Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

21 Ocak 2017 Cumartesi
Timsah mola verdi

Bursaspor, tam 6 haftayı kayıpsız geçtikten sonra Elazığspor karşısında takıldı. Haftayı kârlı kapatan takım Antalyaspor oldu. Sahasında Dardanel’i 4-0 yenen Güney temsilcisi zirveye bir adım daha yaklaştı

11 Ekim 2005, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Bu hafta ligin zirvesinde lider yine Bursaspor amma... Evet Timsahlar 6 haftayı kayıpsız geçtikten sonra evinde takıldı. İlginç sonuçlara tanık olduk. Ama haftanın yüzü en çok gülen ekibi Antalyaspor’du. Yılmaz Vural’ın öğrencileri Süper Lig yarışında rakiplerinin takıldığı haftada farka giderek taraftarıyla birlikte coştu. Bugün yine hakemlerden bahsetmeden geçemeyeceğim. Maçları nasıl olsa tek tek değerlendireceğiz. Ama Türkiye Ligi’nde en çok eleştirilen kuruluşun üyeleri olarak son zamanlarda fazlasıyla yıpratıldılar. Ben bugün yıpratmak değil ama biraz öğüt biraz da hatırlatıcı olur diye genç arkadaşalra tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Bir kere bunu yeniler için yazdığımı belirteyim. Çünkü eskiler artık tavsiye çizgisini aştıkları için pek faydası olmaz. Bir hakemin öncelikle vereceği her karar çok önemli. Çalınan yanlış bir düdüğün, futbolcunun primini artı takımın puanını ve teknik direktörün kaderini çizdiğini unutulmasın. Bu konuyu biraz daha açayım. Bir hakemin yanlış ve hatalı kararlarıyla kaybedilen bir maçı düşünün. Türkiye gibi bir ülkede ilk önce kimin kellesi gider, malum. Tabii ki teknik direktörün... Bir teknik direktör işsiz kaldı mı ne yapar, hiçbir şey. Çünkü teknik direktör futboldan gelen birisidir ve kolay kolay başka da bir meslek sahibi olma şansı yoktur. İşte bu profilde birinin kaderini çiziyorsunuz, sevgili hakem kardeşlerim. O nedenle düdüklerinizi çok dikkatli çalın. Gördüğünüzü çalın ama vicdanınız rahat olsun. Belki şimdiye kadar işin bu tarafını düşünmemiş olabilirsiniz. Ama bundan sonra lütfen düşünün. Bir de müessese takımlarına karşı daha insaflı olun. Bunu derken, ‘şehir takımlarına vurun’ demiyorum. Ancak ‘aynı düdükleri kent takımı olsa, çalarmıydım’ ya da ‘aynı kararı verebilirmiydim’ diye bir özeleştiri yapmanızı istiyorum. Çünkü son haftalarda bu tür takımlar biraz hakemlerin gadrine uğruyor. Bizler işimizi doğru yapmak zorundayız. Eğer bu sütunlarda taraflı ve kışkırtıcı yazılar yazarsak, doğru bir iş yapmış olmayız. Burada günah keçisi olarak hakemleri suçlamak niyetinde değilim. Açıkcası aynı geminin içindeyiz ve kimse sütten çıkmış ak kaşık değil. Ama size, yani hakemlere ait bu sersenişimi bir örnekle kapatıp kıssadan hisse çıkarmalarını istiyorum. Son FİFA listesi açıklandı. Bazı hakemlerimiz bu listenin dışında kaldı. Ve bunlardan biri olan Metin Aydoğan hakemliği bıraktığını açıkladı. Aydoğan’ın aldığı karara saygılıyız. Ama Aydoğan bu kararı alırken bir meslek güvencesi olduğu ve o rahatlıkla aldığını söylemeliyim. Metin Aydoğan bir tıp doktoruydu ve tercihini yaptı. Ama bir teknik direktörün böyle bir şansı olmadığını hatırlatmak istiyorum. İşte Türkiye’de satır aralarında kaybolan gerçeklerden biri buydu. Ama bu kararı veren MHK, keşke tüm kararlarını da gözden geçirse. Cemal Gemici’yi yine FIFA listesine alması, Ufuk Özerten adına kötü puan. Önceki yıllarda tekrarlanan Fenerbahçe-Rizespor maçının yan hakemi Cemal Gemici’yi hepimiz tanırız. Çünkü Gemici, yine olaylı Fenerbahçe-Konyaspor maçının da yardımcı hakemiydi. Rize maçında Ali Aydın’a ikinci sarı kartı hatırlatmayan Gemici, Aydın’ın hakemliği bırakma kararı almasında bir etkendi. Aynı Gemici bu defa Özgüç Türkalp’in, Anelka’ın golünü vermesinde, bulunduğu açı itibarıyla görevini yapamayan isimdi. Böyle hayati hatalar yapan bir isim, Ufuk Özerten’in FIFA listesinde tutması anlaşılır gibi değil, pes doğrusu... Bursaspor-Elazığspor Gakgoş yaptı yapacağını. Ekrem Al geçen yıl Yozgat’ın başındayken Bursa’dan 3 puanla dönmüştü. Aynı Al, bu defa yine Bursa’da, Elazığspor’un başında çıktı ve rakibine ‘dur’ dedi. İlk 30 dakikada iki önemli oyuncusu sakatlanmasına rağmen, oyun disiplininden kopmayan Elazığspor, güçlü rakibi karşısında sahadan bir puanla ayrıldı. Aslında konuk ekip için bu puanın bir başka önemi de, bir anlamda gövde gösterisi