, Tayfun ve yeni parlayan yıldız İbrahim Akın her topu alışlarında sibobunu aradılar. Gayet ciddi olarak bir kez daha yineliyorum; bu arkadaşlardan pas almak, rakipten top kapmaktan daha zor. Onun için, bu arkadaşlardan ricam, ayaklarına gelen topu hemen rakibe atsınlar. Böylece takım arkadaşları memnun olacak! Çünkü, topu rakipten kapmaya çalışmak, onlardan pas beklemekten daha kolay!