Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

28 Temmuz 2017 Cuma
Tren kaçtı

Kader maçına çıkmıştık dün gece. Tribünler kırmızıya boyanmış, herkesin elinde Türk bayrağı coşkuyla sallanıyor. İstiklar marşımız ve başlama düdüğü. İlk 10 dakika oynarsa yeneriz dediğimiz üç adam sahnede. Yıldıray, Emre ve Gökdeniz ile yerden oynarak rakip savunmayı bunaltır gibi oluyoruz. Ve ilk 45 dakika hepsi bu.

05 Haziran 2005, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Dünyada sol kanadına sol ayaklı adam bulamayan tek ülke herhalde Türkiye’dir. Benim bildiğim iki takım var, biri Fenerbahçe diğeri de milli takım. Bu Ümit Özat’ın sağ ayağının dışında ne kerameti varsa Daum da, Ersun Yanal da vazgeçemiyor. Sonuçta ayıp olmasın diye sol ayakla yapılan Ümit Özat ortaları malum. Peki sol kanat böyle de, sağ kanat çok mu iyiydi? Hamit Altıntop gibi müthiş yetenekleri olan bir oyuncu da ancak böyle öldürülür. Zaten iki önlibero Koray ve Hüseyin kötü gününde olunca saman gibi kötü bir ilk yarı izledik. Gol kralımız neredeydi, ben dahil kimse göremedi. Anlaşılan Fatih Tekke Türkiye Ligi ile birlikte kepenkleri indirmiş. Golcümüz, Yunan savunmasında kayboldu gitti. Bizim adımıza ilk yarıda göze batan Rüştü, İbrahim Toraman ve Tolga’ydı. İkinci yarıya Koray’ın yerine Tuncay’ı alarak başladık. Bence doğru bir değişiklikti. Çünkü galip gelmek istiyorsak, markajdaki Fatih’in yanına yırtıcı bir forvet sokmalıydık. Çünkü ilk yarıda Yunan savunması tek bir pozisyon hatası bile yapmadı. Sebebi, hiç baskı görmemeleriydi. Daha sonra Tuncay yetmedi, dökülen Gökdeniz’in yerine oyuna sokan Ersun Yanal, gol adına bütün silahlarını sahaya sürdü. Beraberliğin, yenilgiyle eşdeğerde olduğu bir maçta ikinci yarı rakibi sahasına hapsettik. Aslında ilk yarıda böyle bir kadro ve anlayışla sahaya çıksaydık daha akılcı olurdu. Evindesin, ve 2006 için üç puandan başka çaren yok. Açıkçası dün gece herşey denendi, özellikle Yunanistan’ın sol kanadını delik deşik ettik ama Yanal’ın unuttuğu sanırım bu takım Avrupa Şampiyonu olurken de bütün rakiplerine karşı mahkum oynamasaydı. Ama bir özelliği de bu kadar baskıya rağmen çok az hata yapmasıydı. Bu az hatayı da Fatih değerlendiremeyince gece kabusa dönüştü.