yapmasıydı. Gakgoşlar ‘bu yarışta bizde varız’ mesajını verdi. Bursaspor ise belki de ilk defa dişe diş bir rakiple oynadı. Lig akışı içinde bu tür sonuçlara hazırlıklı olmak lazım. Ama bu maçtan Bursaspor iyi bir ders çıkartmalı. Hiç bir zaman erken havaya girmemeli. Bu konuda en titiz kişinin de Bursaspor teknik direktörü Raşit Çetiner olduğunu çok iyi bilenlerdenim. Antalyaspor-Dardanelspor Haftanın en kazançlı takımı oldu Antalyaspor. Kırmızı-Beyazlılar, ligin dibindeki rakibi Dardanelspor’a sürpriz yapma şansı tanımadı. Golcülerin sahne aldığı 90 dakikada dolu tribünler Antalyaspor’un Süper Lig yarışında ne denli kararlı olduğunu gösteriyor. Yılmaz Vural’ın sezon başındaki, “Biz iddalı değiliz, işimizi yapıyoruz” şeklindeki demeçlerinin artık pek inandırıcılığı kalmadı. Evet Antalyaspor bizim sezon başında iddia ettiğimiz gibi Süper Lig’in en güçlü adaylarından biri. Bunu ben söylemiyorum geride kalan 7 haftada alınan sonuçlar ve puan cetvelindeki yeri söylüyor. Dardanelspor ise tepetaklak gidiyor. Bu gidişe ‘dur’ diyecek kimselerden pek ses çıkmıyor. Böyle giderse bir zamanlar herkesin imrenerek baktığı yıldız çiftliği, anılarda kalacak gibi. Sakaryaspor-Orduspor Sakaryaspor evindeki Türk Telekom beraberliğinde sonra ikinci beraberliğini de Orduspor karşısında aldı. Ev sahibi ekibin siyahi yabancıları milli takımları için gidince, Sakaryaspor’un da kolu kanadı kırılmış. Ne yaptığını bilmeyen bir Sakaryaspor izledik. Allah’tan savunma günündeydi ve kritik pozisyonlarda hiç hata yapmadı. Bence sonuçtan çok, oynanan oyun düşündürücüydü. Orduspor ise bir puan için gitmişti ve istediğini aldı. Fizik kondisyon olarak oldukça iyiydi Karadeniz ekibi. Bence biraz koordinasyon sorunu yaşıyorlar. Ama bu maçta da iyi bir deplasman takımı olduklarını kanıtladılar. Karşıyaka-Mardinspor Kaf-Kaf üstüste 3. maçını da kazandı ve zirveye yaklaştı. Mardinspor karşısında iki golle 3 puanı kapan İzmir ekibinde, moraller üst düzeyde. Yeni teknik direktörleri Hayrettin Gümüşdağ ile çıktıkları ilk maçı kazanırken goller yine tecrübeli isimlerden geldi. Ancak Karşıyaka adına endişelerimi de dile getirmek istiyorum. Bir takım kötü oynarken kazanması ileriye dönük büyük bir avantaj. Ancak bu kötü oyununun karşılığı her zaman iyi bitmeyebilir. O nedenle Karşıyaka bu avantajını iyi futbolla süslemeli. Çünkü iyi bir çıkış yaptılar ve havaya girerlerse, sezon başındaki hedeflerine emin adımlarla yürürler. Mardinspor ise bal yapmayan arı gibi. Güneydoğu ekibi, belki iyi oynuyor, çok koşuyor ama bir türlü sonuç alamıyor. Özellikle forvetteki etkisizlik Mardinspor’a pahalıya mal oluyor. İstanbul Belediye-Mersin idman Yurdu Evsahibi ekip favori çıktığı maçta kazanmasını bildi. Hızla üst sıralara tırmanan İstanbul Belediye, Mersin İdman Yurdu karşısında 3 puanı iki golle almasını bildi. Mersin ise deplasmandaki istikrarlı başarısızlığını bu maçta yineledi. Türk Telekom-Altay Başkentte gerçekten nefesleri kesen bir 90 dakika oynandı. Ev sahibi ekip 9 kişi kalmasına rağmen ve 1-0 yenikken olağanüstü mücadele etti. Altay’ın aslında rakibinin bu zafiyetinden yararlanması gerekirdi. Belki maç öncesi bu sonuç normal görülebilir. Ancak deplasmanda böyle bir avantajı iyi değerlendirmesi gerekirdi Altay’ın. Telekom’u, belki de fark yiyebileceği bir karşılaşmada olağanüstü mücadelesiyle aldığı bir puandan ötürü kutluyorum.. Yozgatspor-Sebatspor Yozgat’ta yine beklenen oldu. İçeride rakiplerine hovardaca davranan Yozgat, Sebat karşısında da sahadan bir puanla ayrıldı. Sebatspor ise genç kadrosuyla evine bir puanın moraliyle döndü. Kocaelispor-İstanbulspor Körfez ekibi, yeni teknik patronu Fuat Yaman ile çıktığı karşılaşmadan buruk ayrıldı. Güçlü rakibi karşısında fırsatları değerlendiremeyen Kocaelispor’un, biran evvel toparlanıp, seri galibiyetlere geçmesi gerekir. İstanbulspor ise ‘deplasmanda alınan bir puan iyidir’ deyip evine döndü. Gaziantep Belediye-Uşakspor Uşakspor ilk haftaki deplasman galibiyetinden sonra Antep’ten de 3 puanla döndü. Gaziantep Belediye, daha ilk dakikalarda görülen kırmızı kartla adeta yıkıldı. Aslında savunmanın belkemiği Süleyman’ın daha ilk dakikalarda atılması, gerçekten ev sahibi ekip adına büyük bir dezavantajdı. Ve Uşakspor bunu iyi değerlendirdi.