ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Doğum günü hediyesi

07.11.2004

Lyon maçındaki doğru tercihini dün de bozmamıştı Daum. Orta alandaki Aurelio, Selçuk, Serkan birlikteliği son derece yerindeydi. Bu seçim, orta sahanın kontrolünü ve dolayısıyla mutlak hakimiyeti Fenerbahçe’ye getirdi. Samet Aybaba ise, Yusuf, Tita, Jaba ve Hüseyin’li kadrosuyla sanki, “Onlar bizim dengimiz değil. Ne olacaksa, olsun” düşüncesiyle hareket etmişti. Bu, “Ya herru, ya merru” tercihi, Kadıköy’de baştan sona kadar hareketli ve her an herşeyin olabileceği izlenimini veren güzel futbolun ortaya çıkmasının başlıca nedeniydi.

Bu sezon sadece 11 dakika görev verilen, bir anlamda kulübeye mahkum edilen Selçuk’un hem çarşamba akşamı hem de dün sergilediği randıman ise, yedek kalmayı zul sayan, sözde profesyoneller için adeta derslikti. Serkan’ın, tarzından kaynaklanan birkaç top kaybı dışında harcadığı enerji, kazandığı toplar ve sol kulvardaki sürat denemeleri Sarı - Lacivertliler’i savunmadan ileri taşıyan önemli girişimlerdi. İşte bu ikilinin varlığı hem Aurelio hem de Fenerbahçe için, Daum’un sonradan keşfettiği bulunmaz bir nimetti. Mücadeleci orta sahanın getirdiği özgüvenle ikinci yarıya baskıyla başlayan ev sahibi, misafirini 70. dakikaya kadar sahasına hapsetti. Bu süreçte çalmadığı bir penaltı düdüğüyle Bülent Demirlek, iki kez direkler ve son vuruş beceriksizlikleri farkın artmasına ve liderin güzel futbolunun skora yansımasına engel olan nedenlerdi. Fenerbahçe’nin üçlü orta alanından sonra, dün akşamın en çarpıcı oyuncusu ise, çok tartışılan Alex’ti. Brezilyalı’nın dünkü randımanı, onun ne kadar kaliteli ve değerlendirilmesi gereken bir oyuncu olduğunu vurgular nitelikteydi. Alex, üç puanı getiren tek golü de, 6 Kasım’da doğan vatandaşı Nobre’ye adeta hediye etti.
0 YORUM