ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Nereye kadar!

13.04.2005

Birkaç kişi hariç, herkesin hem fikir olduğu gibi; Türkiye Süper Ligi’nin, hatta belki de tüm Türkiye liglerinin en kötü takımı Fenerbahçe, aslında pek önemli bir oyuncu olmayan Alex’in yokluğuna rağmen, yine şansıyla son anda kazandı Adapazarı’nda.

Mehmet Demirkol’un önceki gün Taktik’teki yazısında da belirttiği gibi; Türkiye’nin en iyi savunma göbekleri Song - Tomas ve yerli karşılığı Erdinç - Tolga olmasına rağmen, orta alandaki en işlevsel çapaları Hüseyin - Szymkowiak ve Conceiçao - Ergün olmasına rağmen, en iyi iki sağ kanadı Yattara, Ribery, en ideal Türk hücum hatları Hakan - Necati ve Gökdeniz-Fatih olmasına rağmen; Türkiye’nin en çok kazanan, en az kaybeden, en çok gol atan, en az gol yiyen takımı, yetersiz Fenerbahçe... Üstelik, tamamen tesadüf eseri olarak altıncı haftadan bu yana, yani 22 haftadır liderliğini sürdüren geçen sezonun şampiyonu Şanslı - Kanaryalar, artık zirvede iyice avantajlı konumdalar... Bakın; pazar akşamı CNNTürk mikrofonlarına ne diyor bir Trabzonsporlu yönetici, “Çok önemli bir açıklama yapacağım. Kaybettiğimiz puanlar olmasa, Trabzonspor şu anda liderdi. Gerçekten yazık oldu”. Yani, gözlerden kaçmış bir gerçeği yine gözler önüne seren bu demeçten sonra fazla söze gerek yok aslında. Herşey apaçık ortada... Neyse ki, henüz hiç bir şey bitmiş değil daha. Türkiye’nin en iyileri Trabzonspor’la Galatasaray lideri Kadıköy’de garanti yeneceğine göre, aradaki puan farkları 7 ve 9 değil, 1 ve 3 aslında.. Ve üstelik liderin, Ankaragücü gibi zorlu bir rakibe 4 gol birden atan Beşiktaş’la maçı var haftaya... Zaten Galatasaray’la iki (Diyarbıkırspor ve Ankaragücü), Trabzonspor’la üç (Diyarbakırspor, Ankaragücü ve Konyaspor) rakibi aynı olmasına ve takipçileriyle kendi sahasında oynayacak olmasına rağmen, Fenerbahçe’nin fikstür dezavantajı da var kalan haftalarda. Artık ben de inanmaya başladım; Şanslı - Kanaryalar’ın bu işi götüremeyeceğine. Her ne kadar; bir golü topu öpecek kadar isteyen, galibiyet için kalesinde dualar eden, gol sonrası tellere tırmanan, yedek kulübesinde kafası tavana vuran oyuncuları da olsa; inanmışlık, arkadaşlık nereye kadar. Huzursuz Hooijdonk’un Luciano’ya boğarcasına sarılışı, uyumsuz Anelka’nın Brezilyalı’nın sırtına tırmanışı, göstermelik tavırlar. Çok haklısınız çok. Bu Fener’den bir şey olmaz, ey futboldan anlayanlar...
0 YORUM