ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Tam 29 yıl önce

01.04.2005

‘Fenerbahçe, 4 Nisan 1976’da Trabzon’da (UZUN VADELİ TERTİP) deyimini kullandıracak tarzda, bir takım olaylar sonucu yenildi... Önce, otel çevresinde sabahlara kadar patlayan silahlar, yapılan taşkın gürültülerle Fenerbahçeliler’e bir (İŞKENCE GECESİ) geçirtildi... Sonra, 60. dakikada yenen gole cevap olarak, Cemil’in 73. dakikada iki rakibi geçip attığı mükemmel beraberlik golü sayılmadı.

TV’de milyonların hayranlıkla izlediği bu golü beğenmeyen tek kişi, nedense, Orhan Cebe olmuş ve golü iptal etmesi hayret ve dehşetle izlenmiştir. Bu, gerçekten de öyle bir iptaldi ki, basın (GADDARCA) sözüyle niteledi... Bu durumu biraz düşünmek gerekecek; Gerçi, spor ve dürüstlükle asla bağdaşmaz bu iki olay, bir şampiyonluğun el değiştirmesine neden olmuş ve Türk futbolunun da yönetim ilkelliğini kanıtlayan utandırıcı bir anı olarak futbol tarihimize geçmiştir. Ancak, bu çirkinliklerin daha acı tarafı, bir özlemin nihayet giderilmesi sonucunu doğurmuş ve genişçe bir spor çevresini sevindirmiş olmasıdır. Bu özlem, futbolda (İSTANBUL HEGEMONYASININ YIKILMASI!) idi. Ve bazı Federasyon Başkanlarından kaynaklanmış bulunuyordu. Sonraları politik nedenler ve yanlış görüşlerle Gençlik ve Spor Bakanlığı’na kadar uzanan ve gönüllerden taşıp, sakız gibi ağızlarda dolaşmaya başlayan bu özlem, nihayet Adana’da olgunlaştı, Trabzon’da gerçekleşti... Fenerbahçe’yi yenebilmek bütün kulüpler için her zaman en büyük başarı ve şeref sayılmıştır. En yüklü primler bu maçlarda vaadedilir, rakipler Fenerbahçe’ye bilenmiş çıkıp bütün güçlerini harcarlar. Bunlar Malum!.. Ancak, hakemlerin çevreden etkilenmeleri, İstanbul kulüpleri ve özellikle Fenerbahçe için büyük handikap olarak yaşanıyor. Bu talihsiz durum ne zaman son bulacak?!...” Trabzonspor’un ilk şampiyonluğuyla ilgili bu yazı, rahmetli Rüştü Dağlaroğlu’nun Fenerbahçe Spor Kulübü Tarihi adlı eserinin 86. sayfasından, noktası ve virgülüne dokunulmaksızın alınmıştır. Nur içinde yatsın...
0 YORUM