ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

‘Nur’ yağdı!

22.10.2004

Bir haftadır konuşuluyor; Galatasaray’ın üst kullanım hakkı olarak 30 yıl süreyle almış olduğu tahsis belgesinin, tapu belgesi diye sunulması... Tahsis ile tapu arasında siyah ile beyaz kadar fark var!

Aslında ben bu konuya pek girmeyecektim. Ancak... Ege Cansen’in 20 Ekim Çarşamba günü çıkan yazısını okudum. Cansen, bir Galatasaray Kongre Üyesi ve görev başındaki yönetime oy veren bir Galatasaraylı olarak kaleme almıştı bu yazıyı... Bu yazının bir bölümünü, hiç dokunmadan sizlere aktarmak istiyorum. Çünkü ben sindirememiştim, ancak sayın Ege Cansen de içine hiç sindirememiş... Şöyle diyor yazısında: “Seyrantepe Planı’nın gerçekleşebilecek bir proje olup olmayacağını irdelemeyelim. (Büyük bir ihtimalle gerçekleşemez.) Bu projenin İstanbul Nazım İmar Planı’na uygun olup olmadığını sormuyorum. (Herhalde uygun değildir.) Üst hakkı kullanımının kat karşılığı inşaat yaptırmayı hukuken kapsayıp kapsamadığını merak ediyorum. (Burada işbitirici avukatlara yönelik; herhalde avukatlar o işi halleder.) Diyelim ki; bunların hiçbirisi sorun değil. Proje gerçekleşecek ve para, mesela 250 milyon dolar Galatasaray’ın kasasına girecek. Şimdi soruyu soruyorum: Bu para devlet bütçesinden Galatasaray’a para aktarmak değil midir? Eğer ortada nakte dönüştürülebilecek böyle bir (arsa rantı) varsa, bunun sahibi halk adına (devlet) değil midir? Bu da bir tür ‘özelleştirme geliri’ değil midir? Özelleştirme geliri kulüplere bağışlanabilir mi?” İşte bir Galatasaraylı tarafından kaleme alınan yazının sadece bu paragrafı; benim ve benim gibi bir çok kişinin, yapılan işlerin ne kadar yanlış olduğu yolundaki düşüncelerini ortaya koydu. Bu rant avcılığı neden? En çok hoşuma giden de yazının dibine atmış olduğu son sözüydü: “Rant avlamak birbirine atlamaktır. Merak ediyorum kim, kime atlıyor...” Eskiye rağbet oldu Atasözümüz vardır; “Eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına nur yağardı...” Sezon başından beri Beşiktaş Yönetimi’nin yaptığı transferleri eleştirenler, ‘eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına nur yağardı’ diyorlardı. Beşiktaş, bu kadar eskiyi aldı. ‘Hayrola, inşallah’ dediler... Şimdi görüyoruz ki; Diyarbakırspor maçından sonra, Del Bosque’nin sahaya sürdüğü eskilere methiyeler dizilmekte... Rakibin konumu, Diyarbakır’ın ligdeki durumu hiç gözönüne alınmıyor. Alınan 4 farklı galibiyetle halaylar çekiliyor. Dünden ders almayanlar, geleceğine ümitle bakamaz. Bir galibiyetle yaralar sarılmaz. Yani her şey bitti de Beşiktaş’a ‘nur’ mu yağdı?

0 YORUM