ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Altay’a yakışmadı!

15.11.2005

Pazar günü İzmir’de yaşanan olaylar gerçekten büyük bir utanç kaynağıdır. Şimdiye kadar Anadolu’daki birçok kulübe haksızlık etmişiz. Medeniyetin doyasıya yaşandığı bir şehirde Altay taraftarının, Bursaspor maçında yaptıkları gerçekten üzücüydü

Yıllardır Anadolu’yu adım adım dolaşıyorum. Hemen hemen “maç izlemediğim stat yok”, desem yalan olmaz. Şimdiye kadar gerginlik derecesi yüksek bir çok maç izledim ve de bir çok olayın canlı tanığı oldum. Bunları da anında çok sert bir şekilde eleştirdim. Ama bu pazar İzmir’de utandım! Gerçekten çok centilmen ve Türk sporunun köklü ve örnek takımlarından biri olan Altay’ın taraftarı, beni fazlasıyla hayalkırıklığına uğrattı. Hatta futbolumuz adına ümitsizliğe itti. Anladım ki, Anadolu’daki bir çok kulübe haksızlık etmişiz. Eğer medeniyet açısından en gelişmiş yörelerimizden biri olan İzmir’de böyle bir taşkınlık oluyor ve kötü tezahürat yapılıyorsa, varın siz diğer yörelerde neler olmaz, bir düşünün. Neymiş efendim Altay’ı, Bursaspor küme düşürmüşmüş, neymiş efendim şimdi bunun intikamını alacaklarmış. Hadi canım sende! Daha maç başlamamış, Bursaspor başkanı Levent Kızıl’a ve ailesine ağza alınmayacak kora halinde küfürlü tezahürat. Ve de bu sözlü saldırı en az 15-20 metre mesafeden yapılıyor. “Tribünde polis yok mu?” diyebilirsiniz. Olmaz mı, var tabii ki. Ama onların bizden farkı, üniformalı bir şekilde sessizce izlemeleri... Ve maç boyunca süren bu sözlü çirkinlik, maç bitiminde saldırıya dönüştü. Allah’tan Kızıl, Türkiye gerçeğini iyi bildiği için maça kendi özel korumalarıyla gelmiş. Çünkü yandaki tribünden protokol tribününe giren bu stat teröristleri, Başkan Levent Kızıl’a saldırmaya kalktı ama korumlar sayesinde püskürtüldü. Ben en çok neye üzüldüm biliyor musunuz. Altay için meşhur Diyarbakırspor-Altay maçında tüm yaşananları tüm çıplaklığıyla yazabilen ender kalemlerden biriyim. Hatta Diyarbakır’dan, bu yazımdan dolayı ölüm tehdidi bile aldım. Altay Kulübü’nden de şahsıma teşekkür yazısı geldi. Nereden nereye dedim. Oysa bu maç öncesi dopdolu Alsancak tribünleri, İzmirliler’in Süper Ligi ne kadar da özlemiş olduklarını gösteriyordu. İzmir adına oldukça umutlanmıştım. Ama yaşananlar ve gördüklerim, hele hele bunların Altay gibi örnek bir kulübün taraftarı tarafından yapılması, beni yıktı. Şunu herkes iyi bilsin ki, benim derdim Altay değil, aynı manzarayla Bursa’da karşılaşırsam, bin beterini yazarım. Benim derdim Türk futbolunun gitmekte olduğu uçurum ve buna karşı olan duyarsızlık. Maalesef o dolu tribünlerin hasılatı muhtemelen cezaya gidecek. Sonuçta kontrolsüz bırakılmış ve kendini taraftar sanan ve aslında tuttuğu kulübe zarar veren bir kalabalık bir dahaki maça kaldığı yerden devam edecek. Çünkü onların derdi Altay falan değil. Gelelim haftanın maçlarına; gerçekten birbirinden denk takımların karşılaşmalarında hafta içi tahminiz bol bol beraberlik olacağı şeklindeydi. Ama yanıldık ve bu hafta hiç beraberlik çıkmadı. Aslında bir anlamda herkesin birbirini yenebileceği mesajı