ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

En uzun maç!

25.04.2005

Ya şampiyonluk stresi ya da güneş, ikisinden biri kesin çarpmıştı dün Fenerbahçe’yi. Yoksa bu kadar dengesiz ve etkisiz oynayamazdı lig lideri.

Tamam, kötü oyunlarını daha önce de izledik, ancak dünkü kadarını bu sezon doğrusu hiç görmedik. Sanki, geçen sezonun 27. haftasındaki Adanaspor maçının tekrarı gibiydi. O maçta da, küme düşmesi kesinleşmiş rakibi karşısında Fenerbahçe tel tel dökülüp üç puanı alırken, taraftarına eziyet çektirmişti... Öncelikle belirtmek gerekir ki, son haftalarda sıkça eleştirilen Rüştü, dün ilk yarının Sarı - Lacivertliler için geri dönüşü olmayan bir skorla sona ermesine engel olan ilk isimdi. Savunmanın göbeğindeki Önder ve Deniz ise, Rüştü’den sonra Fenerbahçe’nin en iyileriydi. Eski formundan uzak olmasına rağmen, Selçuk’un yokluğunda Aurelio orta alanda neredeyse tek başına direndi.. Ve Nobre’yle Anelka’nın yokluğunda golü yaratıp, maçı kurtarabilecek hareket Alex’ten beklenmeliydi. Brezilyalı bir saniyeye sığdırdığı iki hareketle gol vuruşunu yaparken, “Aman! Tuncay’dan önce şu topa ben vurayım” der gibiydi! Haftalardır kadroya giremeyen Mahmut’u eleştirmek olmaz. Ancak, ters tarafta Serkan hem savunmada hem de ileri çıkarken, özellikle ilk yarıda feciydi. İkinci yarıda savunma konusunda artı, hücum hesaplarında ise yine eksiydi... “Selçuk, Nobre ve Anelka yoktu” demiştik zaten! Ne var ki, yerlerine giren Mehmet, Serhat ve Kemal de günün önemine uygun bir tuhaflık içindeydi. Yani, gelen gideni aratıyor, Tuncay’ın işe yarayan tek vuruşu hatalı bayrağa kurban gidiyor ve Fenerbahçe taraftarı sezonun en uzun maçının bitmesi için dua ediyordu. Son düdük, stresi Ali Sami Yen’e taşıyordu...
0 YORUM