Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Borç!

Son iki sezonda Süper Lig şampiyonluklarını kıl payı kaçırdıktan sonra, bir anda gönüllerin şampiyonu ünvanıyla teselli bulan büyükler arasına katılan Trabzonspor, şunu söylemek gerekir ki, son düzlüğünü gördüğümüz 2005-2006 maratonunda bir futbol kulübünün başına gelebilecek birçok talihsizlikle çalkalandı.

05 Mayıs 2006, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Bazılarında gece kaçamağı yapıp popüler ilişkiler yaşamasa da özel hayat tercihleri tartışılıp kötü örnek denince akla gelen eylemleri sergileyen yıldız futbolcular... Bazılarında büyük bir kulübün yöneticiliğini sadece maçlara gidip, takıma para ödemek sanan idareciler... Bazılarında ise sevginin eylem gerektiğini unutan ve elini değil bedenini, gerekirse kariyerini taşın altına koymaktan kaçan futbol adamlarının payı vardı. Neticede maç adı altında oynanan ama Anorthosis meydan muharebesi (!) olarak tarihe geçen bir ön eleme sınavı başarısızlıkla sonuçlandı, tabiri caiz ise dere geçerken at değiştirildi, devre arasında kongreye gidildi, ikinci etaba takımın yarısı değiştirilerek girildi... Önce bahis sonra da adli vaka haberlerine Trabzonspor’un adı karıştı. Hepsi bir sezon içinde gerçekleşti, izi kalsa da geçti, gitti. Şimdi hesap kesim tarihi geldi, Bordo-Mavi’ye gönül verdiğini söyleyenlerin güncel dönem borçlarını ödeme vakti belirdi. Yeniler, ‘benim bu borçtan haberim yok’ diyebilir ama takımın temelinin, bu kulübe ve tüm başarısızlığa rağmen kendilerini hep destekleyen taraftarına bir borcu olduğu kesin. Bu nedir; çok net; Trabzonspor’un Avrupa seyahatidir. Nasıl mı olur? Önce Ankaraspor’u, sonra da Beşiktaş’ı yenerek olur. Bu sezon şimdiye kadar sadece bir büyük maç kazanabilen, öne geçtiği birçok maçı yenik kapatan ve her hafta geriye giden rakiplerine rağmen UEFA’yı hala garantileyemeyen Trabzonspor’un oyuncularının artık mazereti olmamalı. Ne, kafası zaten uzun zamandır Trabzonspor’un durumundan çok Fransa’daki ailesinde olan teknik direktörün strateji hataları ne de ‘acaba seneye kalacak mıyız?’ endişesi gölge etmemeli. En azından bu iki maçta söz sadece diğer büyüklerin ayaklarından fazla kazananların, oynanan maçın ardından yapılan ilk idmanlarda ağrıları nedeniyle, arkadaşları gibi yeşil örtü yerine parke zeminde çalışanların (!), kısacası Trabzonspor’a borcu olanların mücadelesi!