Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Burası da süper!

Türk Telekom Lig A'nın, Süper Lig'ten farkı yok... Kategoride bu sezon, Vestel Manisa tipinde 3 takım var. İstanbul Belediye, Oftaş ve Kasımpaşa herkesi yanıltıp, zirve yarışında söz sahibi oldu.

18 Ekim 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Süper Lig'de Vestel Manisa fırtınası devam ediyor. Ama "Lig A'nın da Süper Lig'den farkı yok" dersek, yalan olmaz. Üstelik Lig A'da bir tane değil, tam 3 tane Vestel var. Lider İstanbul Belediye'nin müthiş performansına rağmen, iki takım Oftaş ve Kasımpaşa, "zirve yarışında biz de varız" dercesine haftayı 3 puanla kapatmayı başardılar. Puan cetveline baktığımızda, "ilk iki için adaylar azalmaya başladı" gibi bir görünüm ortaya çıktı. Belki "bu görüş için henüz erken" diyebilirsiniz ama ilk 3 takımı takip eden ekiplerin istikrarsız performansı da beni böyle bir düşünceye sevk etti. Bu kısa girişten sonra haftanın maçlarına geçelim... İstanbul Bld.-Gaziantep Bld. Bu maçın en güzel yorumunu ev sahibi ekibin teknik direktörü Abdullah Avcı maçı sonrası yaptı. Avcı'nın, "Bizim adımıza bu maçtan sonra söylenecek en güzel söz: Kötü oynarken kazandık, demek... Ancak bu 90 dakikadan iyi bir ders çıkartmalıyız" şeklindeki görüşü herşeyi özetliyordu. Gerçekten de Gaziantep Belediyespor karşısında 1-0 yenik duruma düştükten sonra ikinci golü kalelerinde görmeleri, an meselesiydi. İkinci yarıda Ali Güzeldal sahne aldı ve iki güzel gol attı. Burada sezon başı kurulan kaliteli kadronun ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Eğer konuk ekip de zengin bir kadro oluştursaydı, İstanbul'dan gülerek gidebilirdi. Sadece Bilal ile olmuyor. İşte Serdar yok, yerine koyamıyorsunuz, özeti bu bana göre. Eskişehir-Oftaş Oftaş, Yükselme grubunda kapıştığı Eskişehirspor'u deplasmanda devirmeyi başardı. Başkent ekibi bildiği bir ambiansta, disiplinli oyununun meyvesini aldı. Aslında Eskişehirspor özellikle ilk yarıda rakibine üstünlük kurdu. Ancak Es-Es'in forvetteki son vuruş noktasındaki eksikleri, bana göre pahalıya patlıyor. Çünkü rakip kaleye kadar geliyorlar ama gol yollarındaki kısırlık 3 puan için en büyük sorun. Zaten şimdiye kadar 9 maçta attıkları 9 gol de bunun en büyük göstergesi. Oftaş açısından her zamanki 90 dakikalarından biriydi. Her maça kazanmak için çıkıyorlar, Eskişehir'de de mücadele ettiler ve kazandılar. Herkes Gençlerbirliği'nin alt yapısını oluşturan bu kulübün Süper Lige çıkması halinde durumun ne olacağını soruyor. Bu sorunun cevabını en kısa zamanda sizlerle paylaşacağız. Altay-Kasımpaşa Ümit Turmuş'un "Hedefimiz 4 maçta en az 8 puan. Bunu tutturamazsak, istifa ederim" demişti. Belki bu hedef tutmadı ama tutan bir şey var ortada, o da Altay'ın bu ligde kişilikli ve hatırı sayılır bir takım olduğu gerçeği... Kısaca demeçteki verilmeyen içerik, bana göre hedefini buldu. Burada önemli olan teknik kadronun ve futbolcuların algılaması kadar yönetimin de üzerine düşeni algılamasıdır. Altay'ın sıralamadaki yeri bir yazgı olmamalıdır. Çünkü camia olarak bunu aşabilecek güçteler. Ama birileri olaya "bekleyelim, başarısız olsunlar" mantığıyla yaklaşıyor gibi bir hava sezinliyorum. Kasımpaşa'ya gelince; kaldıkları yerden devam ediyorlar. Aradaki Diyarbakır maçını bir kaza olarak görürsek, seriye izmir'de devam ettiler. Yine bildiğimiz Kasımpaşa'ydı. Hızlı hücumlarda yine aynı isimleri gördük. Alper ve Erhan, zaman zaman rakip savunmayı hallaç pamuğu gibi attı. Attıkları galibiyet golünde Erhan'ın topu alışı, sürüşü ve vuruşu mükemmeldi. Mardin-Malatyaspor Mardinspor zorlu rakibi Malatyaspor'u son saniye penaltısıyla devirmeyi başardı. Güneydoğu ekibi, teknik direktör bunalımı yaşadığı bir dönemde çıktığı karşılaşmada