saklıydı bu görüşümüzde ve öyle de oldu. Haftanın sürprizi ise Yozgat’tan geldi ve gol rekorları kıran Antalyaspor bu defa atamadı ve yenildi. Altay-Bursaspor Lider İzmir’de gergin bir maç oynadı. Altay orta alanda iyi basınca, ilk yarı etkisiz kalan Bursaspor, tesadüfi ataklarla gol aradı. Ancak ilk yarıda Altay’ın formda kalecisi Cenk sakatlanınca, ev sahibi takım adına önemli bir handikap oluştu. İkinci yarı ise deplasmanda bir kazaya uğramak istemeyen Bursaspor daha kontrollü bir futbol ortaya koydu. Bir ölü toptan kazanılan golle rakiplerin de takıldığı bir haftada, çok çok önemli bir 3 puanın sahibi oldular. Ancak maç yazımda da belirttim, bu galibiyete rağmen Bursaspor’un aksayan yönleri ve aksayan futbolcuları var. Bu lig rehavet kaldırmaz. Mustafa Denizli’li, Vestel Manisa gerçeği akıllardan çıkarılmamalı. Altay ise en azından sahasında yenemese de, yenilmemeliydi. Tek tesellisi üstündeki iki takımın da kaybetmesiydi. Yozgatspor-Antalyaspor Ben Antalyaspor’u biraz bu yılki Galatasaray’a benzetiyordum. Müthiş bir forvet hattına sahipler ve bunun meyvesini şimdiye kadar fazlasıyla aldılar. Ama kafamda “bir gün bu hat durursa, devreye girecekler var mı?” diye kendi kendime soruyordum. İşte bu sorumun cevabı Yozgat’ta ‘hayır’ olarak çıktı. Coşkun ve Taner ikilisi 32 golün 20’sini atmış 11 maçta. Bir forvet daha ne yapsın. Pazar günü de Yozgat’ta orta alan veya savunmadan sürpriz isimler çıkıp Antalyaspor’u ipten almalıydı. Neyse “bir müsibet bin nasihatten iyidir” sözünü hatırlatarak Antalyaspor’un fazla strese girmeden, bunun bir iş kazası olduğunu kabul etmesi gerekir. Yozgatspor’u da kutlamak gerek. Özellikle iç sahada fazlasıyla sıkıntı yaşayan Kırmızı-Siyahlılar, anlaşılan Antalyaspor maçına fazlasıyla konsantre olmuşlar. Yeni teknik direktörleri Turan Sofuoğlu’nun iç sahadaki ilk maçıydı. Bence yeni bir teknik adam adına da çok olumlu bir sonuç. Ancak bundan sonra da bu iç saha başarılarında istikrarı sağlanması gerek. Elazığspor-Sakaryaspor Sakaryaspor iki haftadır tepetaklak. Yeşil-Siyahlı ekipte ‘neler oluyor’ merak ediyorum. Benim gözlemim ilk farkedilen heyecan eksikliği. Profesyonel anlamda fazla bir tahribat yok. Ancak takım ruhu bence çok önemli. Bu da futbolculardaki heyecanla olur. Önceki hafta evinde, A.Sebat karşısında şok bir yenilgi almışssın, acilen bunu telafi edeceksin. Ama öyle olamadı ve deplasmandan eliboş döndü Sakaryaspor. Elazığspor’a ise ‘bravo’ diyorum. Tüm kulüp içi çalkantılardan ve 6-0’lık Antalya hezimetinin ardından alınan bu 3 puan, bence çok çok önemli. Elazığlılar’ın artık takımlarına sahip çıkma zamanıdır. Birtakım dedikoduları ve kulübe zarar verecek spekülasyonları bırakıp, takımlarına tam destek vermeliler. İlk yarıyı iyi bir yerde bitirecek bir Elazığ, ikinci yarıda çok şeyler yapabilir. Yeter ki kendileri inansın. İstanbul Belediye-Karşıyaka İstanbul Belediye, ilerisi için çok kıymetli bir galibiyeti kendisi gibi iddialı bir rakipten almasını bildi. Evsahibi ekip bu ligin en usta ve kaliteli oyuncularından biri olan Erol’un 2 golüyle 3 puanı hanesine