ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Derbisiz şampiyonluk

20.04.2005

Daum’un Fenerbahçe’sinin iki sezondur bu kadar tempolu başladığı ve ilk 45 dakika boyunca bunu sürdürdüğü bir karşılaşma hatırlamıyorum. Özellikle bu sezonun en iyi futboluydu, Sarı-Lacivertliler’in ilk yarıda Beşiktaş karşısında ortaya koyduğu. Ne var ki, hep şansıyla kazandığı söylenen lider, bu kez şanssız bir 45 dakikanın ardından soyunma odasına yenik gitti. Bu sürede, onca baskı ve pozisyona rağmen öne geçilememesi, üstelik son dakika golüyle geri düşülmesi, ikinci yarıdaki başıbozukluğun en önemli nedeniydi.

Fenerbahçe, pazar akşamı Tuncay ve Rüştü’nün randımanlarına ve şanssızlığa rağmen Beşiktaş klasiğine engel olabilseydi, lig orada biterdi. Oysa artık, Ankaraspor ve Trabzonspor maçlarını beklemek zorunda Kanaryalar. Hala avantaj onlarda ve ilk iki maçı kayıpsız geçerlerse, yine zorlanmadan mutlu sona ulaşırlar. Fenerbahçeliler’in “Kadıköy’de de yenilebilme” gerçeğini görmeleri, iki zorlu iç saha maçı öncesi iyi bir uyarı olarak da algılanabilir, güven kaybına neden olabilecek bir sonuç olarak da düşünülebilir. İşin ilginç tarafı; derbi engelli (Aslında zorlu rakip engelli demek daha doğru olur) Daum’la hiç derbi kazanmadan şampiyon olma ihtimalleri de var. Kalan 4 deplasman, kağıt üzerinde çok kolay görünmese de kazanılabilecek maçlar. Trabzonspor’a yenilip, Galatasaray’la berabere kalmak ya da Sarı - Kırmızılılar’ın kalan maçlarından birini kaybetmesi halinde, onlara da yenilmek bile şampiyonluk için yeterli olasılıklar. Tabii bu olasılık, “Öyle şampiyonluk olmaz olsun” formatındaki bir çok Fenerli’yi bozar! Oysa, tarihte bunun örnekleri bolca var: 1984-85 sezonunda Fenerbahçe, 1966-67 ve 1994-95 sezonlarında Beşiktaş, 1970-71 ve 1996-97 sezonlarında da Galatasaray derbi kazanamadan şampiyon oldular... Pazar akşamki destansı maç sonrası her iki takıma da gönderdikleri alkışlar ise, Sarı - Lacivert’e gönül verenlerin en önemli getirisidir. Beşiktaş’ı takip eden yazarlar tarafından bile tarihe kaydedilen bu olgun tavır, Rıza Çalımbay’a yapılan ayıbı az da olsa hafifletmesi nedeniyle de önemlidir.
0 YORUM