Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Ne olacak şimdi!

Yanlış anlamayın, suçlu aramıyorum. Ama bana göre, ülkenin en doğru ve yeterli kadrosunun tatile erken çıkmasının sebeplerini sıralayım dilerseniz...

08 Nisan 2007, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Yanlış anlamayın, suçlu aramıyorum. Ama bana göre, ülkenin en doğru ve yeterli kadrosunun tatile erken çıkmasının sebeplerini sıralayım dilerseniz... A) Eric Gerets: Geçen sezon istikrarlı bir çizgi yakalamışken, bu yıl her maç kadronun üzerinde oynadı. Futbolcularla ilişkileri tükendi. Saidou gibi bir oyuncuyu gönderip, aylarca önlibero aradı. Sonunda ikinci sınıf bir futbolcu olan İnamoto’yu (sırf ucuz diye) birileri kulübe tabir-i caizse kakaladı. Gerets bunu kabul edip, bu futbolcuyu baş tacı etti. Ülkesinin en umut veren yeteneklerden biri kabul edilen Carussca’yla bir türlü yıldızı barışmadı. Bülent Tulun’un zoraki vedasından sonra Canaydın ve Gökşen dışındaki tüm yöneticilere küstü. Özellikle derbilerde deneyler yapıp, Amerika’yı tekrar keşfetmeye çalıştı. B) Yönetim: Transferde nal topladılar. Rüya gibi bir şampiyonluğa takviye yapmayarak, Yunan tregedyalarını aratmayacak şekilde takımın sonunu baştan çizdiler. Gerets’le mukavele yapıp, Ersun Yanal’la köşe kapmaca oynadılar. Lippi, Souness ve son olorak Victor Munos’la görüşerek harakiri (Japon intihar şekli) yaptılar. Liseli-alaylı tartışmasıyla bir harakiriye daha imza attılar. C) Adnan Polat: Fenerbahçe maçını sanal bir şekilde oynayıp, aradaki puan farkını 3 eksik söyledi. Beşiktaş’ı önemsemeyip hiçe saydı. İkide bir saate takıldı. Rakiplerini hırslandırdı. Üstelik bu stratejinin, 20 sene öncesinin kokuşmuş taktikleri olduğunu bilmeyen yoktu. D) Taraftar: 10 sene öncesinin centilmen seyircisini hatırlarsınız. Oysa bugün, her maç kavga-dövüş. Rakiple uğraşmasalar, birbirlerini yiyorlar. Bıçak atılıyor, küfürler yağıyor. En önemli maçlarda, kendi başkanlarına yaptıkları protestolar dudaklara şarkı oluyor. İşte size örnekler; Tromsö, geçen sezon Kupa’daki Fenerbahçe ve son Trabzon maçları, sonrasında gelen cezalar. E) Ve Özhan Canaydın...: Saydığım kişiler arasında en masumu Başkan Canaydın. Özhan Abi’yi, rahmetli Ecevit’e benzetiyorum. Her devir partisinin bütün hatalarını kendisininmiş gibi kabul eden, çevresinin günahlarını sürekli kamufle etmeye çalışan, dürüstlüğünden taviz vermeyen Ecevit. Ülkemizde de başına ne gelirse çevrenden gelir. Canaydın’ın en önemli eksiği, bunu hissetmemesiydi. Şampiyonluğun kaybedilmesinin nedenleri arasında onun da ismi yer aldı, ama baş köşede değil... Dikkat ederseniz, futbolculara bir lafım yok. Aldıkları bu kadar para karşılığında utanacaklarını farzedip, söz etmeyeceğim. Bu kadar negatif görüntüyle, ne olabilir ki Galatasaray’ın sonu? Reçete kolay ama işinize gelir mi, bilmem. Benden hatırlatması... Her şey yoluna girer ama; Galatasaray tarihini bir daha okuyup, birlik ve beraberliğin ne kadar önemli olduğunu anladığınız zaman...