yazdırdı. Karşıyakalılar, en azından bir hafta boyunca kafalarında 3 puan hesapları yaparak İstanbul’a gelmişlerdi. Ama karşılarında en az kendileri kadar güçlü bir ekip bulunca, kaderlerine razı oldular. Aslında Karşıyaka’nın üst sıralardaki rakiplerinin de kaybettiği bir haftadan eliboş dönmemesi gerekirdi. İstanbul Belediye ise kazanarak ilk altı içinde yerini aldı ve moral tazeledi. Orduspor-İstanbulspor Teknik direktör değişiklikleri, her zaman takımları pozitif etkiler. İstanbulspor için de öyle oldu. Şaban Yıldırım ile ilk maçını Ordu’da oynayan Sarı-Siyahlılar net bir skora imza attı. Orduspor kalecisi Serkan’ın kırmızı kart ile oyun dışı kalması, konuk ekibin ekmeğine yağ sürdü. Zaten sezon başından beri cezası nedeniyle sahasında seyircisiz oynayan Orduspor, bu kırmızı kartla teslim oldu, diyebiliriz. Ev sahibi ekip cezasının sonuna geldiği bu 90 dakikadan fazlasıyla umutluydu. Ancak kötü gidişe ‘dur’ demek isteyen İstanbulspor, Ordu’ya patladı ve ev sahibi ekibin 3 puan hayallerini bitirdi. Dardanelspor-Uşakspor Önceki hafta evinde Orduspor’a karşı şok bir yenilgi alan Uşakspor, Çanakkale’de altın buldu. Gerçekten sonuncu sıradaki rakibi karşısında bıçak sırtında bir maça çıkan Aşigolar, 2. ligin en tecrübeli oyuncularından biri olan Mustafa Özsöğüt’ün golüyle evine mutlu döndü. Dardanelspor’da ise “biraz kıpırdanma var” diyorduk, ama yanılmışız. Çanakkale ekibi kendi sahasında kaybederek puan cetvelinin dibine demir attı. Mersin İdman Yurdu-Kocaelispor Evinde başarılı sonuçlar almaya alışkın Mersin, Kocaelispor karşısında yıkıldı. Özgür’ün yıldızlaştığı 90 dakikada Kocaelispor üst üste iki maç kazanmayı başardı. Fuat Yaman’ın öğrencileri, puanlarını 15’e çıkartarak 6. sıradaki İstanbul Belediye ile aralarındaki 4 puan farkı korudu. Zaten bu maç öncesi hesaplar bu yöndeydi ve tuttu. Artık Kocaelispor’un ilk 6 hedefine ulaşması için devre arasına kadar kaybetmeden bir seri yakamalaması gerek. Mersin ise önceki hafta deplasmanda alınan Telekom galibiyetinin rehaveti içine girmiş. Geçen yılki Mersin’i herkes mumla arar oldu. Biran evvel toparlanmazlarsa, bu ligde kabus günleri yaşarlar. Sebatspor-Türk Telekom Sürprizleri seven iki ekip Trabzon Avni Aker’de kozlarını paylaştı ve yine ortaya bir sürpriz çıktı. Bir hafta önce Sakaryaspor’u deplasmanda devirerek büyük sükse yapan Sebatspor, evinde sahadan boynu bükük ayrıldı. Gol yollarında fazlasıyla sıkıntı çeken başkent ekibi önemli isimlerinin de takıma katılmasıyla, haftayı kazançlı kapattı. Mardinspor-Gaziantep Belediye Mardinspor, cezası nedeniyle tarafsız sahada oynanan karşılaşmada gülen taraf oldu. Güneydoğu’nun iki ekibi oldukça sıkıntılı günler yaşıyor. Özellikle sezona çok iddialı bir kadroyla giren Mardinspor, bir türlü istediği sonuçları alamıyordu. Sonradan göreve gelen İsmail Kartal, ilk galibiyetini Antep Belediye karşısında elde etti. Aslında golleri atan isimlere baktığımız da, Mardin’in galibiyetini anlayabiliyorsunuz. Bu isimler oynadı mı, Mardin fazla sıkıntı yaşamaz. Ligin yeni ekibi ise inişli çıkışlı bir grafik çizmeyi sürdürüyor.

0 YORUM