ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Cim Bom yakaladı

13.12.2004

Dünyanın en büyük derbisinin birinci ayağının ilk yarısından sonra, hemen herkesin dilinde şu cümle vardı, “Rüştü olmasa, Galatasaray fark yapardı”... Ancak, bu söylem ilk yarının özeti için çok anlamlı gelse de kulağa, alternatif ve en az önceki kadar geçerli ikinci cümle de unutulmamalı, “Hakan’ın yerine başkası olsa, Galatasaray fark yapardı”...

Ne var ki, yok işte! Hagi ne yapsın? Böylesine motivasyon sorunu yaşayan, üst üste iki pas bile yapamayan, hücuma çıkmakta zorlanan rakibini yenmek için elinden geleni yaptı aslında Rumen teknik adam. Üst üste 40 resmi maçtır Fenerbahçe orta alanında başarıyla oynayan Aurelio’nun yokluğunu iyi değerlendirdi. Sarı-Lavicertliler’in savunmasından dönen topları alamama sorununu çok iyi gördü, bu zaaftan faydalanmak için uzun topları tercih etti ve bu taktikle çok sayıda pozisyon buldu Sarı-Kırmızılılar. Fenerbahçe savunmasının hemen önünde baskı kurdurarak, beklediğinden de fazla fırsat yakaladılar. Ancak, tüm bu doğrular Hakan’ın ayakları ve Rüştü’nün ellerinde eriyip gitti ilk yarıda... Fenerbahçe’nin sönük oyunu ikinci yarıda da sürüp gidince, Galatasaray hak ettiği galibiyet golünü gerçek golcüsüyle buldu. Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının sonlarını eski Türk filmlerine benzeten, zengin-fakir ilişkisinin mutlu sonla bitmesine aşina Fenerliler için bu, zor ve hüzünlü bir sondu.. Ve şampiyonluk heyecanın biraz daha sürmesi bakımından da aslında iyi oldu. Aksi olsa, Fenerbahçe çok erken yalnız kalacak, ligin de tadı kaçacaktı...
0 YORUM