Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

23 Mayıs 2017 Salı
Açık teşekkür

Galatasaray maçından sonra spor sayfaları skordan daha çok, stadın atmosferi ve yaşanan olayları ön plana çıkarmıştı. Bu güzellikleri yaratanlara geç de olsa ‘açık teşekkür’ etmek isterim. Çünkü hiç ön plana çıkmadıkları gibi, şöyle bir geçiştirildiler. Halbuki bu arkadaşlar sadece Beşiktaş’a değil, Türk Sporu’na da bu eseri kazandırmakla ne kadar övünseler az. ‘Bir ağaç dik’ kampanyasına gösterilen önem ve değer, maalesef bu arkadaşlara verilmemiştir.

24 Eylül 2004, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Binin üstünde insan çalıştı. Ancak bu takımın kaptanları var ki, onları ön plana çıkarmayı vazife kabul ediyorum. Başta İlhan Durusoy ve yardımcısı Bora Keskin... Sadece İnönü değil, Nevzat Demir, Akatlar ve Fulya’daki destekleri hep arka bahçede kalmıştır. Derbide yaşanan atmosferde, maçın başlamasına 1 saat kalıncaya kadar İnönü’nün görünen yüzü değil, ama koridorlarında ve diğer etkin alanlarında hummalı çalışmalar takdire şayandır. Stat müdürü Turgut Alkan, yardımcıları Ümit Yekcan ve Mehmet Şahin gizli kahramanlardır. Stadın her santimetrekaresinde göz nurları, el emekleri vardır. Ben dahil herkes maç sonrası kombine rezaletini ön plana çıkarttı. Çünkü kombineleri olanlar dışarıda, bileti olan ve avantacıların binlercesi içerideydi. Ve öyle enteresan ki, açık tribün bileti olduğu halde, numaralıya girip yerini sorma cesaretini bile gösterenler vardı! Bunların sebebi neydi biliyor musunuz? Bu olumsuzluklardan taraftar etkilenmesin, kapıda itici bir görüntüyle karşılaşmasın diye, 70’in üzerindeki kapıda Gürkan Önler ve arkadaşları, güler yüzü, temiz giyimi ve insani muameleleriyle görev yaptılar. Bu beni çok mutlu etmişti. Ancak belki biraz fazla hoşgörülü oldular. Kapasitenin çok üstünde taraftar içeri girdi. Ama suç; o arkadaşlarda değil, yüzsüzlük yapıp bana göre ‘hırsız’ görüntüsü içinde kulübün parasını çalan, içeri bedava girme düşüncesinde olan asalaklarda. Umarım ders alırlar ve inanıyorum ki, bu çirkin görüntü bir daha tekrarlanmaz. Aynı tas aynı hamam 3. haftada yazmıştım; Beşiktaş Store’daki sponsorluk rezaletini. Değişen bir şey olmamış, aksine daha da geriye gitmiş. Bir örnek vereyim. Ekşioğlu sülalesi, 200 binin üstünde, Fenerbahçelisi de, Galatasaraylısı da, Rizelisi de var. Ben spor camiası içinde olduğum için talepler hep bana gelir. Carlsberg’in Ali Sami Yen’de yaptığı GS Store ile Fenerbahçe Stadı’nın altındaki Fenerium mağazalarını 1 ay içinde 4-5 kez ziyaret ettim. Hepsinde de çok sayıda ürün karşımıza çıktı. Dolayısıyla gelirler de o ölçü de artmıştı. Ya Beşiktaş Store da? Eski malların yarı fiyatına satılması dışında, sponsor firmaların yeni hiç bir ürünü yok. Tabii ki Beşiktaş’ın bilançosuna da kâr yok. Allah aşkına bu nasıl sponsorluk! Siyah formadan başka (çocuklar için) forma da yok. Bir sürü isimler dolaşıyor Nike, Umbro diye... Kim olursa olsun, yeter ki, tribündeki sesli güzellik, insanların üstüne görüntü olarak da yansısın. Bekolu formaları görmekten gına geldi. Yani şimdi bağıralım mı; yetiş İbrahim Altınsay, yetiş Hüseyin Mican!