gerçekten iyi bir sonuçla umut tazeledi. Yeni teknik direktör Şaban Yıldırım'ın tribünden izlediği maçta, ev sahibi ekibin futbolcuları bir anlamda gurur mücadelesi verdi ve kazandı. Malatyaspor cephesinde moraller bozuk. İki maç üst üste alınan yenilgi bir anlamda esen rüzgarı durdurmuş ve camiayı bir endişeye sevk etmiş gözüküyor. Aslında ligin akışı içinde bunlar olacaktır. Önemli olan bu dönemlerde panik yapmamaktır. Büyük ve güçlü takımlar bu pozisyonları aşabilen takımlardır bana göre. Orduspor-Diyarbakırspor Ordu'nun dereleri bu hafta yukarı akmadı ve ligdeki ikinci 3 puanlarını aldılar. Diyarbakırspor karşısında alınan 3 puanın yanında oynanan pozitif futbol eski Ordu'yu hatırlattı. Çünkü bu takımın son 3 yıldaki çıkışında en büyük kozu; takım disiplini ve hırsıydı. Lige Samsun galibiyetiyle başladıktan sonra ortadan kayboldular. Kaderin cilvesi, yine bir başka Süper Lig'den düşen takımı yenerek yüzleri güldü. Diyarbakırspor bu hafta keyifsizdi ve havasında değildi. Özellikle 2-0 yenik duruma düştükten sonra ve Yunus'un da kırmızı kart görmesiyle, havlu attılar. Bu maç öncesi tahminimizde; çıkacak her sonucun normal olacağını belirtmiştik. Çünkü bu iki takımın da gününde olması çok şeyi değiştirebilirdi. Bu maçta da gününde olan kazandı. İstanbulspor-Kocaelispor Lig A'nın en çok berabere kalan takımı İstanbulspor, bu hafta da Kocaelispor'a geçit vermedi. Oysa Kocaelispor, İstanbul'a 3 puan için gelmişti. Aslında Körfez ekibi bu şansı yakaladı, ama gol yollarındaki beceriksizlik, sahadan bir puanla ayrılmalarına neden oldu. Artık Kocaelispor'un seri galibiyetler dönemine girme zamanıdır. Çünkü puan kaybetme kredisini erken tükettiler. Bunu şunun için söylüyorum. Eğer Süper Lig hedeflerinden vazgeçmemişlerse, mutlaka ligin ilk yarısına kadar en az kayıpla maçlarını oynamalılar. İstanbulspor, en çok berabere kalan takım olmasının yanında Lig A'nın en az gol yiyen takımı da... Bunlar olumlu ama Sarı-Siyahlılar aynı zamanda az gol atan ekipler sıralamasında da başlarda yer alıyor. Naci Şensoy savunmayı çözmüş ama hücumu da halletmesi gerekiyor. Uşakspor-Karşıyaka Karşıyaka'nın 10 puanı var. Bu 10 puanın 9'unu deplasmanda kazanmış. Yani iç sahada galibiyeti yok ve sadece bir beraberliği var. İzmir ekibi deplasman takımı olduğunu Uşak'ta da gösterdi ve evine 3 puanla döndü. Teknik direktör Feyyaz Uçar maç sonrası iç saha sorununa değindi. Bu sorunu çözdüklerinde, iyi günler Karşıyaka'yı bekliyor. Uşakspor ise yenilenen bir takımın yaşadığı sıkıntılar içinde. Bir hafta varlar, bir hafta yoklar. Karşıyaka önünde de sahadan buruk ayrılan taraf oldular. Türk Telekom-Elazığspor Maç öncesi tahminimiz başkentte çıkacak hiçbir sonucun sürpriz olmayacağı yönündeydi. İki kırmızı kartın çıktığı 90 dakikada; 4 gol de son 10 dakikaya sıkıştı. Telekom 10 kişi kalmasına rağmen maçı bırakmadı ve Salih'in iki şık gol attığı maçta, sahadan 3-1 galip ayrıldı. Elazığspor ise sezon başından beri yaşadığı kolay gol yeme hastalığından bu maçta da kurtulamadı. Telekom cephesinde kıpırdanma var ama istikrarı sağlamaları şart. Elazığspor'da kan kaybının önlenmesi lazım. Kulüp içi çekimler takıma aşırı zarar veriyor. Bahtiyar'ın son saniyelerde gördüğü kırmızı kart, takım disiplini açısında da bir soru işareti. Sebatspor-Samsunspor Karadeniz'de ilginç bir 90 dakikaydı. Samsunspor bu kadar kolay kazanacağını aklından geçirmemiştir. İlk yarıda rakip savunmanın amatörce hataları ve ortaya 3-0'lık Samsunspor galibiyeti çıktı. Penaltıdan gelen Ümit Ozan'ın golü, Sebat'a yetmedi ve gülen, konuk ekip oldu. Samsunlular, zamanlama olarak iyi bir dönemde gerçekleşen bu skorun havasını iyi kullanmalılar. Sebatspor'un hastalığı belli, sadece tedaviye ihtiyaçları var...