Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

27 Temmuz 2017 Perşembe
Ayıp oluyor!

Tribün anarşisi her geçen gün artıyor. Bunun son örneğini de İnegöl’de gördük. Ayrıca naklen yayın konusunda federasyonun tutumunu merakla bekliyoruz. Artık futbol konuşamaz hale geldik, lütfen biraz dikkat!..

20 Eylül 2005, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Bu aralar yazılarımıza her ne hikmetse bir türlü maçları değerlendirerek başlayamıyoruz. Geçen haftalarda tribün anarşisine değinmiştik. Hoş o anarşi bu hafta da İnegöl’de devam etti. İnegöl-Eskişehir karşılaşması, olaylar nedeniyle tatil edildi. Bugünkü konu, geçtiğimiz hafta içinde manşete taşıdığımız bir konu... Evet, A Kategorisi’ndre 4 haftayı geride bıraktık, ama naklen yayın konusunda Futbol Federasyonu üç maymunu oynamaya devam ediyor. İsterseniz bu haftadan örnekler vereyim. Bir Altay-Karşıyaka, bir Kocaeli-Bursaspor, bir İstanbulspor-Antalya maçını televizyon verse, izlemek istemez miydiniz? Ya da Elazığspor’un deplasmanda, Mardin’i 3-1 yendiği karşılaşmayı ekrandan seyretmek ne kadar zevkli olurdu? Ama hala kimseden ses yok. Bu konuda inanılmaz tepkiler geliyor. Bu işin federasyonun işi olduğunu, elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum. Çok iyi biliyorum ki, bazı güçlü yerel ama uydudan yayın yapan kanallara bile tek maçlık da olsa izin verilmiyor, hem de parasıyla... Ben Futbol Federasyonu’nun niyetini anlayabilmiş değilim. Sadece anladığım, ortada büyük bir ciddiyetsizlik var. Bu, ligi ve bu ligleri izlemek isteyenleri ve kentleri kaale almamak demek. Açıkçası, bizim için 3 büyükler vardır, sonra Trabzon gelir, sonra da Süper Lig’deki Anadolu takımları ve milli maç zamanında milli takımımız... Diğerleri laf-ı güzaf (boş laf). Yani bu, “Siz istediğiniz kadar tepki koyun, bizi etkilemez” diyen bir anlayışın ürünü... Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakçı’dan bu konuda cevap bekliyorum. Bu konuyu burada bitirmeyeceğim. Ulaşabildiğim her platformda dile getireceğim ve takipçisi olacağım. Bunları bir tehdit unsuru olarak yazmıyorum, bu uyarıları görevim gereği yapıyorum. Çünkü o sitemi yapan insanlar kadar, ben de mağdurum. Ben de maç izlemek istiyorum. Ama etrafa bakıyorum, sanki böyle bir lig oynanmıyormuş gibi... Oysa Süper Lig için en büyük tarlayı gözardı etmek, ancak bizim gibi bir ülkede olur. Bu kategoride bir çok futbolcu ekranlarda tanınıyor ve izleniyor. Bundan hem o futbolcular, hem de o futbolcuların kulüpleri etkileniyor. Çünkü transfer piyasası sezon içinde şekilleniyor ve birçok futbolcu bu maçlarda izleniyor. Şu anda bu yayını yapabilecek en yakın kuruluş TRT olarak gözüküyor. Ancak bürokratik nedenler ve TRT’nin şu anda vekaleten yönetilmesi nedeniyle, bu kuruluşumuzda bir suç bulmuyorum. Çünkü büyük bir maddi gider içinde olan kuruluş için, belki bu para çok olabilir. O zaman devreye Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in girmesi gerekir. Belki bu ligin Süper Lig gibi bir getirisi olmayabilir, ama bir laf vardır, “Kiminin parası, kiminin duası”... Neyse sözü fazla uzatmayalım. Umarım bu konu en kısa zamanda çözüme ulaşır ve bizler de bi yazı daha yazmak zorunda kalmayız. Gelelim haftanın maçlarına... Her zaman söylediğimiz gibi bu kategori tam bir sürprizler ligi olacak. 4.haftayı geride bıraktık ve birbirinden ilginç sonuçlara tanık olduk. Kocaelispor-Bursaspor Timsah aç kurt gibi saldırıyor... Kayıpsız yoluna devam eden Bursaspor, Körfez’den de 3 puanla dönmeyi başardı. Yeşil-Beyazlılar ilk yarıda işi bitirdi dersek, yalan olmaz. Yunus-Eser ikilisi 2-0’lık skora imza atarken, Kocaelispor’a da havlu attırıyorlardı. Özellikle orta alanda Serkan Reçber takımı maestro gibi yönetti. Takım olma yolunda önemli bir mesafe kateden Bursaspor, yoluna emin adımlarla devam ediyor. Raşit Çetiner’in ilk 5 maçı kayıpsız geçme planı tutmak üzere. Kocaelispor ise tam bir kaosta. Sahaya baktığımızda, inançsız, özgüvenini yitirmiş, silik bir