Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Altı üstü Lig A!

Bu sezon hem ligin üstünde, hem de altında büyük bir çekişme yaşanacak... İlk iki için 3 aday ön plana çıkıyor... Play-Off’un talibi çok ama, onların bile düşme tehlikesi bulunuyor.

28 Şubat 2007, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Lig A’nın 22. haftasını geride bıraktık. Önümüzde 12 maç ve 36 puan var. Puan cetveline baktığımızda bazı şeyler netlik kazanmaya başladı, diyebiliriz. Özellikle bu hafta alınan sonuçlardan sonra ilk 2 adayı takım sayısı, hemen hemen belli oldu. İlk 3 sıradaki Oftaş, Malatyaspor ve İstanbul Belediyespor’un, Süper lig için şansları rakiplerine göre çok yükseldi. “Bu 3’lü grubu kim zorlar” derseniz, cevabı güç. Çünkü bu 3 takımı takip eden rakiplerine istikrarsızlık nedeniyle fazla şans veremiyorum. Sanırım en büyük savaş ilk 6 için olacak. Yine puan cetveline şöyle bir baktığımızda 35 puanlı Kasımpaşa’dan, 27 puanlı Eskişehirspor’a kadar, tüm takımların belli oranlarda Play - Off şansının olduğunu söyleyebilirim. Ancak ilk 6 derken, kendini bir anda düşme hattında bulabilir bazı takımlar. Kısaca Lig A’da asla havaya girmeyeceksin. Geçtiğimiz haftanın bir başka özelliği de ilk defa deplasman galibiyetinin çıkmamasıydı. Önümüzdeki dönemde çok ilginç çok sürpriz sonuçlara tanık olacağız. Çünkü Süper Lig hedefi kadar, Lig’de kalmak da çok önemli. İşte ligde kalmak isteyen bu takımların kazanma hırsı, belki de zirveyi direkt etkiyecektir. Bir başka konu da PFDK’nın takımlara verdiği ve vermediği cezalar... Lig’in sonlarına doğru yol alırken cezalardaki çifte standart, dikkati çekici ve endişe verici. Bugün Karşıyaka, Altay, Orduspor’a rahatlıkla seyircisiz veya tarafsız sahada oynama cezası veren PFDK, en az bu takımlarınki kadar şiddete bulaşan Kocaelispor ve Elazığspor’a “niye pasif kaldı”, anlamak mümkün değil. Mutlaka bu takımların taraftarları, bu görüşümüze tepki duyacaklardır. “Niye bu maçlardaki hakemlerden bahsetmiyorsunuz” diyebilirler. O konuda da vicdanım rahat. Hem D Spor’da hem de gazetemde hakemlerin bütün hatalarını ortaya koyduk. Ben yine de PFDK’nın şimdiden dikkatini çekmek istiyorum ve görevlerini daha duyarlı yapmalarını bekliyorum. Hakemlerimizden bir çatlak ses Kocaeli’den geldi. Karşılaşmanın orta hakemi Deniz Çoban’ın, Kasımpaşa lehine bariz bir penaltıyı görmezden gelmesi, dikkatlerden kaçmadı. Ayrıca Cem Deda’nın, Oftaş teknik direktörü Metin Diyadin’i tribüne göndermesi, bana göre ağır bir karardı. G.B.Oftaş-İstanbulspor Lider, ligin ikinci yarısında evinde ilk defa kazandı. Başkent ekibi biraz zorlandığı 90 dakikada, kaptan İlhan’ın fırsatçılığıyla güldü. Eren’in müthiş frikiğinde, dönen topu kafayla tamamlayan İlhan, aynı zamanda gemisini kurtaran kaptandı... İstanbulspor’da ise bir başka kaptan Baliç belki de gemisini batıran isim oldu. Devre arasında gördüğü kartla oyun dışı kalan ve maçın ikinci yarısında takımını 10 kişi bırakan Baliç için, yenilginin hazırlayıcısı diyebiliriz. Malatyaspor-Türk Telekom Önceki hafta Altay’a İzmir’de kötü bir oyunla yenilen Malatyaspor, yara sardı. Türk Telekom gibi düşme hattında olmasına rağmen dişli bir takımla oynayan Sarı - Kırmızılı ekip öne geçti, daha sonra bir gol yedi, ama 90 dakikanın sonunda gülen taraf oldu. Senkerik’in iki gol attığı karşılaşmada oyuna ikinci yarıda giren Bülent Akın