Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Hatalar bitmeli!

Bir futbolcu fabrikası olan Trabzon’da, son yıllarda A takıma önemli bir yıldız kazandırılamadı. Fatih Tekke’nin yeri doldurulamazken, Gökdeniz gibi bir oyuncu daha gelmedi. Artık her konuda istikrar sağlanması şart...

25 Mayıs 2007, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Bir futbolcu fabrikası olan Trabzon’da, son yıllarda A takıma önemli bir yıldız kazandırılamadı. Fatih Tekke’nin yeri doldurulamazken, Gökdeniz gibi bir oyuncu daha gelmedi. Artık her konuda istikrar sağlanması şart... Trabzonspor’da yeni göreve gelen her yönetim, kulübü refaha kavuşturacak projelerden bahsediyor. Ancak projelerin bitirilmesi bir yana, çoğuna başlanmıyor bile... Bu konuda önayak olması gereken Bordo-Mavili taraftarların büyük bölümü kombine bilet dahi almıyor. Kısacası Karadeniz temsilcisinin iş işten geçmeden köklü adımlar atarak, yeniden ‘4. Büyük’ unvanına yakışır biçimde hareket etmesi gerekiyor... Çok yakın bir geçmişte Trabzonspor’un yıldızları ligin diğer devlerini peşinden koşturur, Bordo-Mavililer, milli takımların da iskeletini oluştururdu. Ancak iç bünyedeki sorunlar bu tip durumların da önüne geçti. Öyle ki, eskiden kendi yıldızını kendi yetiştiren ya da her yıldıza talip olabilen Trabzonspor, artık böyle önemli değerlerini hem de çok lazım olduğu dönemlerde elinden çıkarıyor. Lise takımlarından tutun da altyapıdaki ekiplere kadar bir futbolcu fabrikası olan Trabzonspor, son dönemlerde üst yapıya ciddi kazanımlar sağlayamıyor. Gökdeniz yeni yıldız değil, Ufukhan inişli-çıkışlı, Tolga ise 5 yıllık bir sürecin ardından takımda yer bulabildi. Her ne kadar satılmasının zorunluluğu üzerinde durulsa da, Fatih Tekke hâlâ aranıyor, bu baskı ortamı, gelenleri de gerip, strese sokuyor. Yine son yıllarda en flaş transferini Marcelinho ile yapan Bordo-Mavililer, Brezilyalı’yı oynatacak bir sistem ya da zemin bulamayınca göndermek zorunda kalıyor. Tomas Jun, Szymkowiak, Musampa örnekleri tazeliğini koruyor. Hayal kırıklığı projeler Her ne kadar ilk dönemde borsaya açılma fikri camiadan büyük destek görmüş ve takdir toplamışsa da, bu yönde sıkıntılar olduğu yine kulübün içindeki kişiler tarafından sık sık telaffuz ediliyor. Her yıl yüzde 25 faiz ödemeli halka arz şeklinin Trabzonspor’u gelecekte ödeme zorluğuna düşüreceğini savunanları şimdiye kadar tam manasıyla tatmin eden olmadı. Sürekli gündeme gelen ama hayal kırıklığı yaratan projeler de var. Örneğin 100 bin üye sloganıyla yola çıkan Trabzonspor’da rakamlar tam olarak açıklanmıyor ama bu rakamın tahminlere çok uzak olduğu biliniyor. Neredeyse her yönetim döneminde konuşulan benzinlik projesinin durumu da bir soru işareti. Bitti-bitecek denirken yeniden başlıyor. Yine her ne kadar yönetimlerin gündeminde olsa da stat belki de taraftarın en az ilgilendiği konu. Çünkü tribünler yeni koltuklar, daha parlak ışıklandırmalardan çok, tam izlemeye değer bir takım bekliyor! Taraftarın da sorumluluğu var Futbolcusundan, yönetiminden ve teknik heyetinden bunları bekleyen Bordo-Mavili taraftarların da görevlerini tam manasıyla yaptığını söylemek doğru sayılmaz. Evet, biletlerin ya da kombinelerin gelir düzeyi daha fazla olan İstanbul takımlarının seviyesinde olmasından bahsetmiyoruz ama görmek istedikleri takımları için biraz daha taşın altına ellerini koymaları lazım. Satılan kombine bilet sayısının 5 bini dahi bulmaması, tüm derbilerde elde edilen gelirin, rakiplerinin sıradan maç hasılatlarına bile yaklaşamaması en azından üzerinde biraz düşünülmesi gereken bir konu. Ürün satışlarında da durum farklı değil. ‘Bu takım bizi ne zaman sevindirdi de gidip forma vs. alalım!’ savunması, gerçek taraftarlık ilkesiyle tam olarak bağdaşmıyor. Trabzon gibi takımıyla yaşayan bir halkın bireyleri, sadece sevinmek için sevmemeli! İstikrar, hatada ısrar değildir En başında da dediğimiz gibi, amaç kapkaranlık, geleceğin görülemeyeceği kadar karamsar bir tablo çizmek değil. Sadece bitmesine bir maç kalan ve kısa bir süre sonra yeniden hazırlanılacak bir Süper Lig yarışı ve muhtemel bir seçim öncesinde bazı konuların altını çizmek, kamu adına görevimizi yerine getirmek istedik. Evet, her kulüp başkan ve hoca değiştiriyor, hatalı transfer yapıyor. Ancak kötünün ya da başarısızlığın örnek gösterilemeyeceğini ve üzerinde ısrarla durulan istikrarın, hatada ısrar anlamına asla gelmeyeceğini bilmek gerekir! Zaman zaman büyük kulüpler, büyük kulüp refleksi gösterme zorunluluğu duyarlar ama böyle camialar üst üste çok fazla benzer yanlışları da yapmazlar. İş işten geçmeden... İşin özü; zaman zaman rakipleri tarafından büyüklüğü dahi tartışmaya açılan, kendisine güvenenlerin umudunu erken kırmaya başlayan Trabzonspor’un ciddi bir silkinmeye ihtiyaç duyduğu kesin. Bunun şekline elbette ki Trabzonspor’un kendi dinamikleri, kongre üyeleri karar verecektir. Zaman için her şeyin ilacı dense de, ‘iş işten geçmeden’ köklü adımların atılması gerektiği de gün gibi ortadadır. Son dönemde tüm ayrıntılarıyla gündeme gelen gelişmeler, muhatapların ağır ithamlara hâlâ yanıt vermeyip camiayı ikilemlere sürüklemesi, taraftarların, kim oturuyor olursa olsun önce makama saygı gösterilmesi gerektiğini unutup, Trabzonspor Başkanı’na hakaret etmesi kabul edilebilir ve böylesi büyük kulüplere yakışır şeyler değil. Tüm Anadolu kulüplerini, ‘Daha önce defalarca olmuş, biz de başarabiliriz’ noktasında umutlandıran, Türkiye’nin değil, dünyanın her yerinde kendine destekçi bulabilen bir Trabzonspor’un bu potansiyeli heba edilmemelidir. Serhat Demirtaş