Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Değiştirin medyumları

Bir dönem “ağzı olan konuşuyor” tekerlemesi; siyasilerin, esnafın, çalışan kesimin sıkça kullandığı bir söylemdi.

04 Şubat 2007, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Futbolda da son zamanlarda benzer görüşler yazılmaya ve söylenmeye başlandı. Sevgili meslekdaşım Oğuz Dizer, ilk yarının son haftalarına girildiğinde medyumluğa soyunup, “Fenerbahçe 3 maçta 3 puan. Galatasaray 7 puan alır” görüşüne yazısında yer verdi. Dizer’e göre; Galatasaray ilk yarıyı Fenerbahçe’nin önünde lider tamamlayacaktı. Ama büyü tutmadı. Üstelik, tam tersi oldu. Galatasaray 7, Beşiktaş ise 8 puan gerisinde kaldı Fenerbahçe’nin. Tabii, Oğuz Dizer de iddiasının altında... İkinci yarının ilk maçında Fenerbahçe, Erciyes önünde berabere kalınca, bu kez Galatasaray 2. Başkanı Adnan Polat, “Fenerbahçe ilk üç maçında puan kaybedecek demiştim, işte oldu” şeklinde bir açıklama yaptı. Bu söylemini fırsat buldukça kullanıp, kamuoyu üzerinde etkili olmayı düşündü. Ne yazık ki, Adnan Polat’ın da “tütsü”sü sonuç vermedi. Fenerbahçe, Gençlerbirliği’ni izmir’de zor da olsa, 2-1 yenmeyi başardı. Oğuz Dizer ile Adnan Polat’ın ortak paydaları; Galatasaray... Fenerbahçe’nin başarısız olması; gönülden istekleri... Bunu çok doğal karşılıyorum. Sanırım Dizer-Polat ikilisi, aynı medyumdan ilham almış. O zaman insanları daha fazla oyalamadan, değiştirsinler medyumlarını... Dünya futbolunda koşmadan, mücadele etmeden başarıyı yakalamak, mucize gibi bir şey... Bunu İzmir’de bir kez daha gördük. Gençlerbirliği koştu, pres yaptı, rakibini yıldırmak için her yola başvurdu. Fenerbahçe ise iki eksikle rakibine direnmek zorunda kaldı. Kezman ile Alex, durarak oynamayı tercih edince, Kırmızı-Siyahlı ekibin, zorlayan taraf olması çok doğaldı... Alex, Fenerbahçe’nin oyun kurucusu. Bu pozisyonda görev yapan biri, her fırsatta boş alana çıkıp, topla buluşarak, takımını organize etmek zorunda. Ancak Brezilyalı, hiç oralı değil. Sanki kramponlarında manyetik bir sistem var da, durduğu yerde meşin yuvarlak, onun ayağına gelip, yapışacak. Alex, hiç değilse top almak için emek harcamalı. Koşmadan oynamayı düşünmesi, hiç de şık olmuyor. Bu anlayışını sürdürürse, Zico’nun acil önlem alması kaçınılmaz olacak. Kezman İzmir’de ikinci kez kızardı. Sırp futbolcu istediği topları alamayınca, kontrolünü kaybediyor. Bu davranışı; tecrübesi ve kariyerine hiç yakışmıyor. Kezman’ın en kısa zamanda uyarılması ve cezalandırılması gerek. Arkadaşlarına kötü örnek oluyor. Ayrıca, böyle giderse, Fenerbahçe’de bir sezonda oynayacağı maç sayısı 20’yi geçmez. Kezman, Alex kadar olmasa da mücadele etmeyerek, Fenerbahçe’ye zarar veriyor. Buna lüzumsuz gördüğü kırmızı kartları da eklersek, faturası çok ağır oluyor. Fenerbahçe-Gençlerbirliği maçının hakemi Tolga Özkalfa, küfür eden Kezman’ı atarak, cesur bir karar verdi. Özkalfa’yı bu yüzden kutlamak gerekir. Ancak Fenerbahçe maçlarında verilen cesur kararlar, Galatasaray ve Beşiktaş için de geçerli olmalı. Geçtiğimiz hafta Galatasaray’ın Ankaraspor ile oynadığı karşılaşmada Song’un kasti faulü sarı kartla geçiştirildi. Yine ilk yarıda Fenerbahçe’nin bariz golleri verilmezken, ofsayt ya da faul sonucu yediği goller geçerli sayıldı. Hakem camiasındaki bu çifte standartlı tutum artık son bulmalı. Eğer Türk futbolunda şaibe istenmiyorsa, Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu, gerçek radikal kararlar almalı. Birine aslan kesilip, cesur davranıp, diğerlerine eyyam yapmak şikenin, şaibenin dik alası değil mi?