da, galibiyetin mimarlarındandı. Ancak bu maçta dikkati çeken; 90 dakikanın sonrasında Malatyaspor teknik direktörü İsmail Kartal’ın yaptığı açıklamalardı. Kartal’ın, “Altını çizerek söylüyorum, bu imkanlarla bu başarıyı sağlıyoruz” sözünün altında önemli mesajlar olduğunu düşünüyorum. Çünkü büyük bir avantaj yakalamış bir takımda, hani “Denizi geçip, çayda boğulmak” sözünü anımsatır gelişmelere gebe bir hava sezdim. O nedenle Malatya camiasının, boşvermişlik duygusundan kurtulup, bu basın toplantısında İsmail Kartal’ın sözlerindeki mesajı gerektiği gibi değerlendireceğini umuyorum. Uşakspor-İstanbul Belediyespor Uşak’ta konuk ekip, favoriydi. Ama Lig A’nın sürprizi seven mücadeleci ekibi Uşakspor, güçlü rakibine 3 puan şansı tanımadı. Aşigolar, hatta 3 puanı bile zorladı, diyebiliriz. En azından Erkan Sözeri’nin öğrencileri, düşüncede pozitiftiler. Belediyespor ise; düşme hattındaki rakibi önünde bu kadar zorlanacağını belki de hiç tahmin etmiyordu. Tecrübeli ve kaliteli kadrosuyla deplasmanda, İstanbulspor gibi bir kazaya uğramadan evlerine dönerken, yine de biraz buruktular. Kocaelispor-Kasımpaşa Kasımpaşa, Körfez’de 3 puana çok yaklaştı, ama yine kazanamadı. 2-1 önde götürdüğü karşılaşmanın sonlarında, Alpaslan’ın kendi kalesine attığı golle sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrıldı. Kasımpaşa adına olumlu olan; eski günlerine dönme yolunda olmaları. Özellikle ligin ilk yarısında kilit oyunculardan biri olan Özgür’ün performansı, Kasımpaşa’nın artılarından biriydi. Kocaelispor ise evinde puan kaybetme hastalığından, bu maçta da kurtulamadı ve yine sahadan bir puanla ayrıldı. Aslında Kocaelispor’un hastalığı belli; kolay gol yemek... Çünkü gol atmakta bir sorunu olmayan Körfez ekibi, bu hastalığa çare bulursa, işleri kolaylaşır. Gaziantep Belediye-Altay Altay, Gaziantep’te bozguna uğradı. Deplasmana biraz da havalı giden ve önceki hafta oynadıkları Malatya maçını unutam ayan Altay, unutamayacağı bir yenilgiyle evine döndü. Suat Kaya’ın öğrencileri, baştan sona üstün götürdükleri 90 dakikadan, 4-0 gibi müthiş bir skorla ayrıldı. Altay için, bu maçtan çıkartılacak önemli sonuçlar olduğuna inanıyorum. Gaziantep Belediyespor’un ikinci yarıdaki performansını da kutluyorum. Samsun-Diyarbakır Bu maç için fazla bir şey söyleyemeyiz. İki takımın da hedefi aynı. Samsunspor’un içerideki sıkıntısı sürüyor. Diyarbakırspor için alınan bir puan, moraldi. Çünkü konuk ekip ikinci yarıdaki ilk puanını aldı. Karşıyaka-Sebatspor Karşıyaka iki haftadır düşüşte. Seyircisiz oynanan karşılaşmada ev sahibi ekip, sonuncu sıradaki rakibini yenemedi ve önemli bir kayıp yaşadı. Sebatspor ise, altın değerinde bir puanla evine dönmeyi başardı. Elazığspor-Orduspor Gakgoşlar coştu mu, tutulmuyor. Özellikle Lig A’nın bu sezonki starı Erman, maça damgasını vuran isimdi. Elazığspor’un orta alandaki yıldızı, attığı iki muhteşem golle, 3 puanın mimarıydı. Orduspor ise en azından bir puan umuduyla geldiği Elazığ’dan üzgün döndü. Eskişehir-Mardin Eskişehir sert esmeye başladı. Onur’un kendi kalesine attığı golle öne geçen Eskişehirspor, daha sonra da Bülent ve Akif’in iki kafa golüyle sahadan mutlu ayrılan taraf oldu. Mardinspor, sakat ve cezalı oyuncularını bu maçta çok aradı. Tabi ki Mardinspor’un en büyük sorunu gol kısırlığı. Lig A’nın 16 golle en az gol atan takımı olmaları, her şeyi anlatıyor.