Bence de Rüştü

04 Ekim 2011, Salı 12:00
- A +

Bugünkü gazetelerdeki yazıların başlıklarını dün geceden hissettim. Hatta biliyorum. Ana fikir, ‘Ellerine sağlık Rüştü’. İşte onun için bence de Rüştü...

Beşiktaş’ta performansı Rüştü’nün dışında kim iyi diye sorarsanız o da ‘ben’ derim. Evet benim. ‘Anjiyo’ olduktan iki gün sonra kalkıp buralara geldim. Evet, Karcemarskas yere yatmadı, kardeşim Rüştü de maalesef yerden kalkmadı. Sıfır puan, iki gol atmış sekiz yemiş Antep’e ne kadar eksik olursan ol, sen Beşiktaş’sın. Kötü oynayarak bir yere kadar. Müsabakadan önce elimize verilen kitapçıkta Antepliler başlık atmış, ‘Yine Özkahya’ diye! Ben de aynı şeyi söyleyeceğim, yine Özkahya. Necip’in pozisyonu kırmızıyla alakası yok. Çıplak gözle izlediğimiz kadarıyla da İsmail’in pozisyonu ofsayt. Holosko, Mustafa Pektemek topla kavga ediyor. Fernandes koşuyor, koşuyor, koşuyor, koşuyor... Evet koşuyor o kadar. Aurelio erken gelen sarı karttan dolayı ‘zıp zıp’ oynuyor, mücadeleden kaçıyor. Yemen de açmış ellerini ‘nasip eyle bir golcü Allah’ım’ diye dua ediyor. Haa Simao’mu? Onun da adı kaldı ‘yadigar’... Kusura bakmasın yönetim zaten toplantıları üç kişi yapıyorlar. Daha doğrusu toplantı yapıyorlar da kararları üç kişi alıyor. Ne yapıp edip dördüncü, beşinci bir yönetici bulup, Guti’nin sorunlarıyla mutlaka ilgilenmeli. Guti’yi twitter’dan, magazin sayfalarında değil sahada izlemek istiyoruz, o da bunu istiyor. Bu arada belli oldu, röportajlarda kendini ‘emanetçi’ gören hocadan Beşiktaş’a fayda gelmez. Bu bir daha gözüktü. ‘Hoca daha ne yapsın’ demeyin. Şekil A, B, C, D demeyin. Şekil hiçbiri.

Abdullah Ercan kardeşimin işi çok zor, Beşiktaş’tan zor. İnanıyorum ki futbol kariyeri ve tecrübesi Gaziantep’i ayaklandıracak. Ama sabır gerek. Çünkü çocukların özgüveni kalmamış. Bu açıkça görülüyor. Bilhassa son vuruşlarda, risk almıyor. Beyoğlu Yeni Çarşı’dan beri tanıdığım küçük sarı çocuk kariyerinin mükemmel görüntüsünü teknik adamlıkta da Antep’le götüreceğine inanıyorum. Bizim çocuklarımıza inanın yeter. Çocuklarımız derken, Antep’teki Serdar Kurtuluş, Orhan Gülle’nin, Beşiktaş’taki bonservislerine trilyonlar verilenlerden azı değil fazlası vardı...

YORUM YAZ