ekip görünümünde. Sadi Tekelioğlu sezon öncesi Sakarya’da yaşadıklarının tekrarı gibi geldi bana. Ancak Körfez ekibi için tehlike çanları erken çalıyor. Bir an evvel iç barışı sağlayıp, toparlanmaları gerekir. Uşakspor-Sakaryaspor Süper Lig’e tekrar geri dönmek için kolları sıvayan Sakaryaspor, Uşak deplasmanından da 3 puanla döndü. Özellikle dış sahada bu tür sonuçları alması, kadro yapısı itibariyle sürpriz olmayan Sakaryaspor, açıkçası sürpriz yapmadı. Süratli ve dikine oynayan futbolculara sahip olması, konuk ekibin en büyük gücüydü. Ligin yeni ekibi Uşakspor ise evinde ikinci kere kaybetti. Ancak hafta içinde yaşanan gelişmelerin ev sahibine olumsuz etki ettiği de yadsınamaz. Hayri Obüs, doğru bir kararla istifa etmişti. Görevde kalsaydı, otoritesi kalmazdı. Uşakspor’un yönetim-futbolcu ilişkisini bir kez daha gözden geçirmesi lazım. Aksi halde geçen sene istikrarıyla şampiyon olan Aşigolar’ı, bu defa da istikrarsızlık yıkar. Bizden söylemesi... Şu bir gerçek ki, hiçbir futbolcu takımın ve kurumun üstünde olamaz. Eğer bu gerçekleşirse, kulüp futbolcuların oyuncağı olur. İstanbulspor-Antalyaspor İlk 3 haftayı kayıpsız geçiren Antalyaspor, İstanbul’da yıkıldı. Kırmızı-Beyazlılar, tecrübeli rakipleri karşısında her iki yarıda yediği gollerle teslim oldu. Son haftaların başarılı ismi Barış Özkan ilk gole imza atarken, skoru perçinleyen Cem Can oldu. İstanbul’u zorlu bir deplasman olarak gören Antalyaspor’un korktuğu başına geldi. Ancak uzun lig maratonunda bu tür sonuçlara hazır olmak ve panik yapmamak gerekir. Çünkü yenilgiye teselli bulmak için yeterli nedenler var. Bana göre İstanbulspor Süper Lig ile A Kategorisi arasında bir kadroya sahip. Böyle bir rakip karşısında sahadan puansız ayrılmak dünyanın sonu değil. Antalyaspor taraftarıyla yakaladığı rüzgarı bozmamalı. Altay-Karşıyaka İzmir’deki derbiden 3 puan çıkmadı. İki takım da galibiyete oynadı. Özellikle Karşıyaka’nın krizden çıkması için 3 puana ihtiyacı vardı. Ama Altay’ın yıllardır İzmir takımlarına olan üstünlüğü ve yenilmezliği bir defa daha kanıtlandı. Açıkçası İzmir’de ne şiş yandı ne kebap. Gaziantep Belediye-Türk Telekom Antep’te gollü bir 90 dakika izledi maça gelen futbolseverler. GASKİ Tesisleri’nde oynanan karşılaşmada ligin yeni ekibi, tecrübeli rakibi karşısında farka gitmesini bildi. Genç yeteneklerin iyi futbolllarını golle süslediği maçta, 3 puanı almanın moraliyle stadı terketti ev sahibi ekip. Başkent ekibi ise gerçekten beklemediği bir yenilgi aldı. Orduspor-İstanbul Belediye Orduspor gerçekten cezanın cezasını çekiyor. Geçen yıldan kalan 6 maçlık seyircisiz oynama cezası, Orduspor’a pahalıya maloluyor. Evlerinde ilk maçta Elazığspor ile berabere kalan Mor-Beyazlılar, bu defa da güçlü bir rakibe boyun eğmek zorunda kaldılar. Ama deplasmanda aldıkları galibyetlerle en azından bu açıklarını kapatıyor. Ancak bu iki maçı gayibiyetle geçmiş olsalardı değmeyin keyiflerine Ordulular’ın. İstanbul Büyüşkşehir anlaşılan her sezon olduğu gibi şaşırtmaya devam edecek. İçeride bir türlü istediği sonuçları alamayan Hüsnü Özkara’nın öğrencileri, yarayı dışarda sarıyor. Mersin İ.Y.-Sebatspor Mersin evinde kazanmasını biliyor. Dış sahada silik bir görüntü çizen Güney ekibi, bu hafta ağırladığı Karadeniz temsilcisi karşısında gollü bir galibiyete imza atıp, nefes aldı. Sebatspor ise en azından 1 puan umduğu maçtan eli boş döndü. Mardinspor-Elazığspor Hafta içi istifalarla sarsılan Elazığspor, Mardin deplasmanında altın buldu. Gakgoşlar güçlü ve iddialı rakiplerini genç Erman’ın yıldızlaştığı 90 dakika sonunda, mağlup etmeyi başardı. Mardinspor ise bir türlü istediği performansı yakalayamamanın sıkıntısı içinde. Dardanelspor-Yozgatspor Evindeki maça favori olarak çıkan Dardanelspor, az kalsın kaybediyordu. Yozgatspor önünde 2-1 yenik götürdüğü 90 dakikayı son saniye penaltısıyla kurtaran Çanakkale ekibi, bir türlü istikrarı yakalayamadı. İki ekibe baktığınızda görünen manzara bol bol sürpriz yapacaklar gibi.