ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

BJK’yi bırakanlar hep kaybetmiştir

14.04.2005

Bazı futbolcu kardeşlerimiz, arkadaş ortamlarında basın mensuplarının kulaklarına kar suyu kaçırarak, yeni sezonun bereketli geçmesi için kulisler yapmaktalar. “Siyah - Beyaz renkleri sezon sonunda gönlümden ve sırtımdan çıkarıyorum” anlamına gelen sözlerle, akılları sıra aba altından sopa gösteriyorlar. Bir futbolcunun böyle bir fikre yeltenmesi, korkunç bir değerlendirme hatasının yanı sıra deliliktir, çılgınlıktır, immettir.

Beşiktaş tarihi; futbolu bırakmadan, Beşiktaş’ı bırakmış futbolcular için hiç de iç açıcı fotoğraflar sergilemez. Bir kaç örnek vermek istersek... Ne kadar çok keselerini doldurmuşlarsa da (Para itibardır derseler ona karışmam) itibar kaybetmişlerdir. İlhan Mansız, Alpay Özalan gibi... Ancak milyonların taptığı bir futbolcu olmuşlarsa, bunu kişisel becerileri dışında Siyah - Beyazlı formaya borçludurlar. Bu formanın kıymetini bilmelidirler. Gittikten sonra aileleri dışında ne arayanları ne de soranları olur. Bakın; Ahmet Dursun daha yeni yeni kendine geliyor. Bir sorun bakalım, o geçen iki senesinde neler çektiğini... Onun içindir ki, Beşiktaş Kulübü hiç bir zaman futbolcuya borçlu olmamıştır. Futbolcular, kulüplerine daima borçlu kalmışlardır. Bu borcun getirdiği ağırlığı taşımak istemeyen, bu şerefli göreve özveriyle yaklaşmayan, ‘sözleşmeyi’ tehdit unsuru yapıp ‘gideceğim’ diyerek zamansız ve faydasız restlerle bugün bu limanda demirleyen futbolcular, kariyerleri ne olursa olsun hemen kapının önüne konmalıdırlar. Zaten onlar bu limanda kalıcı değillerdir. Çünkü bilmelidirler ki; Beşiktaş bir liman, batan ise gemiler, transatlantiklerdir. Beşiktaş limanına hiç bir şey olmaz. Futbolcu kardeşlerimiz, bu limanın kıymetini bilsinler. Boşu boşuna gazete sayfalarına malzeme olmasınlar. Son sözüm Rıza Çalımbay’a... Hocam, bu limanın kıymetini en iyi siz bilirsiniz. Biraz da sizin o dönemdeki takım arkadaşlarınız. Şu anda senin eteklerine asılmış duran bir sürü genç var. İsterdim ki, bu limanda demir atmaları için, Ankaragücü maçında sahayı bırak kulübede en az üç dört tanesinin yanında oturmasını. Yoksa hocam sen de mi günü kurtarmak istiyorsun! Korkma... Deniz ne kadar öfkeli, dalgalı, öldürücü olursa olsun batmazsın... Saman altından su yürütüp, Temmuz ayında ‘nasıl biraz daha fazla para alırım’ ya da ‘Beşiktaş markasını nasıl kullanırım da cebimi biraz daha doldururum’ düşüncesinde olan topçularla yola çıkma. Şu son yedi haftada kulübede yanında tutacağın dört - beş gencin, bir ikisini sahaya sürdüğün taktirde, Beşiktaş ailesine bırakmış olduğun miras üçe dörde katlanacaktır. Rıza hocam, senin de bunun dışında bir şey düşünmediğini biliyorum. Lütfen aklı şeytanlıkta olan bazı futbolcu eskilerinin tesirinde kalma. Gençler gözlerini açmış, kulakları sende, bekliyorlar...

0 YORUM