Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Ulusoy yanıyor!

Böyle günlerde yazı yazmayı pek sevmem. Tamam, işte tam zamanıdır cinsinden günler gibi gelir bana.

31 Ekim 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Türk futbolunun aşağı yukarı son 20 yılına damgasını vurmuş bir isim olan Haluk Ulusoy’u devirme harekatı için yine düğmeye basılmış gözüküyor. Her ne kadar federasyonumuz özerkse de, yapılan davranışlar, verilen söylemler ve açılan davalar hiç de öyle iddia edildiği gibi özerklik kokmuyor. İşin içinde buram buram hesaplaşma ve siyaset olduğu kesin. Çünkü gündemdeki kişilere baktığınızda yeni bir isim yok. Dalkavuklar bile aynı! Onun yanıdan çıkıp, diğerinin yanına gidip haber taşıyanlar bile değişmiyor. Nasıl bir dünyadır ki, bütün bunları buralardan bizler bildiğimiz halde, bu insanları yanlarında barındırıyor bu kişiler. Bence onların da kendi hesapları vardır mutlaka. Bazen düşünüyorum da, ne mutlu bize hiç kimsenin adamı olmadan ayakta kalmayı başarabilmişiz. Kendi adıma söylüyorum, ne şimdiye kadar delikanlı taklidi yaptım, ne de tribüne oynadım. Ancak oynayanları ve taklitçileri gördükçe de meslekten soğuduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. Konu Ulusoy’ken, ‘Niye başka mecralara sürüklüyorsun ve kendinden bahsediyorsun?’ diyebilirsiniz. İşte gelmek istediğim nokta bu. Haluk Ulusoy bugünleri nasıl göremiyor. Hadi ilk başkanlıklarında tecrübe noksanlığı olabilirdi. Ama şimdi bir bilek güreşini kazanarak geldi bu makama, hem de seçimle. Daha sağlıklı teşkilatlanabilirdi, daha sağlam kanallarla çalışmalıydı bence. Peki, hakkında dava açılan Haluk Ulusoy başarısız mı? Şöyle geriye doğru dönüp baktığımızda gördüklerimiz; dünya üçüncüsü olduk, Avrupa şampiyonalarına gittik, gençler kategorilerinde milli takımlarımız hızlı bir yükseliş içine girdi, federasyon maddi imkanlar açısından tavan yaptı. Hatası yok muydu? Bence dolu... İyi niyetli de olsa, hakem atamalarından tutun da, teknik direktör tayinlerine kadar bir sürü konuya gereksiz bir şekilde burnunu soktu Ulusoy. Yani küçük işlerle uğraşıp, büyük darbeler yedi ve kendini yıprattı. Kısaca, fazla avam davrandı, yani makam ile tevazuuyu karıştırdı istemeyerek. Aslında Haluk Ulusoy’un en anlamlı dönemi, Levent Bıçakcı başkanken Kemer Çamyuva’daki otelinde geçirdiği günlerdi. Ben, bu gelişinde o zamanki günlerinden çok ders çıkartmış olabileceğini düşünmüştüm. Çünkü Çamyuva’da etrafına baktığında yanında olanlar kimlerdi, şimdi kimler var? Bir zamanlar Hasan Doğancı, Ayhan Bermekçi olanlar, Ulusoy seçilir seçilmez nasıl da pervane oldular yanı başında. Şimdi Ulusoy yanıyor!... Hem de har bir ateşe atılarak, ama aynı basit, daha önce ibra edildiği konulardan... Ateşin etrafındaki pervaneler kafalarındaki soru işarteleriyle yön tayin etme peşinde, her zamanki gibi çıkarlarını düşünerek. Ama biraz da sen düşün artık Ulusoy! Şimdi tam zamanıdır.